10. Hukuk Dairesi 2015/24640 E. , 2018/2685 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, …
**10. Hukuk Dairesi 2015/24640 E. , 2018/2685 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı kurumun 01.10.2008 yılına kadar olan idari para cezaları yönünden temyiz itirazlarının reddine 2-Dava konusu 1.10.2008 yılından sonraki döneme ait 2008/11 ila 2010/1 . ay döneme ilişkin para cezaları yönünden ise mahkece verilen red kararı yerinde ise de red gerekçesi yerinde değildir. Davaya konu uyuşmazlık; davacının % 1.25 oranında hisse sahibi olduğu ... Ltd. Şti. adına düzenlenen idari para cezalarından sorumlu olup olmayacağı yönünde toplanmaktadır. Davaya konu idari para cezaları ... Ltd. Şti adına düzenlenmiş olup davacının şirket ortağı olması hasabiyle davacı adına ödeme emri düzenlenmiş davacı hak düşürücü süre içinde eldeki davayı açmıştır. Klasik ceza hukukunda, toplum düzenini bozan hareketlerin suç olarak nitelendirilmesi ve karşılığında ceza yaptırımı öngörülmesi düşüncesi yer almaktadır. Ancak, 18. yüzyıldan itibaren, yargı organlarının iş yükünü azaltmak amacıyla düzeni bozan fakat hafif nitelikte sayılan suçlar suç olmaktan çıkartılmaya başlanmıştır. Bu “suç olmaktan çıkartma” akımının sonucunda 20. yüzyılda genel ceza hukukundan ayrı bir idari ceza hukuku kavramı ortaya atılmıştır. İdare tarafından verilecek cezalar ancak hürriyeti bağlayıcı cezanın haricindeki cezalardır. Görüldüğü üzere, İdari Ceza Hukukunun konusunu, hafif nitelikte sayılan düzeni bozucu davranışların önlenmesi ve düzenin korunması oluşturmaktadır. İdare, bu düzenin tekrar sağlanması amacıyla, düzeni bozanlar bakımından bir şeyin yapılması ya da yapılmaması yönünde bir yaptırım uygulayabileceği gibi çoğunlukla para cezası öngörmektedir. İdarenin verdiği cezaya ilgilinin itiraz etmesi nedeniyle adli makamların yapmış oldukları inceleme sadece hukukilik denetimi olup, idari suçun maddi unsurlarına yönelik değildir. (Prof. Dr. Ersan Şen, “İdari Ceza Hukuku”)