10. Hukuk Dairesi 2013/25066 E. , 2014/1186 K. "" Mahkemesi :Sinop 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Tarihi :24.10.2013 No :2013/499-2013/552 Dava, borçlu olmadığının tespiti istamine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine verilen ek kararla verilen kararın süresinden sonra temyiz edildiği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin temyizinin reddine karar verilmes…
**10. Hukuk Dairesi 2013/25066 E. , 2014/1186 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sinop 1. Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi Tarihi :24.10.2013 No :2013/499-2013/552 Dava, borçlu olmadığının tespiti istamine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine verilen ek kararla verilen kararın süresinden sonra temyiz edildiği gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin temyizinin reddine karar verilmesi ve bila tarihli söz konusu ek kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297’nci maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği; 6100 sayılı Kanunun 321’inci maddesinde, kararın tefhiminin, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşeceği, ancak zorunlu hallerde, hâkimin bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebileceği, bu durumda kararın yazılarak tebliğe çıkarılması gerektiği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gözetildiğinde, hükmün gerekçesinin yer almadığı 24.10.2013 günlü kısa karara ilişkin tefhim yeterli bulunmadığından, davalı Kurum yönünden temyiz süresinin, hükmün tebliğinden itibaren başlatılması gerekir. Gerekçeli kararın 26.11.2013 tarihinde davalı Kurum vekiline tebliğ edildiği gözetildiğinde, davalı Kurum vekilinin 05.11.2013 tarihli temyiz dilekçesi 8 günlük yasal süre içinde verilmiş olacağından; kısa kararın yüze karşı açıklandığı tarih esas alınarak, süre aşımı nedeniyle temyiz itirazının reddine dair bila tarihli ek kararın 6100 sayılı Kanunun geçici 3’üncü maddesindeki atıf gözetilip, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/son maddesi gereğince BOZULMASINA; 2-İşin esası yönünden yapılan incelemede;