Ceza Genel Kurulu 2016/757 E. , 2018/187 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 12.06.2014 Sayısı : 56-231 Kasten öldürme suçundan sanık ...'in, TCK’nun 81/1, 62/1, 53/1, 54/1 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.06.2014 gün ve 56-231 sayılı resen temyize tabi hükmün sanık müdafii tarafından da temyiz edilme…
**Ceza Genel Kurulu 2016/757 E. , 2018/187 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Günü : 12.06.2014 Sayısı : 56-231 Kasten öldürme suçundan sanık ...'in, TCK’nun 81/1, 62/1, 53/1, 54/1 ve 63. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.06.2014 gün ve 56-231 sayılı resen temyize tabi hükmün sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 07.12.2015 gün, 4572-6010 sayı ve oyçokluğuyla TCK'nun 53. maddesinin uygulanması yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, Daire üyeleri D. Kahveci ve C. Topaktaş ise; "Sanıkla maktulün yakın arkadaş oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, olay günü sanığın tüfekle oynarken tüfeğin ateş alması sonucu ölüm neticesinin meydana geldiği anlaşılmaktadır. Kast bilerek ve istenerek bir neticenin gerçekleştirilmesidir. Olası kast ise öngörülen ancak istenmeyen bir netice olmasına rağmen fiilin işlenmesidir. Olası kastın varlığını kabul edebilmemiz için istenmeyen neticeye kayıtsız kalınmalı, eylemin sonucuna katlanılmalıdır. Olayımızda sanığın, maktule karşı bilerek ve isteyerek hareket yaptığı sabit değildir. Eylemi, sanığın savunması gibi kabul ettiğimizde, sanık tarafından istenmeyen bir neticenin meydana geldiği, sanığın kayıtsız kalarak fiili işlediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle eylem olası kastla öldürme suçunu oluşturduğundan, sayın çoğunluğun eylemin doğrudan kastla işlendiğine dair görüşüne katılmıyoruz" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 08.03.2016 gün ve 290956 sayı ile; "...Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bahse konu kararında karşı oy kullanan üyelerin karşı oy gerekçelerinde de belirttikleri üzere, sanıkla maktulün yakın arkadaş oldukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı, olay günü sanığın tüfekle oynarken, tüfeğin ateş alması sonucu ölüm neticesinin meydana geldiği anlaşılmaktadır. Kast bilerek ve istenerek bir neticenin gerçekleştirilmesidir. Olası kast ise öngörülen ancak istenmeyen bir netice olmasına rağmen fiilin işlenmesidir. Olası kastın varlığını kabul edebilmemiz için istenmeyen neticeye kayıtsız kalınmalı, eylemin sonucuna katlanılmalıdır. Olayımızda sanığın, maktule karşı bilerek ve isteyerek hareket yaptığı sabit değildir. Eylemi, sanığın savunması gibi kabul ettiğimizde, sanık tarafından istenmeyen bir neticenin meydana geldiği, sanığın kayıtsız kalarak fiili işlediği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle eylem olası kastla öldürme suçunu oluşturduğundan 5237 sayılı TCK'nun olası kastı düzenleyen 21/2. maddesinin uygulanması gerektiği" düşüncesiyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.