Ceza Genel Kurulu 2014/399 E. , 2015/272 K. * BASİT DOLANDIRICILIK SUÇU * SAHTE PARA KULLANMAK SURETİYLE DOLANDIRICILIK * DİNİ İNANÇ VE DUYGULARIN KULLANILMASI SURETİYLE DOLANDIRICILIK * HİLELİ DAVRANIŞLARLA ALDATMA * ŞİKAYETÇİNİN PARA KAZANMA AMACI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK…
**Ceza Genel Kurulu 2014/399 E. , 2015/272 K.** * BASİT DOLANDIRICILIK SUÇU * SAHTE PARA KULLANMAK SURETİYLE DOLANDIRICILIK * DİNİ İNANÇ VE DUYGULARIN KULLANILMASI SURETİYLE DOLANDIRICILIK * HİLELİ DAVRANIŞLARLA ALDATMA * ŞİKAYETÇİNİN PARA KAZANMA AMACI * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 158 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 157 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 53 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 58 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 63 **"İçtihat Metni"** Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın TCK'nun 158/1, 52/2, 53/1, 58/6 ve 63/1. maddeleri gereğince dört yıl hapis ve 2.400 Lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin, İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 01.04.2013 gün ve 18-124 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 15. Ceza Dairesince 25.09.2013 gün ve 17917-14117 sayı ile; "Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, somut olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi bu suçun temel şekline göre daha ağır ceza ile cezalandırılmayı gerektiren bir durum olarak TCK'nın 158/1. maddesinde düzenlenmiştir. Madde gerekçesine göre dikkat edilmesi gereken husus, dinin aldatma aracı olarak kullanılmasıdır. Din, topluluğun sahip olduğu kutsal kitap, Allah ve peygamber kavramını genellikle içinde bulunduran inanç sistemi ve bu sisteme bağlı olarak yerine getirmeye çalıştığı ahlaki kurallar bütünüdür. Dinî inanç, dine inanan, belli bir dine mensup kişinin duygularıdır. Bir insanın dinî inanç ve duyguları ile doğup büyüdüğü, terbiyesini aldığı ailesi, çevresi ve içinde bulunduğu toplum arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Bu nitelikli unsurun gerçekleşebilmesi ve suçun oluşabilmesi için dinî kurallara bağlı olanların önem verdiği değerler, dinî inanç ve duygular aldatma aracı olarak kullanılmalı, bu suretle gerçekleştirilen hile ile haksız bir yarar da sağlanmış olmalıdır.