11. Ceza Dairesi 2023/5146 E. , 2024/5288 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/6943 Değişik iş SUÇ : Sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.10.2022 tarihli ve 2022/17877 S
**11. Ceza Dairesi 2023/5146 E. , 2024/5288 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/6943 Değişik iş SUÇ : Sağlık mesleği mensuplarının gerçeğe aykırı belge düzenlemesi KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.10.2022 tarihli ve 2022/17877 Soruşturma, 2022/61359 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/6943 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 09.01.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/5920 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91969 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/91969 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 20/10/2022 tarihli ve 2022/17877 soruşturma, 2022/61359 sayılı kararı ile şüpheliler hakkında 31/08/2021 tarihli ve 2019/83344 soruşturma sayılı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinden bahisle mükerrer soruşturma yürütülemeyeceği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; 31/08/2021 tarihli kararın taksirle yaralama suçuna ilişkin olduğu, incelemeye konu kararda müşteki vekilinin taksirle yaralama suçunun yanı sıra olay tarihinde şüphelilerin sahte belge düzenlediklerini iddia ettiği, bu nedenle bu suça ilişkin olarak müştekinin ameliyatının yapıldığı olay tarihinde ameliyatı yapan doktorun aynı saatte hasta muayenesi yaptığının iddia edilmesi karşısında, ameliyatın yapıldığı tarihe ilişkin hastane kayıtları ile Bursa Sosyal Güvenlik Merkezinden ameliyatı yapan doktorun olay gününde katıldığı ameliyatlar ve hasta muayene işlemlerinin medula sistemi üzerinden getirtilmesi ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; suç tarihlerinde Bursa Özel ... Hastanesinde ameliyat olan şikâyetçinin doktorunun şüpheli ... olduğunun, buna karşılık 28.03.2019 tarihli ameliyata onun yerine şüpheli Doktor ...'ın girdiğinin, 15.04.2019 tarihli ikinci ameliyatta ise yalnızca yara debritmanı işlemi yapılacağı bildirildiği ve kayıtlarda da bu şekilde belirtildiği halde, şikâyetçinin bilgi ve rızası dışında başkaca işlemler de yapıldığının, her iki ameliyata ilişkin hasta kayıtlarında bu hususlara yer verilmeyerek önceki kayıtların değiştirildiğinin, 28.03.2019 tarihli ameliyatı yapan doktor olarak da şüpheli ...'ın tüm belgelere imza attığının, şüphelinin aynı saatlerde poliklinikte hasta kabul ettiğinin, bu hususun e-nabız kayıtlarından da anlaşılabileceğinin iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; "...Cumhuriyet Başsavcılığımızca toplanan delil, belge ve bilgilerin bir bütün olarak değerlendirilmesinde, tarafları, konusu ve suç tarihi aynı olan olaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığımızın 2019/83344 sırasında soruşturma yürütülerek 31/08/2021tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, açıklanan nedenlerle aynı olaya ilişkin mükerrer soruşturma yürütülemeyeceği..." şeklindeki gerekçeyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, belirtilen soruşturmanın şüpheliler hakkında "taksirle yaralama" suçuna yönelik iddialara ilişkin olması nedeniyle soruşturmaların mükerrer olduğundan söz edilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; suç tarihinde Bursa Özel ... Hastanesinin ilgili bölümünden sorumlu kişiler ile hasta kayıtlarını tutmakla görevli personelinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, şikâyetçinin ameliyat ve tedavi sürecine ilişkin tüm hasta kayıtları, raporlar, tedavi evrakları ve ameliyat defteri asıllarının getirtilmesi ile şüpheliler ... ve ...'ın mukayeseye esas imza ve yazı örnekleri temin edilerek, belgelerde yer alan ... adına atılı imzaların şüpheliye ait olup olmadığının belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması, Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak MEDULA sisteminde yer alan şikâyetçiye ait tüm kayıtlar ile şüpheli ...'ın 28.03.2019 tarihinde gerçekleştirdiği tüm tıbbi işlemlere ilişkin bilgilerin (ameliyat, muayene..vb) temin edilmesi, bu kayıtlar üzerinde herhangi bir değişiklik/iptal işlemi yapılıp yapılmadığının özellikle sorulması, Bursa 4. Tüketici Mahkemesinin 2019/294 Esas sayılı dosyası ile mükerrer olduğu belirtilen Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/83344 Soruşturma ve 2021/44355 Karar sayılı dosyalarının celp edilerek incelenmesi, bu soruşturmayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, sonucuna göre şüphelilerin eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 210 maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuna vücut verip vermeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 4. Sulh Ceza Hakimliğinin, 09.01.2023 tarihli ve 2022/6943 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.