8. Hukuk Dairesi 2017/16973 E. , 2017/17560 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde be…
**8. Hukuk Dairesi 2017/16973 E. , 2017/17560 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı Payı Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş bozma kararı üzerine Mahkemece direnme kararı verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya evlenme nedeniyle hibe edildiği, taşınmazın davalının kişisel malı olduğu, satış olduğu kabul edilse dahi bir eşin eşine satarak parasını alıp harcadığı malın sonradan edinilmiş mal olduğunu ileri sürerek hak talep etmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair ilk kararı, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairenin 15.06.2016 tarih, 2015/2873 esas-2016/10533 karar sayılı kararı ile “ ...Somut olayda, tapuda satış görünen işlemin bağış olduğu yani resmi işlemin muvazaalı yapıldığı yazılı belge ile kanıtlanamamıştır. TMK'nun 222/son. maddesine göre davalı eş satın aldığı tasfiyeye konu taşınmazın kişisel malı olduğunu kanıtlayamamıştır. Tasfiyeye konu taşınmazın TMK'nun 219.maddesi uyarınca edinilmiş mal olduğunun kabulü ile davacının artık değere katılma alacağının bulunduğunun kabulü gerekir....Mahkemece, tüm taraf delilleri birlikte değerlendirilerek, yukarıda belirtilen ilkeler nazara alınarak ve talep miktarı da gözetilerek sonucuna göre işin esasına ilişkin bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır....” gereğine işaret edilerek bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme talebinde bulunması üzerine Dairenin 19.06.2017 tarih, 2016/16508 esas-2017/9268 karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiş, mahkemece önceki hükümde direnilmesine karar verilmesi üzerine, anılan direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 45. maddesi ile 6100 sayılı HMK'na eklenen geçici 4/1. maddesi uyarınca, inceleme yapılmak üzere, dosya Dairemize gönderilmiştir. Mahkemece, kısa kararda “Mahkememizin eski kararında ısrar edilmesiyle” şeklinde karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda “Mahkememiz kararında ısrar edilmesiyle davanın reddine,” denilmek suretiyle kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki bu çelişki mahkemelere olan güveni sarsmaktadır. Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK md.298/2). 6100 sayılı HMK'nun 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.