Ceza Genel Kurulu 2017/31 E. , 2020/354 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 410-369 Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsü oluşturduğu kabul edilip, TCK'nın 158/1-i, 35/2, 62 ve 53. maddeleri iki kez tatbik edilerek sanığın katılan ...'e yönelik eylemleri sebebiyle 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına …
**Ceza Genel Kurulu 2017/31 E. , 2020/354 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : 5. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 410-369 Görevi kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsü oluşturduğu kabul edilip, TCK'nın 158/1-i, 35/2, 62 ve 53. maddeleri iki kez tatbik edilerek sanığın katılan ...'e yönelik eylemleri sebebiyle 2 yıl 6 ay hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, katılan ...'a yönelik eylemleri sebebiyle de 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 22.480 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.09.2012 tarihli ve 416-311 sayılı hükümlerin katılan ... vekili ve sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 07.04.2014 tarih ve 2823-6420 sayı ile verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesince 28.10.2014 tarih ve 4304-10196 sayı ile; "24/03/1989 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05/02/2013 tarih ve 2012/11-1086 Esas, 2013/40 sayılı Kararında kabul edilen ilkeler çerçevesinde; yazılı belgeye bağlanmış olan ve mülga 1086 sayılı HUMK'nın 288. (veya 6100 sayılı HMK'nın 200.) maddelerinde belirtilen parasal değerlerin üzerindeki hukuki işlemlerin tanıkla ispatlanması mümkün olmayıp yine yazılı belgeyle ispatlanmalarının zorunlu olması karşısında, gerek her iki katılana yönelik dolandırıcılık olarak kabul edilen eylemler, gerekse katılan ...'a yönelik açığa imzanın kötüye kullanılması olarak kabul edilip mahkumiyete konu edilen eylem ile ilgili olarak, icra takiplerine dayanak oluşturan belgelerin aksi yazılı belgeler ibraz edilip kanıtlanmadığı halde diğer delillere dayanılarak yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 21.10.2015 tarih ve 410-369 sayı ile; "Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının 24.03.1989 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2013 tarihli 2012/11-1086 esas 2013/40 sayılı kararı uyarınca 1086 sayılı HUMK'un 288 veya 6100 sayılı HUMK'un 200. maddelerinde öngörülen parasal değerlerin üzerindeki hukuki işlemlerin tanıkla ispatlanması mümkün olmayıp, yazılı belge ile ispatlanma zorunluluğu dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de, mahkememizce bozma kararına uyulmayarak aşağıdaki sebepler dikkate alınarak direnilmesine karar verilmiştir.