10. Hukuk Dairesi 2025/15345 E. , 2026/663 K. "" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2861 E., 2023/2656 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2018/438 E., 2023/312 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâki…
10. Hukuk Dairesi 2025/15345 E. , 2026/663 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2861 E., 2023/2656 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2018/438 E., 2023/312 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.09.2002 tarihi ile 30.07.2008 tarihleri arasında davalı ... Başkanlığının ... ve ... İşleri Müdürlüğü bünyesinde bulunan kurslarda ev tekstili ve makine nakışı kurslarında öğretmen olarak çalıştığını, işveren belediye tarafından işe giriş bildirgesinin verilmediğini, Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2009/1457 Esas-2010/684 Karar sayılı dosyasında ücret, kıdem ve ihbar tazminatı talepli açılan davanın kabulüne karar verildiğini, anılan kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiğini ileri sürerek, davacının davalı ... nezdinde 01.09.2002 – 30.07.2008 tarihleri arasında çalışmış olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre, husumet, görev itirazında bulunduklarını, kurs öğretmeni ile idare arasındaki sözleşmenin hizmet akdine dayanan bir ilişki olmadığını, Encümen kararı ve 1580 sayılı Kanun'un 72. maddesi gereğince sosyal ve kültürel amaçlı kurs düzenliğini, dönem dönem verilen ders karşılığında öğreticilere ders ücreti ödendiğini, bu kursların açılması ve öğrenci temininin tamamen davacıya bırakıldığını, öğrenci sayısı en az 10 kişi olmak şartıyla davacıya o dönem içinde ders karşılığı ücret ödendiğini, davacının kendi mahallesinde 10 kişilik öğrenci kaydı yapmadığı için 2008 yılının öğretim döneminden itibaren kurs açılmadığını, davacının da doğal olarak çalışmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, istinaf kaldırma kararı uyarınca ikmal olunan eksiklikler, celp ve ibraz edilen bilgi ve belgeler, Kurum kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kısmen kabulü ile davacının ... Belediye Başkanlığınca açılan kurslarda 15.12.2004 - 14.06.2005 tarihleri arasında 59 gün, 27.10.2005 - 27.01.2006 tarihleri arasında 24 gün, 14.02.2006 - 15.08.2006 tarihleri arasında 68 gün, 18.09.2002-18.12.2006 tarihleri arasında 24 gün, 01.03.2007 - 01.06.2007 tarihleri arasında 48 gün, 14.06.2007 - 14.12.2007 tarihleri arasında 34 gün, 25.02.2008 - 25.05.2008 tarihleri arasında 24 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davacının dava konusu edilen dönemde yapılan hizmet bildiriminin bulunmadığı, ... Belediye Başkanlığının 10.02.2014 tarihli yazısında davacının meslek edindirme kurslarında 2004-2008 yılları arasında usta öğretici olarak çalıştığının bildirildiği ve davacının katıldığı derslere ilişkin ders saatlerinin gönderildiği, davacının girdiği ders saatinin 7,5'a bölünmesi suretiyle çalıştığı gün sayısının belirlendiği, hüküm Kurulurken 18.09.2002-18.12.2006 tarihleri arasında 24 gün çalıştığının kabul edildiği, ancak 18.09.2002 tarihinin 18.09.2006 olduğu ve tarihin bu şekilde yazılmasının maddi hataya dayalı olduğundan infaz aşamasında dikkate alınmasının mümkün olduğu anlaşıldığından, kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu, davacının davalı ... nezdindeki çalışmasının kısmi değil tam zamanlı olduğunu, ayrıca davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacının dönemsel olarak ek ders karşılığı ücretle ... bünyesinde çalıştığını, Belediye nezdinde hizmet akdine dayalı çalışması bulunmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini belirterek, eksik inceleme ve araştırma sonucu kurulan hükmün bozulmasını istemiştir. 3.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, Kurum resmi kayıtlarının aksinin eşdeğer yazılı delillerle ortaya konulması gerektiğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığını, salt tanık anlatımlarının hükme esas alındığını belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar yerinde ise de, hüküm kısmında davacının 18.09.2006 – 18.12.2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine yazılması gerekirken, maddi hata sonucu 18.09.2002 – 18.12.2006 tarihleri arasında yazılması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davacı vekili ve davalı taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında yer alan "18.09.2002-18.12.2006" ibaresinin silinerek yerine "18.09.2006-18.12.2006" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı; Başkan vekili ... ile Üyeler ..., ... ve ...'nun oyları ve oy çokluğuyla 03.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ I. Temel Uyuşmazlık 1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, "davalı ... işyerinde ... ve ... Müdürlüğü bünyesinde açılan ev tekstili ve makine dikiş kursunda öğretmen olarak 01.09.2002-30.07.2008 arası çalışan ve bu çalışması iş mahkemesi kararı ile de işçilik alacakları ile tespit edilen davacı sigortalının hizmetinin tam süreli mi yoksa girdiği ders saati ücreti karşılığında 7,5 saat esası ile kısmi süreli olarak kabulü gerekip gerekmediği" noktasında toplanmaktadır. 2. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda "çalışmanın kesintili olmadığı, mevsimlik çalışma niteliğinde bulunduğu, mevsimlik çalışmanın bulunması ve bu çalışmanın yıllar itibariyle kesintisiz sürdüğünün kabulü halinde de çalışılmayan dönemde hizmet akdi askıda olduğundan hükme esas alınan 5 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak, mevsimlik çalışmanın sona erdiği yılın sonu esas alınması gerektiğinden, davanın açıldığı 31/12/2013 tarihine göre 5 yıllık hak düşürücü süre dolmadığı, Belediyenin yazı cevabında 15.12.2004-14.06.2005 tarihleri arasında 439 ders saati; 27.10.2005-27.01.2006 tarihleri arasında 180 ders saati; 14.02.2006-15.08.2006 tarihleri arasında 508 ders saati; 18.09.2006-18.12.2006 tarihleri arasında 180 ders saati; 01.03.2007-01.06.2007 tarihleri arasında 360 ders saati; 14.06.2007-14.12.2007 tarihleri arasında 251 ders saati; 25.02.2008-25.05.2008 tarihleri arasında ise 180 ders saati olmak üzere kurs saatlerinin bildirildiği, ders saatinin tam saat olduğu anlaşılmakta olup müzekkere cevabında bildirilen saatler 7,5’e bölünerek davacının ... Belediye Başkanlığınca açılan kurslarda 15/12/2004 - 14/06/2005 tarihleri arasında 59 gün, 27/10/2005 - 27/01/2006 tarihleri arasında 24 gün, 14/02/2006 - 15/08/2006 tarihleri arasında 68 gün, 18/09/2002-18/12/2006 tarihleri arasında 24 gün, 01/03/2007 - 01/06/2007 tarihleri arasında 48 gün, 14/06/2007 - 14/12.2007 tarihleri arasında 34 gün, 25/02/2008 - 25/05/2008 tarihleri arasında 24 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. 3. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 4. Kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine de çoğunluk görüşü ile davacının ücretli öğretmen olduğu ders saati karşılığı çalıştığı ve toplam ders saatinin 7,5 saat üzerinden güne çevrilerek kısmi hizmet tespitine karar verilmesinin isabetli olduğu kabul edilerek kararın onanmasına karar verilmiştir. III. Yasal Düzenlemeler ve Açıklamalar: 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 89 ncu maddesi uyarınca "Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve ... (... dahil) okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı, ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar ilgili Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile tespit olunur". 6. Keza 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca "“Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ve hizmetiçi yetiştirme kurs, seminer ve konferanslarında uzman ve usta öğreticiler de geçici veya sürekli olarak görevlendirilebilir. Öğretim tür ve seviyelerine göre uzman ve usta öğreticilerin seçimlerinde aranacak şartlar, görev ve yetkileri, yönetmeliklerle tespit edilir”. 7. 5393 sayılı Belediyeler Kanunu'nun 14. maddesinde belediyelere "sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma" görevi verilmiştir. Belediyeler sosyal ve kültürel amaçlı kurslar açabilirler. 8. Hizmet tespiti istenilen dönemde yürürlükte olan 506 sayılı Kanunu'nun 77. maddesi uyarınca "“Günlük, haftalık veya aylık olarak belirli bir ücrete dayanmış olmayıp da komisyon ücreti ve kara katılma gibi belirsiz zaman ve miktar üzerinden ücret alan sigortalıların prim ve ödeneklerinin hesabında esas tutulacak günlük kazançları, 78. madde hükmü saklı kalmak şartıyla, Bakanlar Kurulu kararıyla belli edilir”. 9. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunu’nun 4. maddesi’ne göre; “... tarafından düzenlenen kurslarda usta öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı görev verilenler ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar” hakkında 4/a (SSK) hükümleri uygulanmaktadır. Aynı kanunun 80/j maddesine göre ise; “Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar ise dikkate alınmayacaktır”. 10. Kısmi süreli iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan sigortalı iççilere ait hizmetlerin kuruma bildirilmesinde uygulanacak usul, 12... tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sosyal Sigorta işlemleri Yönetmeliğin 3 üncü fıkrasına göre; iş Sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857 sayılı İş Kanununa göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate bölünmesiyle, sigortalı için bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısı hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki çalışmalar 1 güne tamamlanır. Yönetmelik statü ile ilgili bir açıklama yapmadan ek ders karşılığı ücret ödenen usta öğreticinin prim gününün 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre belirleneceğini açıklamıştır. Buna göre ücretli öğretmenin girdiği toplam ders saati/7,5 saat ona yatırılacak olan sigorta prim gününü verir. 11. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesi kapsamında İş Kanunlarına İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği'nin 6. Maddesindeki ;''İşyerinde tam süreli iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışmadır'' şeklindeki düzenleme ile emsal tam zamanlı işçi çalışma süresi olan haftalık 45 saatin üçte ikisine denk gelen haftalık 30 saat ve altında kalan çalışmalar kısmi süreli çalışmanın olarak kabul edilmelidir. Keza aynı kanunun 66/c maddesi uyarınca "işçinin işinde ve her an iş göremeye hazır bulunmakla beraber çalıştırılmaksızın ve çıkacak işi bekleyerek boş geçirdiği süreler" çalışma süresinden sayılır. 12. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru üzerine verdiği kararda: “Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere hizmet tespiti davalarıyla işçilik alacakları davaları birbirini etkileyebilecek bağlantılı davalardır. Nitekim Yargıtaya göre işçilik alacakları davasında -açılmış ise- kural olarak hizmet tespiti davasının sonucu beklenmelidir. Yine Yargıtay kararlarında her iki davanın birbirlerini etkilemesi mümkün ise de davaların niteliği gereği farklı sonuçlara varılabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Zira hizmet tespiti davalarında -kamu düzenine ilişkin olduğundan- resen araştırma ilkesinin, işçilik alacaklarıyla ilgili davalarda ise taraflarca hazırlama ilkesinin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle işçilik alacakları davasında verilen karar hizmet tespiti davasında kesin delil değil güçlü delil olarak kabul edilmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki delil değerlendirmesi derece mahkemelerinin takdirinde olup bariz takdir hatası veya açık bir keyfîlik içermedikçe Anayasa Mahkemesinin bu takdire müdahalesi söz konusu değildir. Bununla birlikte bağlantılı davalarda birbirine aykırı karar verilmesi hâlinde bu aykırılığın -taraflarca ileri sürülmesi durumunda- gerekçesinin açıkça ortaya konması anayasal bir yükümlülüktür ve bu husus Anayasa Mahkemesinin inceleme alanı kapsamındadır” gerekçesi ile hizmet tespit davasında işçilik alacaklarına ilişkin ücret tespitinin delil olarak dikkate alınmamasını, gerekçe yapılmamasını hak ihlali olarak kabul etmiştir(B. No: 2017/23739, 20.10.2021). 13. Belirtmek gerekir ki sigortalı aynı zamanda bireysel iş hukuku kapsamında işveren aleyhine işçilik alacakları davası açmış ve bu davada işçilik alacaklarına esas hizmet süresi veya prime esas kazanç ücreti belirlenmiş ise bu tespit davasında unsur etkisi yaratacak şekilde bir kuvvetli delil niteliğinde kabul edilecektir. III. Somut Uyuşmazlık 14. Davacı, davalıya Belediye işyerinde iş sözleşmesi ile eğitim sezonu ile 2002-2008 arası her yıl 9 ay süre ile meslek edindirme kurslarında öğretmen olarak çalıştığını, buna göre hizmetinin tam olarak tespitini talep etmiştir. 15. Davacı tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ile fark ücret alacaklarının tahsili istemi ile Kayseri 1. İş Mahkemesinin 2013/908 Esasında açtığı davada davalı davacının statü hukuku kapsamında çalıştığı savunması yapılmış yapılan yargılama sonunda, arada iş sözleşmesi ilişkisi olduğu kabul edilerek 04.11.2010 tarih ve 2010/684 Karar ile 01.09.2002-30.07.2008 arası yılda 9 ay toplamda 4 yıl 6 ay aylık asgari ücretle çalıştığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fark ücret alacağı hüküm altına alınmış ve karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarih ve 2010/50025 Esas, 2013/9109 Karar sayılı ilamı ile onanmış ve kesinleşmiştir. IV. Değerlendirme: 16. Davacı ile davalı ... arasında iş ilişkisi olduğu, 6 57... sayılı kanunlar kapsamında ücretli öğretmen olarak çalışmadığı, bu nedenle ücretli ders saati karşılığı sigorta bildirimi esasına tabi olmadığı açıktır. Davacı 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışmış, aylık ücretli kabul edilmiş ve toplamda tam süreli olarak eğitim öğretim yılı ile sınırlı olarak 2002-20 08... yıl 6 ay çalışığı kesinleşen işçilik alacakları ile sabit olmuştur. Bu karar kuvvetli delil niteliğindedir. Davacı ders saatleri dışında mesaisini tamamen davalı ... hasretmiştir. Kısmi iş sözleşmesi ile çalışmadığı sabittir. Statü kapsamında ve ücretli ders saati karşılığına çalışan öğretmenlere uygulanan sigortalılık süresinin, iş sözleşmesi ile çalışan davacı sigortalıya uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Kararın davacı lehine bozulması görüşünde olduğumdan onama görüşüne katılınmamıştır.