TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR M.B. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/34312) Karar Tarihi: 8/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPALSelahaddin MENTE Ş Raportör : Volkan SEVTEK İN Başvurucu : M.B. I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tutuklu olarak farkl ı ceza infaz kurumunda bulunan e şlerin birbirleriyle yeterli şekilde ileti
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR M.B. BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2017/34312) Karar Tarihi: 8/9/2020 Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR GİZLİLİK TALEBİ KABUL Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Muammer TOPALSelahaddin MENTE Ş Raportör : Volkan SEVTEK İN Başvurucu : M.B. I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, tutuklu olarak farkl ı ceza infaz kurumunda bulunan e şlerin birbirleriyle yeterli şekilde ileti şim kuramamalar ı nedeniyle aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 23/8/2017 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ında n yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucu, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. III. OLAY VE OLGULAR8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ve Ulusal Yarg ı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 39. Başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe te şebbüsü sonras ında terör örgütüne [Fetullahç ı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yap ılanmas ı (FETÖ/PDY)] üye olma ve anayasal düzeni ortadan kald ırmaya teşebbüs etme suçlar ı kapsam ında yürütülen soru şturma sürecinde Kocaeli 1. Sulh Ceza Hâkimli ğinin 20/7/2016 tarihli karar ıyla tutuklanm ış ve Kocaeli 2 No.lu T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) konulmu ştur. 10. Başvurucunun e şi de Tokat Sulh Ceza Hâkimli ğince 10/1/2017 tarihinde FETÖ/PDY'ye üye olma suçlamas ıyla tutuklanm ış ve Tokat T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna konulmu ştur. 11. Başvurucu, farkl ı ceza infaz kurumunda bulunan e şiyle telefon vas ıtas ıyla görüşme hakk ından yararland ırılmas ı talebiyle 27/1/2017 tarihli dilekçe ile Ceza İnfaz Kurumuna ba şvurduğunu ancak taraf ına yaz ılı bir cevap verilmedi ğini belirterek ve telefon görüşme hakk ına ilişkin olarak mevzuatta aç ık bir yasa ğın bulunmad ığını vurgulayarak 10/2/2017 tarihinde Kocaeli İnfaz Hâkimli ğine (İnfaz Hâkimli ği) şikâyet ba şvurusunda bulunmuştur. 12.İnfaz Hâkimli ğinin 16/6/2017 tarihli karar ıyla şikâyetin reddine karar verilmiştir. Karar gerekçesinde; hükümlü ve tutuklulara d ışarıdan telefon aç ılmak suretiyle görüşme yapt ırılabileceğine ilişkin olarak ilgili mevzuatta bir düzenleme bulunmad ığı, tüm düzenlemelerin hükümlü ve tutuklunun d ışarıda bulunan ki şileri aramas ı üzerine yap ıldığı vurgulanm ıştır. Öte yandan ceza infaz kurumlar ındaki hükümlü ve tutuklular ın kullan ımına tahsis edilen ankesörlü telefonlar ın d ışarıdan gelen aramalara kapal ı olduğu, bu nedenle farkl ı ceza infaz kurumlar ında bulunan hükümlü ve tutuklular ın telefonla görü şme yapabilmeleri için buna dair düzenlemelerin tüm ülkedeki ceza infaz kurumlar ına yönelik yap ılmas ı gerektiği ifade edilerek şikâyetin yasal dayana ğının olmad ığı aç ıklanm ıştır. 13. Başvurucunun an ılan karara kar şı yapt ığı itiraz Kocaeli 2. A ğır Ceza Mahkemesinin (A ğır Ceza Mahkemesi) 28/7/2017 tarihli kararlar ıyla reddedilmi ştir. 14. Nihai karar 3/8/2017 tarihinde ba şvurucuya tebli ğ edilmiştir. 15. Başvurucu 23/8/2017 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. 16. Anayasa Mahkemesi taraf ından Ceza İnfaz Kurumuna 15/11/2019 tarihinde yaz ılan müzekkere ile ba şvurucunun tutuklu kald ığı süre boyunca kendisi gibi tutuklu bulunan e şiyle telefon vas ıtas ıyla görüşüp görüşmediği, mektup yoluyla haberle şme sağlay ıp sağlamad ığı hususlar ında eldeki bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmi ştir. 18/11/2019 tarihli cevap yaz ısında; başvurucunun hükümözlü olarak Ceza İnfaz Kurumunda bulundu ğu, ilgili mevzuat uyar ınca ve benzer bir talebe ili şkin Ceza ve Tevkifevleri Gene l Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) 16/6/2017 tarihli görü ş yaz ısı hakk ında bilgilendirme yap ılarak tutuklu kald ıklar ı dönemde ba şvurucu ile e şinin telefonla görü şme hakk ından yararland ırılmad ıklar ı belirtilmi ştir. Daha sonra Genel Müdürlü ğün 27/9/2018 tarihli görü ş yaz ısı ile farkl ı ceza infaz kurumlar ında kalmakta olan hükümlü ve tutuklular ın telefonla görüştürülmeleri ile ilgili gerekli kolayl ığın sağlanmas ı ve güvenlik tedbirlerinin al ınmas ı hususlar ında talimat verildi ği ifade edilmi ştir. Bu talimat üzerine Ceza İnfaz Kurumunda bulunan ankesörlü telefonun 10/10/2018 tarihinden sonra d ışarıdan gelen aramalara açılmas ının sağlanmas ının ard ından hükümlü ve tutuklulara farkl ı bir kapal ı ceza infaz kurumunda bulunan e şi, üçüncü dereceye kadar kan ve kay ın h ısımlar ı ve vasisi ile telefon görüşmesi yapt ırılmas ına başland ığı bildirilmi ştir. Başvurucunun bu tarih sonras ında farkl ı Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 4ceza infaz kurumda bulunan e şi ile telefon görü şmesi yapma yönünde herhangi bir talebinin bulunmad ığı vurgulanm ıştır. Diğer yandan ba şvurucu ve e şinin tutuklu kald ıklar ı dönemde 16/1/2017 ve 18/10/2017 tarihleri aras ında mektup yoluyla ileti şim kurduklar ı belirtilmi ştir. 17. UYAP arac ılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden ba şvurucunun e şinin 19/10/2017 tarihinde Tokat T Tipi Kapal ı Ceza İnfaz Kurumundan tahliye edildi ği anlaşılmaktad ır. IV.İLGİLİ HUKUK 18.İlgili hukuk için bkz. Hüseyin Ekinci, B. No: 2016/38867, 3/7/2019, 21-43. V. İNCELEME VE GEREKÇE 19. Mahkemenin 8/9/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Adli Yard ım Talebi Yönünden 20. Başvurucu, bireysel ba şvuru harç ve giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğunu belirterek adli yard ım talebinde bulunmu ştur. 21. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) karar ında belirtilen ilkeler dikkate al ınarak geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin yarg ılama giderlerini ödeme gücünden yoksun oldu ğu anlaşılan başvurucunun açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yard ım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. B. Aile Hayat ına Sayg ı Hakk ının İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 22. Başvurucu, hukuki bir engel olmamas ına rağmen kendisi gibi tutuklu olan e şiyle telefonla haberle şme imkân ından yararlanamad ığını belirtmiştir. Farkl ı ceza infaz kurumlar ı aras ında yap ılacak telefon görü şmelerinin güvenlik aç ısından sak ınca doğurmayaca ğını ifad e eden başvurucu, bu konuda gerekli alt yap ı ve düzeni sa ğlaman ın devletin yükümlülü ğünde olduğunu bildirmi ştir. Ayr ıca başvurucu, itirazlar ı karşılanmadan ve ilgili mevzuat uygun şekilde gerekçelendirilmeden hukuka ayk ırı şekilde talebinin reddedildi ğini belirterek etkili başvuru hakk ı ve kişinin maddi ve manevi varl ığını koruma hakk ı ile özel hayat ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. 23. Bakanl ık görüşünde, Anayasa'n ın 41. maddesi ve 20. maddesinin birinci f ıkras ı birlikte de ğerlendirildi ğinde devletin hükümlü ve tutuklular ın aileleri ile görü şmelerini sağlayacak tedbirleri alma yükümlülü ğü alt ında olduğu ancak idarenin an ılan yükümlülü ğü yerine getirirken ceza infaz kurumunda tutulman ın kaç ınılmaz ve do ğal sonuçlar ını gözetmesi gerekti ği ve bu ba ğlamda takdir marj ının geniş olduğu vurgulanm ıştır. Görüşte; Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlü ğünün 27/9/2018 tarihli görü ş yaz ısı ile birbirleri ile telefonla görü şme hakk ı olup farkl ı ceza infaz kurumlar ında kalmakta olan hükümlü ve tutuklular ın birbirleri ile telefonla görü ştürülmeleri ile ilgili gerekli kolayl ığın sağlanmas ı ve güvenlik tedbirlerinin al ınmas ı yönünde tüm ceza infaz kurumlar ının bilgilendirdi ği belirtilmiştir. Bu tarihten itibaren kapal ı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklular ın farkl ı bir kapal ı ceza infaz kurumunda bulunan e şi, üçüncü dereceye kadar kan Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 5ve kay ın h ısımlar ı ve vasisi ile telefon görü şmesi yapmas ında hukuken bir engel bulunmad ığı açıklanm ıştır. Bu kapsamda ba şvurucunun bulundu ğu Ceza İnfaz Kurumunda gerekli tedbirler al ınarak ankesörlü telefonun d ışarıdan gelen aramalara aç ıldığı bildirilmi ştir. Görüş yaz ısında; 27/9/2018 tarihinden itibaren ba şvurucunun e şi ile telefon görü şü yapma yönünde herhangi bir talebinin olmad ığı, bu itibarla ba şvurucunun özel hayat ve aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin şikâyeti bak ımından ma ğdur s ıfat ının devam edip etmediğinin Anayasa Mahkemesi taraf ından değerlendirilmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. 24. Başvurucu, Bakanl ık görüşüne karşı beyan ında uygulaman ın hatal ı olduğunun Bakanl ık taraf ından dolayl ı olarak ikrar edildi ğini bildirmi ştir. Diğer yandan 19/10/2017 tarihinde e şinin tahliye oldu ğunu vurgulayarak ba şvuruya konu uygulaman ın sonland ırıldığı 27/9/2018 tarihinden sonra e şiyle telefonla görü şme talebinin olmamas ı nedeniyle ma ğdur sıfat ının devam etmedi ği yönündeki Bakanl ık görüşüne itibar edilemeyece ğini belirtmi ştir. 2. Değerlendirme 25. Anayasa n ın 5. maddesi şöyledir: "Devletin temel amaç ve görevleri, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, ki şilerin ve toplumun refah, huzur ve mutlulu ğunu sağlamak; ki şinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle ba ğdaşmayacak surette s ınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kald ırmaya, insan ın maddî ve manevî varl ığının gelişmesi için gerekli şartlar ı haz ırlamaya çal ışmakt ır." 26. Anayasa n ın başvurunun de ğerlendirilmesinde dikkate al ınacak 20. maddesinin birinci f ıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: "Herkes, ... aile hayat ına sayg ı gösterilmesini isteme hakk ına sahiptir. ... aile hayat ının gizliliğine dokunulamaz. " 27. Anayasa n ın 41. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: "Aile, Türk toplumunun temelidir ... Devlet, ailenin huzur ve refah ı ... için gerekli tedbirleri al ır, teşkilat ı kurar... " 28. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun şikâyetinin özünün kendisi gibi tutuklu olan e şiyle telefonla görü şme imkân ından yararlanamamas ına ilişkin oldu ğu anlaşılmaktad ır. Anayasa Mahkemesi benzer bir ba şvuruyu aile hayat ına sayg ı kapsam ında incelemiştir (Hüseyin Ekinci, 52). Somut ba şvuruda da bu karardan ayr ılmay ı gerektirecek bir durum bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla başvurucunun e şiyle aile hayat ının devam ını sağlayacak şekilde -asgari de olsa- ileti şimini/temas ını sürdürecek önlemlerin al ınmamas ı yönündeki söz konusu iddian ın aile hayat ına sayg ı kapsam ında değerlendirilmesi gerekti ği kanaatine var ılm ıştır. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 29. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildiğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 6b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 30. Aile hayat ına sayg ı hakk ı Anayasa n ın 20. maddesinin birinci f ıkras ında güvence alt ına al ınm ıştır. Madde gerekçesi de dikkate al ındığında kamusal makamlar ın özel hayata ve aile hayat ına müdahale edememesi ile ki şinin ferdî ve aile hayat ını kendi anlad ığı gibi düzenleyip ya şayabilmesi gere ğine işaret edildi ği görülmekte olup söz konusu düzenleme, Sözle şme nin 8. maddesi çerçevesinde korunan aile hayat ına sayg ı hakk ının Anayasa daki kar şılığını oluşturmaktad ır. Ayr ıca Anayasa n ın 41. maddesinin -Anayasa n ın bütünselli ği ilkesi gere ği- özellikle aile hayat ına sayg ı hakk ına ilişkin pozitif yükümlülüklerin değerlendirilmesi ba ğlam ında dikkate al ınmas ı gerektiği aç ıktır (Murat At ılgan, B. No: 2013/9047, 7/5/2015, 22; Marcus Frank Cerny [GK], B. No: 2013/5126, 2/7/2015, 36). 31. Anayasa'n ın 19. maddesi gere ğince hükümlü ve tutuklular ın özel ve aile hayat ının s ınırlanmas ı hukuka uygun olarak ceza infaz kurumunda tutulman ın kaç ınılmaz ve doğal bir sonucudur. Öte yandan hükümlü ve tutuklular ın özel ve aile hayat ına sayg ı gösterilmesi hakk ı, ceza infaz kurumu idaresinin hükümlü ve tutuklular ın ailesi ve yak ınlar ıyla temas ını devam ettirecek önlemleri almas ını zorunlu k ılmaktad ır (Mehmet Zahit Şahin, B. No: 2013/4708, 20/4/2016, 36). Bununla beraber bu yükümlülük yerine getirilirken ceza infaz kurumunda tutulman ın doğal sonuçlar ının gözetilmesi gerekmektedir. 32. Devletin hükümlü ve tutuklular ın ailesi ve yak ınlar ıyla iletişimini devam ettirecek önlemleri almas ı pozitif yükümlülüklerinin bir gere ği olsa da -belirtildi ği üzere- hukuka uygun bir tutulmadan kaynaklanan kaç ınılmaz sonuçlar nedeniyle aile hayat ı kapsam ındaki temas ın s ınırland ırılmas ı doğald ır. Kamu düzeninin ve kurum güvenli ğinin sağlanmas ı yönündeki me şru amaç do ğrultusunda ve makul bir gereklili ğin olmas ı durumunda gerekçeleri ilgili ve yeterli şekilde aç ıklanarak belirli bir süre boyunca söz konusu pozitif yükümlülü ğün karşılanmamas ı da olağan kabul edilebilir. Ancak aile hayat ına sayg ı hakk ının gereklerinin mümkün olan ilk f ırsatta yerine getirilmesi ve mahpuslar ın ailesiyle olan temas ının h ızlı şekilde yeniden sa ğlanmas ı bir gerekliliktir ( Hüseyin Ekinci, 56). 33. Bu ba ğlamda tutuklu ya da hükümlünün yak ın derecedeki aile bireyleriyle aile hayat ını sürdürmesini sa ğlamaya yeterli olacak şekilde asgari düzeyde bir ileti şim ve temas kurmas ı her durumda sa ğlanmal ıdır. Böylesi bir yükümlülü ğün yerine getirilmesi ve tedbirle r alınmas ı, aile hayat ına sayg ı hakk ı kapsam ında devletten beklenen asgari bir gerekliliktir. Birtak ım teknik ya da fiziki olanaklar ın bulunmamas ı, tutuklu ya da hükümlünün ailesiyle asgari şekilde ileti şim ve temas kuramamas ına gerekçe olarak gösterilemez. Zira mahpusun ailesiyle ileti şim kurmas ı her durumda mutlaka yüz yüze görü ştürülmesi anlam ına gelmemektedir ( Hüseyin Ekinci, 57). 34. Önemli olan husus yak ın aile bireylerinin birbirlerinden haberdar olabilmeleri, aile hayatlar ına ilişkin konular ı konuşabilme imkân ından yoksun b ırak ılmamalar ıdır. Elbette aile bireylerinin birbirleriyle temas etmesine ve aile ili şkilerinin sürdürülmesini sa ğlamaya elverişli kabul edilen uygun vas ıtalar ın suç işlenmesinin önlenmesi ya da yasa d ışı haberleşmenin önüne geçilmesi amac ıyla ilgili idare taraf ından denetlenmesi ve gerekti ğinde izlenmesi de mümkündür. Kamusal makamlar ın bu şekilde denetleme ve izleme yetkileri olmas ına rağmen hakl ı bir gerekçe olmaks ızın tutuklu ya da hükümlünün ailesiyle asgari bir iletişim kurmas ına imkân sa ğlamamas ı aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlaline neden olabilir (Hüseyin Ekinci, 59). Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 735. Vurguland ığı üzere tutuklu ya da hükümlünün ailesiyle asgari bir ileti şim kurmas ının sağlanmas ı şeklindeki pozitif yükümlülük özellikle aile bireylerinin her ikisinin de mahpus oldu ğu ve ayn ı yerleşke içinde tutulmad ıklar ı durumlarda bu ki şilerin mutlaka yüz yüze, yak ın şekilde görü ştürülmesini gerekli k ılmaz. Belirtilen asgari ileti şim, söz konusu aile bireylerinin belirli ve makul aral ıkta -başta telefon olmak üzere- uygun vas ıtalarla birbirleriyle görü ştürülmeleri yoluyla da sa ğlanabilir. Sadece mektup yoluyla haberle şme ise -istisnai durumlar hariç olmak üzere- aile bireylerinin birbirleriyle olan ve aile hayat ına sayg ı hakk ı kapsam ında korunan temas ın sürdürülmesini sa ğlamaya uygun bir vas ıta olarak kabu l edilmemelidir. Zira mektup yoluyla haberle şme, tek ba şına aile ili şkilerinin sürdürülmesine olanak sa ğlayacak kapsam ı ve h ızı içeren bir vas ıta olarak nitelendirilmeye elveri şli değildir (Hüseyin Ekinci, 60). ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 36. Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahl ı darbe teşebbüsüyle kar şı karşıya kalm ış ve Bakanlar Kurulu taraf ından ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle ola ğanüstü hâl ilan edilmi ş ve olağanüstü hâl süreci üçer ayl ık sürelerle uzat ılarak 18/7/2018 tarihine kadar devam etmi ştir. 37. Somut olayda ba şvurucu, FETÖ/PDY üyesi olma suçlamas ıyla 20/7/2016 tarihinde tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumuna konulmu ştur. Başvurucunun e şi de 10/1/2017 tarihinde ayn ı suçlama kapsam ında tutuklanm ış ve Tokat T Tipi Kapal ı Kapal ı Ceza İnfaz Kurumuna konulmu ştur. 38. Başvurucunun ba şka bir ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan e şiyle telefonla görüşmesinin sa ğlanmamas ı üzerine İnfaz Hâkimli ğine yapt ığı şikâyeti; ilgili mevzuatta bir düzenleme olmad ığı ve bu konuda gerekli alt yap ının da bulunmad ığı, buna yönelik düzenlemelerin yap ılmas ı gerektiği belirtilerek şikâyetin yasal dayana ğının olmad ığı gerekçesiyle reddedilmi ştir. Başvurucunun itiraz ı da Ağır Ceza Mahkemesi taraf ından İnfaz Hâkimliği karar ının gerekçesi hukuka uygun bulunarak reddedilmi ştir. 39. Genel ilkeler k ısm ında vurguland ığı üzere devletin hükümlü ve tutuklular ın özellikle yak ın derecedeki aile bireyleriyle temas ını devam ettirecek önlemleri almas ı yönünde pozitif yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Bu yükümlülük, makul bir gereklili ğin olmas ı durumunda, kamu düzeninin ve kurum güvenli ğinin sağlanmas ı yönündeki me şru amaç doğrultusunda s ınırlı bir süre için yerine getirilmeyebilir. Fakat devlet her durumda tutuklu ya da hükümlünün ailesiyle asgari bir ileti şim kurmas ını sağlamak zorundad ır. Devlet, bu asgari iletişimin sağlanmas ı konusundaki yükümlülü ğünü gerekti ğinde uygun vas ıtalar arac ılığıyla da yerine getirebilir. Ayr ıca suç işlenmesinin önlenmesi ya da yasa d ışı haberleşmenin önüne geçilmesi amac ıyla bu vas ıtalar ın denetlenmesi ve izlenmesi mümkündür (bkz. 32-35). 40. Başvurucunun ba şka bir infaz kurumunda e şinin de tutuklu olarak bulundu ğu yaklaşık dokuz ayl ık süre zarf ında eşiyle telefonla -mektupla haberle şme d ışında- görüşemediği anlaşılmaktad ır. Devletin tutuklu olan ba şvurucunun e şiyle temas ını devam ettirecek önlemleri almas ı yönünde pozitif yükümlülü ğü bulunmakla birlikte ba şvurucunun eşinin de tutuklu oldu ğu dikkate al ındığında söz konusu yükümlülü ğün kapsam ının somut olay ın koşullar ı özelinde de ğerlendirilmesi gerekecektir. 41. Devlet, somut olaydaki gibi farkl ı ceza infaz kurumlar ında olsa dahi mutlaka tutuklu e şler aras ında asgari bir ileti şimin kurulmas ını ve sürdürülmesini sa ğlamak Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 8zorundad ır. Asgari ileti şimin telefon gibi uygun bir vas ıtayla gerçekle ştirilmesi ve mevzuatta öngörüldü ğü üzere suç i şlenmesinin önlenmesi ya da yasa d ışı haberleşmenin önüne geçilmesi amac ıyla telefon görü şmelerinin idarece dinlenip kay ıt alt ına al ınmas ı da mümkündür. Nitekim farkl ı ceza infaz kurumunda tutulan e şlerin belirli aral ıklarla ve gerekli tedbirler al ınarak telefonla görü ştürülmeleri konusunda kamusal makamlara yüklenen külfetin katlan ılmas ı güç bir durum olu şturmad ığı değerlendirmektedir. Bu hususta başvurucunun dile getirdi ği talebin idari ve yarg ısal merciler taraf ından makul bir gereklili k ortaya koyulmadan karşılanmad ığı ve aile hayat ına sayg ı hakk ının öngördü ğü yükümlülüklerin dikkate al ınmad ığı görülmektedir. 42. Tüm bu hususlar birlikte de ğerlendirildi ğinde, tutuklu e şler aras ında aile hayat ının sürdürülmesine imkân sa ğlayacak şekilde asgari düzeyde ileti şim kurulmas ına uygun bir vas ıta olarak de ğerlendirilebilecek telefonla görü şme hakk ından başvurucunun yararland ırılmad ığı anlaşılmaktad ır. Bu durumda e şler aras ında asgari bir ileti şim kurulmas ına imkân sa ğlayacak şekilde kamusal makamlarca tedbir al ınmad ığı ve aile hayat ına sayg ı hakk ı kapsam ındaki pozitif yükümlülüklerin gere ğinin yerine getirilmedi ği sonucuna var ılm ıştır. 43. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 44. 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun un 50. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı ile (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. " 45. Başvurucu, ihlalin tespiti ile 100.000 TL manevi tazminat ödenmesi talebinde bulunmuştur. 46. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir (B. No: 2014/8875, 7/6/2018, [GK]). Mahkeme di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına da işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B.No: 2016/12506, 7/11/2019). Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 947. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin, yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 48.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak, ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde, usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 49. Anayasa Mahkemesi, tutuklu e şler aras ında aile hayat ının sürdürülmesine imkân sağlayacak şekilde ileti şim kurulmas ına uygun bir vas ıta olarak de ğerlendirilebilecek telefonla görü şme hakk ından (yakla şık dokuz ay) ba şvurucunun yararland ırılmamas ı nedeniyle aile hayat ına sayg ı hakk ı yönünden devletin pozitif yükümlülüklerinin yerine getirilmedi ği sonucuna ula şmıştır. Dolay ısıyla ihlalin idarenin i şleminden kaynakland ığı anlaşılmaktad ır. Bununla birlikte derece mahkemeleri de ihlali giderememi ştir. 50. Başvurucunun e şinin bireysel ba şvuru sonras ında 19/10/2017 tarihinde tahliye olduğu dikkate al ındığında eşlerin tutukluluk ko şullar ında telefonla görü ştürülmemeleri nedeniyle tespit edilen ihlalin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı bak ımından ilgili yarg ı mercii taraf ından yeniden karar al ınmas ında hukuki bir yarar bulunmamaktad ır. 51. Somut olay ba ğlam ında ihlalin tespit edilmesinin ba şvurucunun u ğrad ığı zararlar ın giderilmesi bak ımından yetersiz kalaca ğı değerlendirilerek yaln ızca ihlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararlar ı karşılığında başvurucuya takdiren net 10.000 T L manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Adli yard ım talebinin KABULÜNE, Başvuru Numaras ı: 2017/34312 Karar Tarihi : 8/9/2020 10B. Kamuya aç ık belgelerde ba şvurucunun kimli ğinin gizli tutulmas ı talebinin KABULÜNE, C. Aile hayat ına sayg ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, D. Anayasa'n ın 20. maddesinde güvence alt ına al ınan aile hayat ına sayg ı hakk ının İHLAL ED İLDİĞİNE, E. Başvurucuya net 10.000 TL manevi tazminat ÖDENMES İNE, tazminata ili şkin diğer taleplerin REDD İNE, F. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin bilgi için Kocaeli İnfaz Hâkimli ğine (16/6/2017 tarihli ve E.2017/1263, K.2017/3255 say ılı karar) GÖNDER İLMESİNE, H. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 8/9/2020 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Üye Üye Muammer TOPAL Selahaddin MENTE Ş