Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1359 E. , 2024/6805 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1359 Karar No : 2024/6805 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/05/2009 tarih ve 27240 sayılı Resmi Gazet…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1359 E. , 2024/6805 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1359 Karar No : 2024/6805 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/05/2009 tarih ve 27240 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 11/05/2009 tarih ve 2009/14992 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Diyarbakır ili, Sur ilçesi, Köprübaşı mahallesinde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... (...), .., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; eski ve yeni taşınmazların bulundukları toprak sınıfları ve verimlilik esaslarına göre benzer oldukları, yapılan kesinti miktarının yasal sınır olan %10’un altında olduğu ve yapılan toplulaştırma işleminde davacının toplulaştırma öncesi müşterek malik olduğu 6 adet parseldeki taşınmaz mülkiyetinin toplulaştırma işlemi ile 1 adet parselde müstakil olarak tahsis edilmiş olmasının toplulaştırma mevzuatı ile amaç ve ilkelerine uygun olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu eski parsellerden ..., ... ve ... parsellerin Diyarbakır- Silvan yoluna birinci parselde ve diğer eski parsellerin Diyarbakır- Silvan yoluna göre arka parsellerde yer aldığı, davacıya yeni tahsis edilen müstakil 103.456,76 m² alanlı ... ada ... parsel ise Silvan-Diyarbakır yoluna ikinci parselde olduğu, davacının eski ... parselde 34.726,84 m² tarla alanı, eski ... parsel 38.513,78 m² tarla alanı, eski ... parsel 15.941,28 m² lik hisseye, eski ... parsel 5.669,14 m² tarla alanı, eski ... parsel 3.381,99 m² tarla alanı ve eski ... parsel 7.513,93 m² tarla alanına sahip olduğu, rapora ekli krokide görüldüğü gibi eski 687 parselin Ambar çayına, köye ve Diyarbakır-Silvan yoluna cepheli olduğu için dava konusu parseller arasında en değerli olduğu ve eski ... ile ... parsellerinin Diyarbakır- Silvan yoluna cepheli olduğundan ikinci en değerli parseller olduğu, ayrıca bu üç eski parselin davacının eski parselleri arasındaki en büyük tarla alanına da sahip olup tüm eski parsellerde davacıya ait tarla kullanım alanlarının %72,5 üne karşılık geldiği, diğer eski parseller ve yeni tahsis edilen ... ada ... parsel arasında gayrimenkul değeri olarak farklılıklar olmamasına rağmen eski ... ve eski ... parseller diğer tüm parseller arasında gözle görülür bir değer farklılığı bulunduğu, yapılan toplulaştırma işlemi ile yeni tahsis edilen parselde teknik imkanlar çerçevesinde en-boy oranına uygun tahsis edilmediğinin görüldüğü, şöyle ki yeni tahsis edilen 114/2 nolu parselin şekil itibari ile dörtgen olarak oluşturma imkanı var iken bu imkanın değerlendirilmediği, yeni oluşan şekil itibari ile tarım makinaları ve ekipmanlarının kullanımından kaynaklı olarak iş gücünde ve verimde kayıp ile sonuçlanacağından bu yönleri ile yapılan çalışmaların toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın süresinde açılmadığı, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğu, davacıya ait sabit tesisin eski ... numaralı parsel üzerinde olduğu, ancak söz konusu parselin davacıya ait olmadığı, eski ... numaralı parselin malikinin başka bir kişi olduğu, davacıya ait parselin eski ... numaralı parsel olduğu, arazi ve arazi üzerinde bulunan sabit tesisin toplulaştırma öncesi aynı kişiye ait olmadığı, toplulaştırma işlemi yapılırken sabit tesisin bulunduğu parsel üzerinde ki fiili durumun hukuki zemine de kavuşturulduğu, bu hususun tamamen davacı lehine bir durum olduğu, huzurda bulunan iş bu toplulaştırma işleminin iptalinden en büyük zararı davacının göreceği, davacıya tahsis edilen parselin pazar değerinin daha da arttığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini ... sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin, işlem tarihinde yürürlükte olan "Toplulaştırma" başlıklı 20. maddesinde, toplulaştırmanın, uygulama alanında ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalı ve hisseli arazinin birleştirilmesi ve bu amaçla kamulaştırma, az topraklı veya topraksız çiftçinin topraklandırılması, sahibine bırakılacak arazinin belirlenmesi, köy gelişme ve yeni köy yerleşme alanlarına yer ayrılması gibi arazi düzenlemesine dair diğer hususları kapsayacağı; "Talimat Hazırlanması" başlıklı 71. maddesinde, Genel Müdürlüğün bu Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak, kolaylaştırmak, tamamlamak ya da açıklamak maksadıyla talimat çıkarmaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 3. maddesinde, "sabit tesis", ev, ahır, samanlık, ağıl, ambar, kuyu vb. yapılarla bağ, bahçe ve ağaçlık arazi olarak tanımlanmış, "Yeni Parsel Planlarının Hazırlanması" başlıklı 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; Diyarbakır ili, Sur ilçesi, ... mahallesinde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... (...), ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda; dava konusu arazi toplulaştırma işleminin dağıtım ilke ve esasları ile kamu yararına uygun olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Toplulaştırma öncesinde davacı ... tarafından kök ..., ..., ...., ..., ... ve ... (... nolu parselin ifrazı sonucu oluşan) nolu parsellere dava açıldığı, davacının ... (...) parselde de müşterek malik olarak bulunduğu, sonuç değerlendirmesinin ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parseller yönünden yapıldığı, buna göre; 1) Dava konusu taşınmazlardan; ..., ..., ..., ..., ... nolu taşınmazlarda 50 kişiden fazla müşterek bulunduğu, ... nolu parselde de ... müşterek bulunduğu ve yeni tahsis edilen 114/2 nolu parselde tam hisse ile yer tahsisi yapıldığı, yapılan arazi toplulaştırma çalışmaları sonucunda davacının çok sayıda müştereği varken yeni tahsis edilen parselde müstakil yer tahsis edildiği, bu yönü ile yapılan çalışmaların toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, 2) Yapılan toplulaştırma işlemi sonucunda yeni tahsis edilen ... nolu parselin eski kök ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsellerin üzerinden tahsis edilmediğinin görüldüğü, ancak taşınmazların bulundukları toprak sınıfları ve verimlilik esaslarına göre benzer oldukları, bu yönü ile yapılan çalışmaların toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, 3) Dava konusu parsellerin toprak sınıfları ve verimlilik esaslarına göre benzer olmak ile beraber gayrimenkullerin değerlemesi açısından; dava konusu eski parsellerden ..., ... ve ... parsellerin krokide görüldüğü gibi Diyarbakır- Silvan yoluna birinci parselde ve diğer eski parsellerin Diyarbakır- Silvan yoluna göre arka parsellerde yer aldığı, davacıya yeni tahsis edilen müstakil 103.456,76 m² alanlı ... ada ... parsel ise Silvan-Diyarbakır yoluna ikinci parselde olduğu, davacının eski ... parselde 34726,84 m² tarla alanı, eski ... parsel 38513,78 m² tarla alanı, eski ... parsel 15941,28 m² lik hisseye, eski ... parsel 5669,14 m² tarla alanı, eski ... parsel 3381,99 m² tarla alanı ve eski ... parsel 7513,93 m² tarla alanına sahip olduğu, rapora ekli krokide görüldüğü gibi eski ... parselin Ambar çayına, köye ve Diyarbakır-Silvan yoluna cepheli olduğu için dava konusu parseller arasında en değerli olduğu ve eski ... ile ... parsellerinin Diyarbakır- Silvan yoluna cepheli olduğundan ikinci en değerli parseller olduğu, ayrıca bu üç eski parselin davacının eski parselleri arasındaki en büyük tarla alanına da sahip olup tüm eski parsellerde davacıya ait tarla kullanım alanlarının %72,5 üne karşılık geldiği, diğer eski parseller ve yeni tahsis edilen ... ada ... parsel arasında gayrimenkul değeri olarak farklılıklar olmamasına rağmen eski ... ve eski ... parseller diğer tüm parseller arasında gözle görülür bir değer farklılığı bulunduğu, bu yönü ile yapılan çalışmaların toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine uygun olmadığı kanaatine varıldığı, 4) Toplulaştırma öncesi davacının müşterek maliki olduğu kök ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellere yönelik yapılan toplulaştırma işlemi sonucunda yeni tahsis edilen ... nolu parselin üzerinde yer tahsisi yapılmadığı, yer tahsisinin eski ... nolu parsel üzerinde yapıldığı, Google Earth üzerinde yapılan incelemede davacıya ait olan (davacının keşif mahallindeki beyanı üzerine ) yapının (sabit tesisin ) eski 10 nolu parsel üzerinde olduğu ve yeni oluşan 114/2 nolu parselin sınırları içerisinde kalmakta olduğu tespit edilmiş olup, bu yönü ile yapılan çalışmaların toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, 5) Davaya konu olan taşınmazların arazi toplulaştırma çalışmalarının 05/03/2013 tarihinde tescillenip sonlandırıldığı, davacıya ait sabit tesisin 01/08/2011 tarihli (Arazi Toplulaştırma çalışmalarının yapıldığı tarihlerde / Arazi Toplulaştırma çalışmalarının bitmeden önce) Google Earth görüntüsünde görüldüğü, 6) Dava konusu edilen ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsellerin konum, verimlik ve arazi yapısı itibariyle eşdeğer olduğu, bu taşınmazlardaki davacıya ait hisselerin taşınmazların yerine yeni tahsis edilen ve tercihen davacının isteği doğrultusunda tek bir yerden alan tahsisinin yapılmasının mümkün olduğu ve yapılan toplulaştırma işleminde bu imkanın değerlendirilerek hukuka aykırı işlem yapılmadığı, 7) Yapılan toplulaştırma işlemi ile yeni tahsis edilen parselde teknik imkanlar çerçevesinde en-boy oranına uygun tahsis edilmediğinin görüldüğü, şöyle ki yeni tahsis edilen ... nolu parselin şekil itibari ile dörtgen olarak oluşturma imkanı var iken bu imkanın değerlendirilmediği, yeni oluşan şekil itibari ile tarım makinaları ve ekipmanlarının kullanımından kaynaklı olarak iş gücünde ve verimde kayıp ile sonuçlanacağından, bu yönü ile yapılan çalışmalar toplulaştırmanın amaç ve ilkelerine uygun olmadığı kanaatine varıldığı, 8) Dava konusu proje kapsamında yapılan toplulaştırma işleminde 0.0151098 (% 1,51098) oranında gerçek alan üzerinden Kamu Yatırım Payı kesintisi yapıldığı, yapılan kesinti miktarının yasal sınır olan %10’un altında olduğunun tespit edildiği, 9) Yapılan toplulaştırma işlemi sonucu oluşturulan ... nolu parselin eski kök ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu parsellerin üzerinden tahsis edilmediğinin görüldüğü, 10) Yapılan toplulaştırma işleminde davacının toplulaştırma öncesi müşterek malik olduğu 6 adet parseldeki taşınmaz mülkiyetinin toplulaştırma işlemi ile 1 adet parselde müstakil olarak tahsis edilmiş olmasının toplulaştırma mevzuatı ile amaç ve ilkelerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, Sonuç olarak dava konusu toplulaştırma işleminin davacılar yönünden yukarıda anılan ... ve ... numaralı maddelerde belirtildiği üzere ilgili mevzuat hükümlerine ve toplulaştırma amacına ve ilkelerine aykırı olarak yapıldığı" kanaatinin belirtildiği görülmektedir. Bu durumda; bilirkişi raporunda her ne kadar yapılan işlemin toplulaştırma amaç ve ilkelerine aykırı olduğu kanaatine varılmış ise de, mevzuat hükümleri ve dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporundaki tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu toplulaştırma işlemi ile davacının müşterek malik olduğu 6 taşınmaza karşılık tam malik olduğu tek taşınmazın tahsis edildiği, eski ve yeni taşınmazların bulundukları toprak sınıfları ve verimlilik esaslarına göre benzer oldukları, yapılan kamu yatırım payı kesinti miktarının yasal sınır olan %10’un altında olduğu, toplulaştırma işlemi sonucunda yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kök parseller üzerinde tahsis edilmediği, ancak yer tahsisinin davacıya ait yapının bulunduğu eski ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapıldığı, böylece fiili durumun hukuki zemine kavuşturulduğu anlaşıldığından toplulaştırma işleminin anılan parsellere ilişkin kısmında hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.