Başvuru, taşınmaz üzerindeki ruhsatsız yapıların mühürlenmesi, yıkımı ve imar para cezası verilmesi sebebiyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, taşınmaz üzerindeki ruhsatsız yapıların mühürlenmesi, yıkımı ve imar para cezası verilmesi sebebiyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 3/4/2014 tarihinde Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 28/5/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 22/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş sunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuya ait taşınmazın da bulunduğu Yozgat ili Çekerek ilçesinde Süreyyabey Barajı inşaatı yapılması planlanmış ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 24/5/2001 tarihli ve 2384 sayılı onayı ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce (İdare) yürütülen proje kapsamında yapılacak kamulaştırmalar için kamu yararı kararı alınmıştır. İdare, Çekerek Belediye Başkanlığına (Belediye) gönderdiği 5/7/2010 tarihli yazıda, kamulaştırma sahalarında zaman zaman maliklerce daha fazla kamulaştırma bedeli alabilmek için amaçsız sabit tesis ve yapı yapıldığının gözlemlendiği, Süreyyabey Barajı ile ilgili projenin yapımına hâlen devam edildiği, 2010 yılında barajda su tutulmasının planlandığı, baraj gölü alanında sabit tesis ve yapı yapılmasının kısa süre sonra kamulaştırılıp su altında kalacak olması sebebiyle tesisi yapana fayda sağlamayacağı gibi yapılan kamulaştırmalarda devletin haksız olarak yüksek bedel ödenmesine sebebiyet vereceği, bu bakımdan proje alanında kalarak kamulaştırmadan tamamen veya kısmen etkilenecek yerleşim yerlerinde sabit tesis ve yapı inşasına izin verilirken ilgili bölge müdürlüklerinden görüş sorulması ve haksız kazanç sağlamak amacıyla kamulaştırma sahalarında yapılan ve iyi niyet taşımayan yapıların önlenmesi gereği ifade edilmiştir. Başvurucu kendisine ait bulunan Yozgat ili Çekerek ilçesi Bahçelievler Mahallesi 251 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir yarı açık ahır ve bir yığma ev inşa ettirmiştir. Belediye Fen ve İmar İşleri Müdürlüğü 15/4/2011 tarihinde düzenlenen inşaat durdurma zaptı ile bu yapıların ruhsatsız olduğu, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ve maddelerine aykırı olarak inşa edildiği gerekçesiyle inşaatın mühürlenerek durdurulmasına karar vermiştir. Belediye İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 19/4/2011 tarihli yazısı ile başvurucu tarafından yapılan yapılara Çekerek ilçesinde yapımı devam eden Süreyyabey Barajı göl alanında kalması nedeniyle ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı, ruhsatsız yapılara 3194 sayılı Kanun'un maddesi gereğince işlem yapılması gerektiği ve aynı Kanun'un maddesi gereğince de uygulanması gereken idari para cezasıyla ilgili rapor tanzim edildiği belirtilmiş; yazı ekinde yer alan "İmar Cezası Hesaplama Raporları" kapsamında toplam para cezası tutarı 994,40 TL olarak tespit edilmiştir. Belediye Encümeninin 20/4/2011 tarihli ve 2011/18 sayılı kararı ile başvurucunun 3194 sayılı Kanun'un maddesine göre ruhsat müracaatında bulunmadan inşaat yapımına başladığı, aynı Kanun'un maddesi gereğince inşaatın mühürlenerek durdurulduğu belirtilerek kaçak olarak yapıldığı tespit edilen yapıların yıkımına; 3194 sayılı Kanun'un maddesi kapsamında 994,40 TL idari para cezasının uygulanmasına karar verilmiştir. Belediye Encümeninin 20/4/2011 tarihli kararı, 25/4/2011 tarihli yazı ile başvurucuya bildirilmiştir. Bu arada İdare, Belediyeye gönderdiği 25/4/2011 tarihli yazı ile Süreyyabey Barajı'nda kamulaştırma çalışmalarının devam ettiğini ancak göl alanında kalarak kamulaştırılması gereken taşınmazlar üzerinde haksız kazanç elde etmek amacıyla yapılar yapıldığının tespit edildiğini, bu hususta ilgili idarelerce idari para cezası ile beraber yıkım kararları alındığı bilinmekle birlikte ekli listedeki taşınmazlar üzerinde yeni yapılar yapıldığının tespit edildiğini belirtilerek ekli listedeki taşınmazlarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının bildirilmesi istenmiş; ayrıca kamulaştırma sahasında kalan taşınmazlar üzerinde yeni yapılaşmalara izin verilmemesi, izinsiz yapı yapanlar hakkında yasal işlemlerin yapılması talep edilmiştir. Başvurucu 6/5/2011 tarihinde Belediyeye başvurarak Belediye Encümeninin 20/4/2011 tarihli ve 2011/18 sayılı kararı kapsamında verilen idari para cezasının ve yıkım kararının iptaline, inşa edilen yapılarda eksiklik var ise bunların tespit edilerek bildirilmesi ve eksikliklerin giderilmesi için süre verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İdarece Belediyeye gönderilen 27/5/2011 tarihli yazıda, Süreyyabey Barajı inşaatı nedeniyle kısa süre sonra su altında kalacak taşınmazlarda hem millî ekonomi açısından kayıp oluşmaması hem hak sahiplerinin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi için yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiği hususunun daha önce 14/5/2010 tarihli yazı ile bildirildiği, bu bakımdan Süreyyabey Barajı göl alanında kalması nedeniyle kamulaştırma işlemleri devam eden ve tapu kayıtlarına şerh konan, aralarında başvurucuya ait taşınmazın da bulunduğu ekli listedeki taşınmazlarda herhangi bir yapı izni verilmemesi, izinsiz yapı yapanlar hakkında gerekli işlemlerin yapılması istenmiş; yine İdarece Çekerek Kaymakamlığına gönderilen 26/9/2011 tarihli yazıda, Süreyyabey Barajı'nda inşaat çalışmalarının tamamlanma aşamasına gelindiği, 2011 yılında su tutulacağı ve kamulaştırma işlemleri tamamlanan taşınmazların bir an önce tahliyesinin sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucu 6/5/2011 tarihli başvurusuna Belediyece cevap verilmemesi üzerine başvurusunun zımnen reddedildiğini kabul ederek Belediye Encümeninin 20/4/2011 tarihli kararı ile alınan idari para cezası ve yıkım kararının kaldırılmasına, yapılan inşaatların fen ve sağlık bakımından uygun olduğu yönünde karar alınması talebinin reddine dair idari işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle 5/9/2011 tarihinde Belediye aleyhine Yozgat İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece 24/2/2012 tarihinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen 9/4/2012 tarihli bilirkişi raporunda, 251 ada 7 parsel sayılı taşınmazın Belediye mücavir alan sınırları içinde, imar planı sınırları dışında ve kamulaştırma alanında kaldığı, 251 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların inşaat durdurma zaptının düzenlendiği tarih itibarıyla inşaat ruhsatının olmadığı, taşınmazın tapu kaydında kamulaştırma şerhi bulunması sebebiyle ruhsat verilemeyeceği, ruhsatsız olduğu tespit edilen yapılar için kesilen idari para cezasının kanun ve mevzuat gereği olduğu, dava konusu yapıların ruhsatlandırılamayacağı ve ruhsatsız olduğundan bahisle kesilen idari para cezasının 3194 sayılı Kanun'un maddesinde yer alan hesaplama kriterlerine uygun olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin 21/5/2012 tarihli ve E. 2011/1136, K.2012/426 sayılı kararında idari işlemin yıkım ile 986,40 TL imar para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, 008 TL imar para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin gerekçesi şöyledir:"... davacı tarafından Süreyyabey Barajı kamulaştırma alanı içinde kalan yerde "bir adet yarı açık ahır ve bir adet yığma ev" yapılmasının imar mevzuatı açısından ruhsat gerektirdiği açık olduğundan, dava konusu işlemin yapının ruhsatsız olarak yapıldığından bahisle 3194 sayılı Yasanın maddesi uyarınca 30 gün içinde sahipleri tarafından yıktırılmaması halinde belediyece yıkılmasına ilişkin kısmında anılan mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Öte yandan, her ne kadar ruhsatsız olarak yapılan yapılar için yapı tatil tutanağının düzenlenmesinden sonra 1 aylık süre beklenilmeden yıkım kararı verilmiş ise de, ruhsatsız olarak yapılan yapıların baraj kamulaştırma alanı içinde kalıyor olması ve kamulaştırma şerhinin bulunması nedeniyle ruhsata bağlanamayacak nitelikte olması karşısında işlemin yıkıma ilişkin kısmında bu yönden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Dava konusu işlemin, davacının imar para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmına gelince;3194 sayılı İmar Kanunu'nun2009 günlü, 5940 sayılı Kanun'un maddesi ile değişik maddesinde; ... hükmüne yer verilmiştir.Bu çerçevede anılan Yasa kuralı incelendiğinde, yasa koyucu tarafından öncelikle yapıların gruplara ayrılarak yapının inşaat alanı üzerinden temel ceza verilmesinin, inşaat alanı üzerinden ceza miktarının hesaplanamadığı durumlarda ise imalat birim fiyatı üzerinden para cezası hesaplanmasının kurala bağlandığı, hesaplanan temel ceza miktarının hangi hal ve durumlarda ve ne kadar oranda artırılacağının da yine yasa koyucu tarafından maddenin c fıkrasında ayrıntılı olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır....... bilirkişi raporunun, davacı hakkında para cezası verilirken idare tarafından uygulanmayan artırım sebeplerinin uygulanması suretiyle bulunan para cezası miktarına ilişkin kısmına uyulmamıştır. Olayda, dava konusu işlemin tesisi sırasında davacı tarafından yapılan yarı açık ahırın (basit kümes) 390 m² sınıf A grubu yapı olarak, çoban evinin ise 100 m² sınıf B grubu yapı olarak değerlendirilmesine karşın, bilirkişi tarafından davacının yaptığı yapıların sırasıyla 217,95 m² ve 87,645 m² olarak tespit edildiği, bu çerçevede hesaplama yapıldığında davacıya verilmesi gereken temel ceza miktarının her iki yapı için toplam 780,86 TL olacağı, anılan temel cezaya yapının ruhsatsız olarak yapılmış olması nedeniyle idarece uygulanan %180 oranında artırımın uygulanması durumunda ise davacıya verilmesi gereken toplam cezanın 986,40 TL olacağı görülmektedir.Bu durumda, davacı tarafından yapılan ruhsatsız yapılara yönelik olarak 3194 sayılı Yasanın maddesi çerçevesinde para cezası verilmesine olanak bulunmakta ise de, cezanın hesaplanmasına yönelik Yasanın atıfta bulunduğu Tebliğ çerçevesinde davacı tarafından yapılan yapıların m²sinin hatalı ölçüldüğü gözetildiğinde, bu çerçevede yapılan hesaplama doğrultusunda davacıya verilmesi gereken para cezası miktarının 986,42 TL olması gerektiği açık olduğundan, dava konusu belediye encümeni kararının para cezasına ilişkin kısmının 986,40 TL'lik kısmında hukuka aykırılık, 008,00 TL'lik kısmında ise hukuka uyarlık bulunmamaktadır." Temyiz üzerine Danıştay Ondördüncü Dairesinin 26/12/2013 tarihli ve E.2012/7023, K.2013/10244 sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı onanmıştır. Karar başvurucuya 4/3/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 3/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk3194 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir." 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Yapı:a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde,...İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir." 3194 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışındabelediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir." 3194 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik (...) bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir.Belediyeler veya valiliklerce (....) ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir." 3194 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye, valilik (...) bürolarından; 27 nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.Belediyeler, valilikler (...) mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır.(...) Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz." 3194 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir: "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." 3194 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için;1) sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası,2) sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası,3) sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası,4) sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir Türk Lirası,5) sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki, D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası,idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır....c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı;...8) Ruhsatsız ise cezanın % 180’i,...(a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır.18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir....Yukarıdaki fıkralar uyarınca tahsil olunan idari para cezaları, aynı fiil nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 184 üncü maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir." 2/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesi şöyledir: "Bu Yönetmeliğin amacı belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan ve plânı bulunmayan alanlardaki yapılaşmaların fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamaktır." Aynı Yönetmelik'in maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Bu Yönetmelik hükümleri;...4) Belediye ve mücavir alan sınırları içinde veya dışında imar planı ve yerleşik alan sınırları dışında kalan iskan dışı alanlarda, uygulanır." Aynı Yönetmelik'in maddesi şöyledir: "Bu Yönetmelik esaslarına göre yapılacak bütün yapılarda Türk Standartları Enstitüsü standartları dikkate alınarak, fen, sağlık ve çevre şartları ile ilgili diğer kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine uyulmak zorundadır." Aynı Yönetmelik'in maddesinin ilgili bölümü şöyledir. "Ruhsat alınması gerektiği halde ruhsat alınmadan yapılan veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar İmar Kanunu ve bu Yönetmelik esaslarına uygun hale getirilmedikçe bunların iskan, tamir, tadil ve ilavelerine izin verilmez." Aynı Yönetmelik'in maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Yeni inşaat, ilave ve esaslı tadil işlerinde; yapı ruhsatiyesi almak için yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile yapılan müracaatlarda, dilekçeye eklenmesi gereken tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), plan, proje ve resimleri aşağıda gösterilmiştir." Aynı Yönetmelik'in maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Üst ölçek planı bulunmayan iskan dışı alanlarda bulunan parsellerde; inşaat alanı katsayısı %5 den fazla olmamak, yapı inşaat alanları toplamı hiçbir koşulda (250) m2 yi geçmemek, saçak seviyelerinin tabii zeminden yüksekliği (50) m.yi ve 2 katı aşmamak, yola ve parsel sınırlarına (00) m.den fazla yaklaşmamak şartı ile bir ailenin oturmasına mahsus bağ ve sayfiye evleri, kır kahvesi, lokanta ve bu tesislerin müştemilat binaları yapılabilir.(Değişik:RG-2/9/1999-23804) Bu alanlarda tarımsal üretimi korumak amacı ile üretimden pazarlamaya kadar tüm faaliyetleri içeren entegre tesis niteliğinde olmamak kaydıyla, konutla birlikte veya ayrı yapılan mandıra, kümes, ahır, ağıl, ... gibi konut dışı yapılar, mahreç aldığı yola (00) m.den, parsel hudutlarına (00) m.den fazla yaklaşmamak, parselde bulunan bütün yapılara ait inşaat alanı katsayısı %40 ı ve yapı yüksekliği (50) m.yi ve 2 katı aşmamak şartı ile yapılabilir. Bu yapıların birinci fıkra koşullarına uyulmak üzere yapılacak konutla birlikte yapımı halinde de inşaat alanı katsayısı (40) ı geçemez. Beton temel ve çelik çatılı ser’alar yapı yaklaşma mesafelerine uyulmak şartı ile inşaat alanı katsayısına tabi değildir. ...(Değişik:RG-2/9/1999-23804) Ayrıca bu tesisler hakkında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve diğer ilgili kurum ve kuruluşların taşra teşkilatlarının uygun görüşünün alınması ve başka bir amaçla kullanılmayacağı hususunda tesis sahiplerince ilgili idareye noterlikçe tasdikli yazılı taahhütte bulunulması gerekmektedir. Bu maddede anılan yapılar ilgili Bakanlık ve kuruluşlarca hazırlanmış bulunan 1/50 veya 1/100 ölçekli tip projeler üzerinden yapılabilir. Aynı Yönetmelik'in maddesi şöyledir:"(Değişik:RG-30/6/2001-24448) İskan dışı alanlarda yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni, yapının niteliğine göre "3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinin" Yapı Ruhsat İşleri başlıklı bölümünde yer alan hükümlere uygun olarak ilgili idarece verilir.Ayrıca, bu bölümde bulunmayan yapılaşmaya ilişkin hususlarda bu Yönetmeliğin Dördüncü Bölüm hükümlerine uyulur." 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun maddesinin ilgili bölümü şöyledir: "Kamulaştırmayı yapacak idare, kamulaştırma veya kamulaştırma yolu ile üzerinde irtifak hakkı kurulacak taşınmaz malların veya kaynakların sınırını, yüzölçümünü ve cinsini gösterir ölçekli planını yapar veya yaptırır; ...İdare kamulaştırma kararı verdikten sonra kamulaştırmanın tapu siciline şerh verilmesini kamulaştırmaya konu taşınmaz malın kayıtlı bulunduğu tapu idaresine bildirir. Bildirim tarihinden itibaren malik değiştiği takdirde, mülkiyette veya mülkiyetten gayri ayni haklarda meydana gelecek değişiklikleri tapu idaresi kamulaştırmayı yapan idareye bildirmek zorundadır. (Değişik cümle: 24/4/2001 - 4650/2 md.) İdare tarafından, şerh tarihinden itibaren altı ay içinde 10 uncu maddeye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde, bu şerh tapu idaresince resen sicilden silinir." 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin (5), (8), (10), (11) ve (12) numaralı fıkraları şöyledir:"(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl(2) veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. ... (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/6/2014-6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması halinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması halinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.…(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.)Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.(12) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilir. ..."