Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutuklamaya konu suçlamaların ifade hürriyeti kapsamındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle ifade hürriyetinin, soruşturma izni alınmadan kamu davası açılması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklama tedbirinin hukuki olmaması ve tutukluluğun makul süreyi aşması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, tutuklamaya konu suçlamaların ifade hürriyeti kapsamındaki eylemlere ilişkin olması nedeniyle ifade hürriyetinin, soruşturma izni alınmadan kamu davası açılması nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Sosyal medya paylaşımları nedeniyle başvurucu hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret ve terör örgütü propagandası yapma suçlarından soruşturma başlatılmıştır.Başvurucu, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 13/1/2016 tarihinde Şanlıurfa'da gözaltına alınmış ve aynı tarihte Şanlıurfa Sulh Ceza Hâkimliğinin kararıyla Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan tutuklanmıştır. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan cezalandırılması istemiyle başvurucu hakkında aynı yer asliye ceza mahkemesinde kamu davası açmıştır. Şanlıurfa Asliye Ceza Mahkemesi 25/5/2016 tarihli duruşmada başvurucunun tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Başvurucunun anılan karara yaptığı itiraz, Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin1/6/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Karar başvurucuya 20/6/2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 23/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Şanlıurfa Asliye Ceza Mahkemesi 24/6/2016 tarihinde başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Mahkeme 19/2/2018 tarihinde başvurucunun beraatine karar vermiş; karar, kanun yoluna başvurulmadan 15/3/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, yargılamanın sona ermesi üzerine tutuklanması ve tutukluluğunun hukuka aykırı şekilde sürdürülmesi nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek 10/6/2019 tarihinde koruma tedbirlerine dayalı tazminat davası açmıştır. Dava, bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla Şanlıurfa Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/207 Esas sayılı dosyasında derdesttir. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Tazminat istemi" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı ile (2) numaralı fıkrası şöyledir:" (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;...a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen,...e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,...Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. (2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir. ..." 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin koşulları" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir."