Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6870 E. , 2024/5564 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6870 Karar No : 2024/5564 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bilkent Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Dav
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6870 E. , 2024/5564 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6870 Karar No : 2024/5564 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bilkent Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, ilişkili olunan üniversiteye bağış adı altında yapılan ödemenin kâr payı dağıtımı niteliğinde olduğundan kurum kazancından gider olarak indirim konusu yapılamayacağı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen geçici vergi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu vergi ziyaı cezalı geçici verginin matrah yönünden bağlı olduğu 2018 yılına ilişkin cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan dava, ... Vergi Mahkemesini... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı şirketin ... ... ... Üniversitesine ilgili dönemde bağış adı altında yaptığı ödemenin bağış değil, kâr payı dağıtımı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle reddedildiğinden kurumlar vergisine matrah yönünden bağlı bulunan geçici vergi üzerinden kesilen cezada da hukuka aykırılık görülmediği; öte yandan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceğinin hükme bağlandığı, dava konusu vergi ceza ihbarnameleri ile birlikte geçici vergi tarh edilmiş ise de mahsup süresi geçtiği için geçici vergilerin aranması mümkün bulunmadığından dava konusu geçici vergilerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, geçici vergi asıllarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığa konu vergi ziyaı cezalı geçici verginin matrah yönünden bağlı olduğu 2018 yılına ilişkin cezalı kurumlar vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusu üzerine Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf başvurusu kabul edilerek mahkeme kararı kaldırı kaldırılıp davanın kabulüne, 2018 yılına ait bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin kaldırılmasına karar verildiğinden, aynı gerekçe ve nedenlerle bu davaya konu cezalı geçici vergilerde de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun bu gerekçeyle reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmı kaldırılarak bu kısım bakımından da davanın kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin ortaklarına kar payı dağıtımı yapmamasına rağmen ortağı olan... Üniversitesine bağış adı altında ödemede bulunduğu, söz konusu ödemenin kâr payı dağıtımı olarak kabul edilmesi gerektiği hususunun davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporu ile tespit edildiğinden uyuşmazlığa konu cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına, ilişkili olunan üniversiteye bağış adı altında yapılan ödemenin kâr payı dağıtımı niteliğinde olduğundan indirim konusu yapılamayacağı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen geçici vergi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT:193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında, yapılan incelemeler sonucu, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10'u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti hâlinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmâlen geçici vergi salınacağı, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği düzenlenmiştir. Sözü geçen fıkrada, beyandaki noksanlığın bağlandığı %10 oranı, bu nedenle yapılması gereken vergilendirmenin ön koşuludur ve belirtilen oranı aşmayan noksan bildirimlerin, vergilendirme konusu yapılmaması amacıyla öngörülmüştür. Noksan bildirimin %10'u aşması hâlinde, beyan dışı bırakılan tutarın tümünün re'sen veya ikmâlen vergilendirmeye esas alınması, Vergi Usul Kanunu'nun 29 ve 30. maddelerinin gereğidir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen 2. fıkrada ise "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi yapılmıştır. Bu ek fıkranın gerekçesinde değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Yukarıda yer alan Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk haline getirildiği anlaşılmaktadır. Anayasanın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durum, Anayasa Mahkemesinin 18/10/2003 tarih ve E:2003/67, K:2003/88 sayılı kararında; hukukun üstünlüğünün egemen olduğu ve bireyin insan olarak varlığının korunmasını amaçlayan hukuk devletinde vatandaşların hukuk güvenliğinin sağlanmasının, hukuk devleti ilkesinin yerine getirilmesi zorunlu koşullarından olduğu ve hukukî güvenliğin, statü hukukuna ilişkin düzenlemelerde istikrar, belirlilik ve öngörülebilirlik göz önünde bulundurularak açık ve belirgin hukuk kuralları yürürlüğe koyup uygulayarak sağlanacağı şeklinde ifade edilmiştir. Bu kapsamda, idarelerce muhataplarına tebliğ edilecek olan idari işlemlerde, ilgililerden ödenmesi istenilen vergi ve ceza miktarlarının hiçbir tereddüte mahal vermeyecek şekilde açık ve anlaşılabilir nitelikte olması, ayrıca kanun yolu, merci ve sürelerin, söz konusu işlemler üzerinde belirtilmesi gerektiği tabiidir. Her ne kadar geçici vergiye ilişkin ihbarnamelerde, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının; yukarıda yer alan Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi gereğince tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamelerde zorunlu olarak yer aldığı belirtilse de; söz konusu ihbarnamelerde geçici vergiye yer verilmesi nedeniyle, davacı tarafından, daha sonra hakkında yapılacak işlemler yönünden açık ve anlaşılır olmayan bu kısmın da dava konusu edildiği, belirsizliğe neden olan ve gecikme faizinin hesaplanabilmesi için davalının sisteminden kaynaklanan bu durumun, davacıya yöneltilebilecek bir kusur oluşturmayacağı dikkate alındığında ve söz konusu verginin mahsup döneminin geçmiş olduğu da anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı idarenin, Bölge İdare Mahkemesi kararının geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince; Dava konusu cezalı tarhiyatın matrah yönünden bağlı bulunduğu ve davacı şirket adına re'sen tarh edilen 2018 yılı kurumlar vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kabul ederek, Mahkeme kararını kaldırıp davayı reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 21/10/2024 tarih ve E:2023/6872, K:2024/5563 sayılı kararı ile bozulduğundan ve bozma üzerine verilecek karar bu davanın sonucunu da etkileyeceğinden, Bölge İdare Mahkemesince bu husus gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:... K... sayılı kararının geçici vergilere ilişkin kısmının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA, vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.