T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1414 Esas KARAR NO: 2026/270 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 30/05/2024 NUMARASI: 2023/56 ESAS, 2024/167 KARAR DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1414 Esas KARAR NO: 2026/270 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 30/05/2024 NUMARASI: 2023/56 ESAS, 2024/167 KARAR DAVANIN KONUSU: Faydalı Model Belgesi (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ: 17/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, kuruluşuna kaynak teşkil eden 35 yıllık mimari ve estetik tecrübe ile yurtiçi ve yurtdışında büyük inşaat projelerinin çözüm ortağı olarak çalıştığını, yurtiçi ve yurt dışı projelerde suya yön veren süzgeç ve drenaj sistemlerinin geliştirilmesi, üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini, davaya dayanak TR ... nolu Faydalı Modelin, 09/05/2013 tarihinden itibaren müvekkili ... adına TPMK nezdinde tescilli olduğunu, ...'ın diğer müvekkilinin ortağı olması gözetilerek diğer müvekkiline 09/05/2013 tarihinden itibaren inhisari lisans hakkının tesis edildiğini, davacı ... adına tescilli, diğer davacı tarafından 09/05/2013 tarihinden bu yana lisans sözleşmesi ile kullanılan TR ... numaralı Faydalı Modelin davalı tarafça "... ürünü" adı altında benzerinin üretilip piyasaya sürülmek suretiyle faydalı model haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek davalının davacıya ait Faydalı Modelden kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, bu faaliyetin önlenmesine ve durdurulmasına, masrafı davalıdan alınmak suretiyle taklit ürünlere ve bu ürünlerin üretimlerinde münhasıran kullanılan kalıplara el konulmasına ve imhasına, 5.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla SMK'nun 151/2-a maddesi uyarınca 1.000,00 TL maddi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ... İnşaat şirketine ödenmesine, kararın masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVAYA CEVAP-KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin uzun yıllardır yalıtım sektöründe faaliyet gösteren, 1000'e yakın ürünüyle dünyanın 40 ülkesinde faaliyet göstererek bayileri bulunan bir şirket olduğunu, sektörün dünyadaki en büyük şirketlerden birisi olduğunu, davacı-karşı davalı tarafın; müvekkilinin kendisine ait olan faydalı model tescilli ürününü taklit ederek fikri mülkiyet haklarının zedelendiği iddiasında bulunduğunu, ancak müvekkilinin; sektörün öncü firması olması nedeniyle hiçbir zaman taklit eden konumunda olmadığını, her zaman ürünleri taklit edilen bir firma olduğunu, müvekkiline ait ürünün davacı-karşı davalıya ait faydalı modelin koruma kapsamında olmadığını belirterek, asıl davanın reddine, karşı dava açısından; davacılar-karşı davalıların 09/05/2013 tarihinde TR ... .... nolu faydalı model tescili yaptırdığını, bu tarihten itibaren ürünün ticarileştirilerek piyasaya sürüldüğünün iddia edildiğini, karşı davalının "..." isimli ürününün TPE'ne tescil başvurusu yapılmadan önce de yıllardır piyasada bulunan ve hemen tüm firmalarca kullanılan bir ürün olduğunu, bu yönüyle karşı davalının buluş iddiasının isabetsiz olduğunu, yenilik vasfı taşımayan bir ürün hakkında başvuruda bulunduğunu, https://www......adlı web sitesinde 23/11/2011 tarihinde dava dışı üçüncü kişi tarafından paylaşılmış bir video olduğunu, davacının faydalı model belgesi yenilik vasfı taşımayan buluşu nedeniyle 551 Sayılı KHK'nın 165.maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini velirterek, tüm bu nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü hukuki ve cezai talep ve hakları saklı kalmak üzere; karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalının TR ... ... Nolu FM tescilinin yenilik vasfını haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. KARŞI DAVAYA CEVAP:Davacı-karşı davalı taraf karşı davaya cevap dilekçesinde özetle, Hükümsüzlük davasının incelenmesi için müvekkilnin FM tescilinde yer alan iki bağımsız istemde korunan unsurların hükümsüzlük davasına dayanak gösterilen her bir referansta müstakil olarak açıklanması gerektiğini, aksi halde hükümsüzlük koşullarının oluşmayacağını, Davaya dayanak gösterilen videoda açıklanan ürünün ıslak zemin süzgecinin ise de, müvekkilinin tescilinde bağımsız istemde yer alan unsurları da bağımlı istemdeki unsurları da tam olarak içermediğini, bu çerçevede karşı davaya dayanak ürünün müvekkilinin FM tescilinin yenilik vasfını ortadan kaldırmadığı görülmekte, karşı davanın reddine ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, karar Dairemizin 2021/909 Esas - 2023/417 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/56 Esas 2024/167 Karar 30/05/2024 Tarihli kararı; "...Bu tespit sonrası TPMK kayıtları, taraflara ait ticari kayıtlar ve tüm dosya kapsamı ile davalı-karşı davalının satışını yaptığı "..." isimli üründe, davacı-karşı davalı ... adına tescilli, davacı-karşı davalı ...... şirketinin lisans sahibi olduğu TR ... numaralı faydalı modelde yer alan tüm unsurların mevcut olduğu, bu nedenle faydalı modelin koruma kapsamında kaldığı, davalı-karşı davacı şirketin bu şekilde davacı-karşı davalıların sınai mülkiyet haklarına tecavüz ettiği, Bu tecavüz dolayısıyla davacı-karşı davalı tarafın 551 sayılı KHK'nın İstanbul BAM. 16. HD'nin 2021/909 E. Ve 2023/417 K. Sayılı kaldırma kararında da belirtildiği üzere 551 sayılı KHK'nın 140. Maddesine göre faydalı modelden kaynaklı hakkı tecavüze uğrayan tarafın tecavüz edenin haksız rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edeceği kazancın gerçek zararı olacağı düzenlemesi ve davacı tarafın bu yöndeki talebi dikkate alınarak davacı kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi raporuna göre davacı tarafın gerçek zararının 121.243,10 TL olduğu, bu zarar yönünden davacının talep hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, 551 sayılı KHK'nın 137. Maddesine göre hakkı tecavüze uğrayan tarafın manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, dava konusu somut olayda az yukarıda ifade edildiği üzere davalı-karşı davacı tarafın davacı-karşı davalı tarafa ait faydalı model koruması altında bulunan hakkı ihlal eder ürün satışının sabit olduğu, yine davalı-karşı davacının kusurunun derecesi, tarafların ticari hacimleri dikkate alındığında talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu sonucuna varılmış ve manevi tazminat talebinin de bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, davacı-karşı davalı tarafın faydalı modelden kaynaklı haklarının 551 sayılı KHK kapsamında korunduğu, 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin özel kanunla korunması sebebiyle ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan 551 sayılı KHK'nın amacına aykırı olacağı, yorum güçlüklerine yol açacağıve özel koruma karşısında genel korumanın gereksiz olacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; A-Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davacı ... adına tescilli, davacı ...LİMİTED ŞİRKETİ tarafından lisans sözleşmesi ile kullanılan TR ... numaralı faydalı modelin davalı tarafça "..." adı altında benzerinin üretilip piyasaya sürülmek suretiyle DAVACILARIN FAYDALI MODELDEN KAYNAKLANAN HAKLARINA TECAVÜZ ETTİKLERİNİN TESPİTİNE, Tecavüzün ve haksız rekabetin ÖNLENMESİNE VE DURDURULMASINA, Masrafı davalıdan alınmak suretiyle davalıya ait tecavüze konu ürünlere ve ürünlerin üretimlerinde münhasıran kullanılan kalıplara EL KONULMASINA ve İMHASINA, 2-5.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihi olan 05.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 3-121.243,10 TL maddi tazminatın ihlal tarihi olan 05.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...LİMİTED ŞİRKETİ'ne ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE, 5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına,... B-Karşı davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; Haksız rekabete ilişkin iddia ve taleplerinin hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, ayrıca maddi tazminat talebinin hakkaniyete uygun bir artırım yapılarak değerlendirilmesi gerektiğini, faydalı model ihlal eyleminin temelinde haksız fiil bulunduğunu, eylemin ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini BAM kararından sonra dosyada yeniden hesaplama yoluna gidildiğini ve dosyaya alınan 06.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda maddi tazminat olarak talep edilebilecek miktarın 121.243,10 TL olduğu tespit edildiğini, hem raporlarda belirlenen miktarlar arasında cüzi bir fark olması hem de maddi tazminat talebinin dosyada yapılan hesaplamaya güvenilerek arttırılmış olması nedeniyle aradaki farkın Türk Borçlar Kanununun 50. vd. maddelerine göre mahkeme hakimi tarafından tamamlanması talep edildiğini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; Uyuşmazlık konusunun tamamen özel teknik bilgi, çözüm ve incelemeyi gerektirdiğini, ek rapor taleplerinin reddetmesinin hatalı olduğunu, 06/05/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundaki ...marka "......." ile TR ... "........."nin karşılaştırmalı teknik incelemesi hatalı olduğunu, raporda ...markalı ürünün renkli görsellerine yer verildiğini, görsellerde, davacı-karşı davalı tarafça mevcut olmadığı iddia edilen ayar klipsleri açık şekilde gözüktüğünü, ürünün kapsamında 2 adet raylı klips olduğu ürün kataloğundan anlaşıldığını, bilirkişilerce incelemesi yapılan somut üründe, üründe aslen varolan klipslerin çıkmış, çıkarılmış veya kaybolmuş olma ihtimali göz önünde bulundurulması gerektiğini, zira markanın kendi ürün kataloğunda üründe 2 adet klips olduğu bilgisi yer alırken aksini kabul etmek hakkaniyete aykırı olacağını, kararda da bu hususa ilişkin hiçbir gerekçeye yer verilmediğini, bilirkişi heyet raporunda yerel mahkemenin ara kararı uyarınca hesaplama yapılmadığını, 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda iki seçenekli hesaplama yapıldığını, Kar mahrumiyeti hesaplanırken bu tablo dikkate alındığı takdirde bilirkişi raporunca kanaat getirilen 121.243,10 TL kar mahrumiyetinin hayatın olağan akışını aykırı olduğunu, Tablodaki maliyet hesabı dikkate alındığında net satışının 4.021.318,32 TL olduğu dönemde net karının 32.050,07 TL olduğunun görüldüğünü, tabloyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla tablo dikkate alınarak 121.243,10 TL olarak belirlenen kar mahrumiyeti bedelinin fahiş olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava; Faydalı modelden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ve maddi manevi tazminat, Karşı dava; Faydalı modelin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.Karar, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl dava; davacı/karşı davalıların hak sahibi olduğu TR .... sayılı Faydalı Model tescilinden kaynaklanan haklarına tecavüz edildiğinin ve haksız rekabette bulunulduğunun tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası, karşı dava ise Faydalı Modelin yenilik özleliği bulunmadığı iddiasıyla açılan hükümsüzlük davasıdır.Dairemiz kaldırma kararında; Asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde SMK 151/2-a maddesine dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğu, tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibi davacının elde edebileceği muhtemel gelirin dikkate alınarak tazminat hesaplaması yapılması gerekliliğine işaret edilmiştir.Kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; 2014 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesi ekindeki gelir tablosundaki kar oranları dikkate alınarak ve davacının dosyaya sunduğu maliyet hesap verileri dikkate alınarak iki seçenekli hesaplama yapıldığı, ilk derece mahkemesince ikinci seçeneğe üstünlük tanınarak hüküm kurulduğu görülmüş ise de davacı tarafından sunulan maliyet hesabı verilerinin davacı şirkete ait ticari defter kayıtları ve dayanak belgeleri ile uyumlu olup olmadığı incelenmeden ve inceleme verilerine mali raporda yer verilmeden doğrudan hesaplama yapılması yerinde olmadığı gibi rapor mevcut hali ile denetimden uzak olduğu anlaşıldığından, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, karar kaldırma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair istinaf sebepleri yönünden bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı/karşı davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK nın 353/ 1- a-6 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu .. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../05/2024 tarih ve 2023/.... Esas, 2024/...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-Karar kaldırma sebep ve şekline göre, Davacı/karşı davalı vekilinin tüm, Davalı/karşı davacı vekilinin sair istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 5-İstinaf peşin harçlarının talepleri halinde taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasında davalı- karşı davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 2.338,80-TL (1.169,40 x 2) TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 340,00-TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.678,80-TL'nin davacı/karşı davalıdan alınarak davalı/karşı davacıya verilmesine, 7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/02/2026