10. Hukuk Dairesi 2013/3225 E. , 2013/7503 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma isteminin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında geçerli olduğunun tespiti ve aksi kurum işlemlerinin iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine…
**10. Hukuk Dairesi 2013/3225 E. , 2013/7503 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesi, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma isteminin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında geçerli olduğunun tespiti ve aksi kurum işlemlerinin iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşın ikmal edildiği ve ... ... sigortasına giriş tarihi olan 02.11.1985 olarak tespitini, 3201 sayılı Yasa kapsamındaki borçlanma isteminin 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesi kapsamında geçerli olduğunun tespiti ile aksi kurum işlemlerinin iptalini istemiştir. Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320’nci maddesi uyarınca dosya üzerinden esasa ilişkin olarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununda; yazılı, sözlü, basit ve seri olmak üzere dört yargılama usulü düzenlenmiş iken 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yazılı ve basit yargılama usulleri düzenlenmiştir. Bir davada hangi yargılama usulünün uygulanacağı uyuşmazlığın niteliği veya davanın görüleceği mahkemeye göre belirlenmektedir. Bu bağlamda; 5510 sayılı Kanununun 101’inci maddesinde, anılan Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili çıkan uyuşmazlıkların çözümlenmesinde İş Mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7’nci maddesinde ise, İş Mahkemelerinde sözlü yargılama usulünün uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 447’nci maddesindeki diğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hallerde bu Kanununun basit yargılama usulü ile ilgili hükümlerinin uygulanacağına ilişkin hüküm karşısında; artık, iş mahkemelerinde basit yargılama usulünün uygulanması gerekecektir. Yazılı yargılama usulü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda ayrıntılı olarak düzenlenmiş, basit yargılama usulü ise temel özellikleriyle kaleme alınmış, 322/1’inci maddesinde basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanacağı belirtilmiştir. (Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekeş, Medeni Usul Hukuku, 12. Baskı, ... 2011, s.586). Hukuk Muhakemeleri Kanununun 320’nci maddesinin birinci fıkrasında “mümkün olan hallerde” mahkemenin tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebileceği öngörülmüş, ancak “mümkün olan haller”in neler olduğu madde metninde sayılmamıştır.