10. Hukuk Dairesi 2012/12259 E. , 2012/18710 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :207-94 Dava, yapılan sağlık yardımları nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit ed
**10. Hukuk Dairesi 2012/12259 E. , 2012/18710 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :207-94 Dava, yapılan sağlık yardımları nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Akçakale Mal Müdürlüğündeki vergi kaydının 04.06.2002 tarihinden itibaren devam ettiği belirtilen davacı, 13.04.2003 tarihli işlemle, vergi kaydının başladığı tarihten itibaren, 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş ise de; sonradan, vergi kaydının sona erdiği bildirilen 20.12.2002 tarihi itibariyle sigortalılığı da sona erdirilerek, fazladan ödediği primlerin iade işlemi başlatılıp, 20.12.2002 tarihinden itibaren 2008 yılına kadar yapılan sağlık yardımları borç çıkarılmış; davacı, işbu dava ile, sağlık yardımları nedeniyle Kurum’a borçlu olmadığının tespitini istemiş; Mahkemece, davacının iyiniyetli olduğu ve yapılan sağlık yardımlarını iadeyle yükümlü olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki belgelerden, davacının, Akçakale Esnaf ve Sanatkarları Odasındaki kaydının, 05.01.2004 tarihinden itibaren devam ettiği anlaşılmaktadır. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olması için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekir. Öte yandan, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasanın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasanın 24. maddesinde, zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. Yine 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Kanunla getirilen ve uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan düzenleme ile de kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların, Bağ-Kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, öncelikle, davacının meslek odasına kayıtlı olduğu dönemlerde, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının varlığı araştırılmalı; varlığı halinde, odaya kayıtlı olduğu dönemlerde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olacağı esas alınmalıdır. Yine, davacının, meslek odasına kayıtlı olduğu dönemlerde kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının bulunmadığının anlaşılması durumunda, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında; aksi durumda ise, meslek odasına kaydının bulunmadığı dönemlerle sınırlı olarak, prim ödemeye devam etmesi nedeniyle, sağlık sigortası kapsamında isteğe bağlı sigortalı olup-olmayacağı üzerinde durulmalı; primlerin, aftan yararlanılarak geçmişe yönelik ödenmesi durumunda da, sigortalı sayılacağı esas alınarak; davacının, sigortalılık süresi ile, sonucuna göre sağlık sigortası kapsamında bulunduğu dönem belirlenip, davaya konu sağlık yardımları nedeniyle iadeyle yükümlü olacağı miktar buna göre hesaplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; vergi kaydının sona erdiğini bilen davacının iyiniyetli sayılamayacağı ve sigortalı sayılmayacağı dönemlerde yapılan sağlık yardımları yersiz sayılıp, iadesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.