13. Hukuk Dairesi 2019/3131 E. , 2019/12353 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacı ile davalı vekilince mürafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Mürafaa için belirlenen günde duruşmalı temyiz eden davalı Asil ... ile duruşmalı temyiz eden davacı vekili avukat .... geldi. Hazır olanların sözlü açıklamaları d…
**13. Hukuk Dairesi 2019/3131 E. , 2019/12353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacı ile davalı vekilince mürafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Mürafaa için belirlenen günde duruşmalı temyiz eden davalı Asil ... ile duruşmalı temyiz eden davacı vekili avukat .... geldi. Hazır olanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra kararın açıklanması başka güne bırakıldı. Yapılan incelemede temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması üzerine, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 21.01.2002 tarihinde uğradığı silahlı saldırı neticesinde sakatlandığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/544 esas sayılı dava dosyasıyla açtığı tazminat davasında davalıyı avukatı olarak atadığını, ancak vekilinin bu davayı açarken haksız eylem tarihinden itibaren faiz talep etmediğini, dayanak davada 23.04.2012 tarihinde alınan bilirkişi raporu sonucunda davanın 65.066,70 TL olarak ve bu alacağın faiziyle tahsili şeklinde ıslah edildiğini, ancak davalı vekilinin iki ayrı ıslah talebine itiraz ettiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 65.066,70 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın faizsiz bir şekilde kabulüne karar verildiğini, faize ilişkin temyiz talabinin de reddedildiğini, olay tarihi olan 22.01.2002 tarihinden bugüne kadar maddi ve manevi tazminatı faizsiz alması nedeniyle çok büyük kaybının olduğunu, faiz talebine ilişkin olarak açtığı ek dava ile zararını gidermek istediğini, ancak bu talebinin de zamanaşımı nedeniyle reddedildiğini ileri sürerek; olay tarihi 22.01.2002 tarihi itibariyle yapılacak faiz hesabı alacağından şimdilik 50.000,00 TL faiz alacağının dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 27.09.2017 tarihli dilekçe ile talebini 214.479,14 TL’ye yükseltmiştir. Davalı, davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davaya dayanak dosyaya 06.12.2010 tarihinde istifa dilekçesini sunduğunu, kendisinin oluşan zarardan bir sorumluluğunun olmadığını, dava dilekçesinde faiz talep edilmemesinin hak kaybı sonucunu doğurmayacağını, sonradan açılacak bir dava ile talep edebileceğini, burda sorumluluğun dosyadan istifa ettikten sonra davaya devam eden vekilde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.