Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/670 E. , 2024/723 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/670 Karar No : 2024/723 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 13/09/2018 tarih, E:2018/2786, K:2018/4415 sayılı kesin karara yönelik yapılan bireysel başvuru son
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/670 E. , 2024/723 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/670 Karar No : 2024/723 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 13/09/2018 tarih, E:2018/2786, K:2018/4415 sayılı kesin karara yönelik yapılan bireysel başvuru sonrası Anayasa Mahkemesince verilen ... tarih ve ...başvuru numaralı dosyada verilen kararla hükmedilen hak ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla; ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine Dairemizce verilen 10/11/2021 tarih, E:2021/6556, K:2021/5212 sayılı kesin karar hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluyla yeniden inceleme yapılması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının çağrıldığı eşdeğer sınava katılmaması nedeniyle 2007 ÜDS Ekim Dönemi sonucunun geçersiz sayılmasına dair... tarih ve... sayılı Yönetim Kurulu Kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davalı idareye yapılan bir ihbar üzerine davalı idarenin İhbar Değerlendirme Komisyonu tarafından gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı ve konunun Yönetim Kurulu'na aktarıldığı, bu incelemede davacının 2007 Ekim Dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavında (ÜDS) davacı ile aynı sınava giren başka bir şahsın cevap desenlerinin %98 oranında benzerlik gösterdiği, bu durumun 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun "Sınav güvenliği" başlıklı 9. maddesinin 8. fıkrası hükümleri uyarınca olağandışı olarak değerlendirildiği, bu değerlendirmeye istinaden davacının eşdeğer sınava çağrılmasına karar verilmesine ilişkin Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve... sayılı kararın alındığı, anılan kararın iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E...., K.... sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararın Danıştay Sekizinci Dairesince; "..dava konusu işlemin tesis edilmesinde dayanak alınan 6114 sayılı Kanun'un 9/8. maddesinin düzenleniş amacıyla bir arada değerlendirildiğinde; gerek davacı ve Bahar Özgür'ün 2007 ÜDS Ekim Dönemi sınavına ilişkin vermiş oldukları yanıtlardan, doğru ve yanlış cevaplardaki birleşme oranının yüksekliği gerekse davacının daha önceden girmiş olduğu 2006 ÜDS Ekim ile 2007 ÜDS Mart Dönemine ilişkin sınavlardan aldığı 63.750 puan ile 2007 ÜDS Ekim Dönemi'nde almış olduğu 82.500 puan arasındaki %30 oranında puan artış farkının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalı idare nezdinde de bu durumun davacının eşdeğer sınava çağırılabilmesi için olağandışı bulgu olarak değerlendirilebilmesine olanak sağlayacağı anlaşıldığından, bu doğrultuda 6114 sayılı Kanun'un 9/8. maddesi uyarınca davalı idareye tanınan takdir yetkisinin somut olayda kamu yararına uygun kullanıldığı sonucuna ulaşıldığı.." gerekçesiyle verilen ... günlü, E.... K.... sayılı davanın reddine ilişkin kesin karar üzerine 08/12/2018 tarihinde uygulanacak olan sınava çağrıldığı, davacının davalı idareyi telefonla arayarak rahatsızlığını ve sınava hazır olmadığını bildirmesi üzerine mazereti kabul edilerek 19/01/2021 tarihinde tekrar sınava çağrıldığı; anılan tarihte de sağlık raporu sunarak sınava katılmaması nedeniyle 2007 ÜDS Ekim Dönemi sonucunun geçersiz sayılmasına dair ...... tarih ve ... sayılı Yönetim Kurulu kararının davacıya tebliğ edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davanın kesin olarak reddine ilişkin yargı kararının uygulanması amacıyla çağrıldığı eşdeğer sınavlara katılmadığı anlaşıldığından, 6114 sayılı Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun "Sınav güvenliği" başlıklı 9. maddesinin 8. fıkrası hükmünde yer alan çağrıya rağmen eşdeğer sınava katılmayan adayın sınavının geçersiz sayılacağına ilişkin amir hüküm uyarınca davacının 2007 ÜDS Ekim Dönemi sonucunun geçersiz sayılmasına dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Danıştay Sekizinci Dairesi Kararının özeti: Mahkeme kararının onanmasına, kesin olarak karar verilmiştir.Davacı, hükmün kesinleşmesini müteakip Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuş, Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve... başvuru numaralı kararı ile başvurucunun Anayasanın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı ... ve diğerleri kararında; "....'la ilgili olarak ise başvurucunun söz konusu sınavda aldığı puanın hileyle alındığı yolunda H.S.G. adlı kişi tarafından ihbarda bulunulduğu, ayrıca yapılan incelemede, başvurucu ile %98 oranında aynı cevap desenine sahip B.Ö. adlı başka bir adaya ulaşıldığı bilgilerine yer verilmiştir. Bu bilgilerle birlikte başvurucunun şüpheli kabul edilen sınav puanının önceki sınavlarına kıyasen olağan dışı (%30) yükseldiği de dikkate alınarak başvurucunun sınavında olağan dışı durum tespiti yapılmıştır. Danıştay ilgili dairesi bu üç bulgudan hareketle başvurucunun sınav puanındaki artışın olağan dışı olduğunu kabul etmiştir. 6114 sayılı Kanunun 9. maddesinde, sınavlardan sonra incelenen sınav belgelerinde, elektronik kayıtlarda veya yapılan analizlerde olağan dışı bulgulara rastlanması hâlinde adayların, Yönetim Kurulu kararı ile eşdeğer sınava çağrılabilecekleri açık bir şekilde düzenlenmiştir. Ancak Kanunun eşdeğer sınava çağırabilme hususunda idareye vermiş olduğu yetki sınırsız değildir. Özellikle de somut başvuruda olduğu gibi sınavın üzerinden yaklaşık on yıl gibi uzunca bir zaman geçtikten sonra ortaya atılan iddialar nedeniyle adayların eşdeğer sınava çağrılabilmesi için basit ve soyut bir şüphe yeterli değildir. Başka bir deyişle, hemen sınavdan sonra daha düşük bir şüphe seviyesinde eşdeğer sınava çağrılması makul ise de aradan on yıl geçtikten ve sınav sonuçlarının kişinin hayatında kayda değer etkilere neden olduktan sonra bir kimsenin eşdeğer sınava çağrılması yahut sınav sonuçlarının geçersiz sayılması için adayın sınavda usulsüzlük yaptığının, yapılan bir usulsüzlüğe ortak olduğunun veya sonuçlarından faydalandığı bir usulsüzlüğün yapılmasına göz yumduğunun somut olarak ortaya konulması şarttır. Başvurucu Yunus Yıldırım, şüpheli olduğu kabul edilen 2007 Sonbahar ÜDS'den 82.500 puan; 2006 Sonbahar ve 2007 İlkbahar ÜDS'lerinden ise 63.750 almıştır. Bu durumda, başvurucu yedi aylık zaman dilimde sınav puanını 18.750 puan artmıştır. Danıştay kararında, ortalama bir çalışma ile elde edilebilecek nitelikte olan bu puan artışının neden olağan dışı kabul edildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Ayrıca başvurucu, şüpheli olduğuna dair herhangi bir iddia bulunmayan 2006 Sonbahar ve 2007 İlkbahar ÜDS'lerinden 63.750 aldığını, bu puanın doçentlik başvuru barajı için öngörülen 55 puan sınırının üzerinde olduğunu, dolayısıyla şüpheli kabul edilmeyen sınavları dikkate alındığında dahi doçentlik başvurusu için yeterliliğe sahip olduğunu belirtmiştir. Ayrıca bahsi geçen Danıştay kararında, başvurucu hakkında bir ihbar mektubu olduğu belirtilmişse de başvurucu ile ihbarda bulunan H.S.G. adlı şahıs arasında nasıl bir bağ olduğuna dair herhangi bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Öte yandan Danıştay, aynı sınava giren B.Ö. adlı şahsın sorulara verdiği doğru ve yanlış cevapların %98 oranında başvurucuyla aynı olmasını, olağan dışı bir durum olarak kabul etmiştir. Ancak sınavlarda, yanlış şıklar arasında doğru şıkka çok yakın bir çeldirici şık bulunduğu düşünüldüğünde, adayların yanlış cevaplarının aynı şık üzerinde yoğunlaşması mümkündür. Özellikle de somut başvuruda olduğu gibi unvan kaybına yol açabilecek nitelikte ağır sonuçları olabilecek olağan dışı durum tespitine yönelik değerlendirmelerde, bu tespite yönlendiren her bir bulgunun ayrı ayrı irdelenmesi gerektiği, tek başına yeterliliği olmayan birden çok bulgunun bir bütün olarak değerlendirilmesinin varsayıma dayalı bir yoruma imkân sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Netice olarak her bir başvurucu yönünden eş değer sınava çağrılma suretiyle başlayan, bazı başvurucular için unvanlarının geri alınması ve üniversiteden ilişiklerinin kesilmesi ile sonuçlanan eğitim hakkına yönelik müdahalenin, idarece ve yargılama makamlarınca, zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiğinin ortaya konulamadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiğine...." karar verildiği, Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen ihlal kararı göz önünde bulundurulduğunda, davacının çağrıldığı eşdeğer sınava katılmaması nedeniyle 2007 ÜDS Ekim Dönemi sonucunun geçersiz sayılması ile Anayasa’nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adayın katıldığı sınavlardan aldığı puanların bilimsellik ilkesi çerçevesinde bir değerlendirilme yapıldığı ve söz konusu sınav sonucunun olağandışı görüldüğü ve adayın çağrıya rağmen sınava katılmadığı ve 6114 sayılı Kanunun 9. Maddesi 8. Fıkrası hükümlerince davacı adayın sınavı geçersiz sayılması yönünde tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ve davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/B maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2.... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Posta giderleri avansından artan tutarın istemi hâlinde davalı idareye iadesine, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca kesin olarak 20/02/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.