İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih, 2021/997 Esas ve 2022/549 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle; ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uygun olarak hizmet alım ihalesi yapıldı…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3097 KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2022 NUMARASI : 2021/997 Esas ve 2022/549 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Rücuen Tazminat) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 13/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih, 2021/997 Esas ve 2022/549 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilleri dava dilekçesinde özetle; ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uygun olarak hizmet alım ihalesi yapıldığını ve davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili idare ile davalı şirketlerle imzalanan sözleşmeler gereğince çalışan işçilerden biri olan ... tarafından müvekkili idare aleyhine açılan tazminat ve alacak davasının dava dilekçesi içeriğinde 02/05/2014 tarihinden 31/12/2014 tarihine kadar ... bünyesinde çalıştığını, çalışma süresince alt işverenler değişse de çalışmasının kesintisiz devam ettiğini, iş akdinin haksız feshedilmesi nedeniyle .... İş Mahkemesi 2015/64 E. sayılı dosyasında iş akdinin feshinin geçersiziliğini, boşta geçen süreler için 4 aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine ve ayrıca süresi içerisinde başvuru halinde işe başlatmama tazminatının da 4 aylık brüt ücret olarak belirlenmesine karar verilip söz konusu kararın Yargıtay 9. HD 2017/8403 E, 2020/15498 K. sayılı karar ile kesinleşmesi üzerine fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 5.670-TL boşta geçen süre ücreti ve 5.670-TL işe başlatmama tazminatı tahsili için .... İş Mahkemesi'nin 2015/506 E. Sayılı dosyası ile talep ve dava edildiğini, .... İş Mahkemesi'nin 2015/506 E. Sayılı dosyası ile müvekkili idare aleyhine açılan davada davacının davasının kısmen kabulü ile 5.626,96-TL işe başlatmama tazminatı, 4.556,84 TL boşta geçen süre ücretinin faizleriyle birlikte müvekkili idareden tahsiline karar verildiğini, .... İş Mahkemesi'nin 2015/506 E. Ve 2016/200 K. Sayılı kararına istinaden alacak kalemleri ....lcra Müdürlüğü'nün 2016/7060 E Sayılı icra dosyalarıyla müvekkili idare aleyhine takibe konulduğunu, hizmet alımları tip şartnamesinin yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları başlıklı maddelerinde yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatı bu konuyu kanunun emredici hükümleri ve genel şartnamenin ilgili bölümünde belirtildiğini, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin ilgili bölümünde çalışanların özlük hakları başlıklı 38. Maddesinde "Yüklenici çalıştırdığı işçilerin işin yapılmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bir iş için mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlanacaktır." maddesine atıfta bulunmak sureti her türlü ödemenin yüklenici tarafından yapılacağı hüküm altına alındığını, bu hükümler ve sözleşme beraber incelendiğinde hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak iş akitlerinin sona erdirilmesi veya işe aide alınıp alınmaması gibi hususların değerlendirilmesi davalı şirkete ait olduğunu, davalıların yüklenici şirket olması dolayısıyla idaremiz ve davalı şirketler aleyhine açılan davalarda tüm ödemelerin bu şirketler tarafından yapılması gerektiğini, müvekkili idare ile davalı şirket kanundan doğan müteselsil sorumluluk gereğince işçiye karşı sorumlu iseler de taraflar arasında imzalan sözleşmelerin eki ve ayrılmaz parçası niteliğinde olan teknik şartnamenin ilgili maddesine göre iş ilişkisinde işçilerin özlük haklarından tamamen davalı şirketlerin sorumluluğu söz konusu olduğunu, müvekkili idarenin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığından TBK'nın 167. Maddesine göre ödediği miktarların tamamını davalı şirketten rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, bu nedenlerle; dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulünü, müvekkili idarece ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/7060 E. sayılı icra dosyasına yatırılan 15.615,60-TL alacak ile .... İş Mahkemesi 2015/506 sayılı dosyaya 150,00-TL gider avansı ve 521,71-TL onama harcı, 328,25-TL Temyiz Harcı (254,30-TL Temyiz Yoluna Başvuru harcı, 173,95-TL Temyiz Karar Harcı) olmak üzere davalılar yüzünden ödenen toplam 16.615,56-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi İle birlikte davalı şirketlerden sorumlulukları oranında tahsill ile idarelerine ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlere yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ve dilekçeye ekli olduğu belirtilen belge ve bilgilerin hiçbiri dava dilekçesinin ekinde müvekkillerine tebliğ edilmediğini, davacı dilekçesinde asıl işveren sıfatı ile istihdam ettiği dava dışı işçiye ödenen tazminat ve sair işçilik alacaklarının rücuen tahsilini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının müvekkiline rücu edebilmesi için yasada öngörülen 2 yıllık sürenin dolmuş olma ihtimaline binaen hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın dayanağı işçi alacağının rücuen tahsili olup müvekkili kendisine tazminat ödenen işçinin ihale süresi ile sınırlı olarak işvereni durumunda olduğunu, buna karşın davacı idarenin dava dışı işçinin asıl işvereni durumunda olduğu ise kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğunu, taraflar arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi gereğince müvekkil şirkete çalışanların kıdem tazminatları vs. işçilik hak ve alacaklarına karşılık olmak üzere idare tarafından herhangi bir ödeme de yapılmadığını, davacı yapılan ödemenin tamamının rücuen tahsilini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemece davacı idarenin yapmış olduğu ödeme nedeni ile rücu hakkı bulunduğu kabul edilecek dahi olsa bu miktar davacı tarafça yapılan ödemenin tamamı olmadığını, davacının dava konusu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu, mahkemenizce davanın kabulüne karar verilecek olması halinde temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabulü gerektiğini, işçi tarafından açılan davadan ve icra takibinden haberdar dahi olmayan müvekkillerinin böyle bir ödemenin varlığından da haberdar olmaları beklenemeyeceği gibi bu şekilde bir yükümlülük altına sokulmalarının da mümkün olmadığını, bu nedenlerle; 552. Sayılı yasanın 8. maddesi ile getirilen düzenleme uyarınca tazminat ödemelerinden sorumluluk münhasıran davacı idareye ait olduğundan müvekkil hakkındaki davanın reddini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde müvekkilinin yalnızca kıdem tazminatından ve dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönem - ücretle sınırlı olacak şekilde ve yine davacı ile birlikte yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulünü ile fazlaya ilişkin taleplerin reddini, yargılama harç ve giderleri ile mahkeme vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih, 2021/997 Esas ve 2022/549 Karar sayılı kararında, derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılması, ikinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın halen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olması olduğunu, bu iki koşulun birlikte bulunması halinde derdest bir davanın varlığı kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece yapılan incelemede ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/89 esas sayılı dosyası ile mahkeme dosyasının tarafları, müddeabihi ve dava sebebinin aynı olduğunu, bu nedenlerle; Ticaret Mahkemesi'nin 2020/89 esas sayılı dosyasının 03/06/2021 tarihinde karara çıktığını, kesinleşmediği görüldüğünü, davacı vekili her ne kadar davadan feragat ettiklerini bildirmiş ise de dava şartlarından olan derdestlik, davacının feragat talebinden önce değerlendirilmiş olup, davanın HMK'nın 114 ve 115. Maddeleri gereğince derdestlik nedeni ile usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uygun olarak hizmet alım ihalesi yapıldığını, davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkil idare ile davalı şirketlerle imzalanan sözleşmeler gereğince çalışan işçilerden biri olan ... tarafından müvekkil idare aleyhine açılan tazminat ve alacak davasının dava dilekçesi içeriğinde 02/05/2014 tarihinden 31/12/2014 tarihine kadar ... bünyesinde çalıştığını, çalışma süresince alt işverenler değişse de çalışmasının kesintisiz devam ettiğini, iş akdinin haksız feshedilmesi nedeniyle .... İş Mahkemesi 2015/64E. sayılı dosyasında iş akdinin feshinin geçersizliğine ve boşta geçen süreler için 4 aylık ücret ve diğer hakların ödenmesine ve ayrıca süresi içinde başvuru halinde başvuru halinde işe başlatmama tazminatının da 4 aylık ücret olarak belirlenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın Yargıtay 9. H. D.2017/8403 E. 2020/15498 K.sayılı karar ile kesinleşmesi üzerine fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.670-TL boşta geçen süre ücreti ve 5.670-TL işe başlatmama tazminatı tahsili için .... İş Mahkemesi 2015/506 E. sayılı dosyası ile talep edildiğini, .... İş Mahkemesi'nin 2015/506 E. Sayılı dosyası ile müvekkil idare aleyhine açılan davada, davacının davasının kısmen kabulü 5.629,96-TL işe başlatmama tazminatı, 4.556,84-TL boşta geçen süre ücreti’nin faizleriyle birlikte müvekkil idareden tahsiline karar verildiğini, .... İş Mahkemesi'nin 2015/506 E. ve 2016/200 K. Sayılı, kararına istinaden alacak kalemleri, ....İcra Müdürlüğünün 2016/7060 Sayılı icra dosyalarıyla müvekkil idare aleyhine takibe konulduğunu, işbu icra dosyasından yasal kesinti yapılmak üzere 15.615,60-TL yatırıldığını, .... İş Mahkemesi 2015/506 E. sayılı dosyaya 150,00-TL gider avansı ve 521,71-TL onama harcı, 328,25-TL Temyiz harcı yatırıldığını, bu harç ve ödemelerinin de ilgili şirketlerden tahsili gerektiğini, ihale sözleşmesi ve onun ayrılmaz parçası olan ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçiler idarenin değil kanunen yüklenicinin işçisi olduğunu, yani işçi alacaklarına ilişkin borç aslında yüklenicilere ait bir borç olup müvekkil idarenin söz konusu borçtan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. ve 3. maddeleri uyarınca müştereken ve müteselsilen asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu, idarenin sorumluluğu kanundan kaynaklanan (dış kaynaklı) bir sorumluluk olduğunu, bu sorumluluğun da sadece işçiye karşı olduğunu, yüklenicilere karşı iç ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluğu olmadığını, müvekkil idare ile davalı yüklenici arasındaki iç ilişki karşılıklı akdedilen sözleşmelere ve ekleri şartnamelere dayandığını, bu hükümler ve sözleşme beraber incelendiğinde hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak iş akitlerinin sona erdirilmesi veya işe iade alınıp alınmaması gibi hususların değerlendirilmesinin davalı şirkete ait olduğunu, davalıların yüklenici şirket olması dolayısıyla idaremiz ve davalı şirketler aleyhine açılan davalarda tüm ödemelerin bu şirketler tarafından yapılması gerektiğini, müvekkil idarenin herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığından TBK’nın 167. Maddesine göre ödediği miktarların tamamını davalı şirketten rücuen talep etme hakkına sahip olduğunu, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/2497 E. 2020/2808 K. ve 15/09/2020 tarihli kararıyla “işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir” şeklinde hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle; işçiye karşı yalnızca kanundan doğan sorumluluk nedeniyle ödemek zorunda kalınan meblağın tamamını davalı şirketlerden davacı işçiyi çalıştırdıkları süreler dikkate alınarak sorumlulukları oranında tahsilini talep etme zorunluluğu doğduğunu, istinafa konu gerekçeli kararda tarafça davadan feragat ettiğimize dair beyanda bulunduğu şeklinde gerekçelendirme yapılmışsa da böyle bir beyanlarının dosyada mevcut olmadığını, bu nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, mahkeme kararının müvekkil kurum aleyhine olan kısmının kaldırılmasına, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı yanın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih, 2021/997 Esas ve 2022/549 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı maddesine göre "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" dava şartıdır. Derdestlik, dava açılmasının usul hukuku bakımından ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Aynı konuda, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açılmış ve bu dava görülmekte ise, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün değildir. Aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati yoktur. Bu bağlamda, hukuken korunma ihtiyacı içinde bulunmadığından onun yapacağı iş, daha önce açmış olduğu davanın sonucunu beklemektir. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davacı ile davalı arasında arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı nezdinde çalışmış olan dava dışı işçi ... tarafından açılan .... İş Mahkemesi'nin 2015/506 Esas sayılı dosyasında hükmedilen işçi alacakları sebebiyle ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/7060 Esas Sayılı takip dosyasına müvekkili tarafından yapılan ödeme ile sözügeçen dava dosyasında müvekkilince yapılan masrafların davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, ancak davacı tarafça eldeki işbu davanın açıldığı 24/11/2021 tarihinden önce olmak üzere 23.11.2018 tarihinde ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/89 Esas Sırasına kayıtlı davada da aynı alacağın dava konusu edildiği, ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/89 Esas Sayılı dosyasında 03/06/2021 tarihinde karar verildiği, bu kararın 10/09/2024 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle istinafa konu dava açıldığı tarihte halen derdest olduğu, bu itibarla her iki dosyanın tarafları ve dava konusu ile talep sonuçlarının aynı olduğu, bu haliyle eldeki davada talep edilen alacak yönünden derdestlik dava şartına aykırılık bulunduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde oluşturulması uygun görülmüştür. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 tarih, 2021/997 Esas ve 2022/549 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/02/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır