Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/10628 E. , 2024/2066 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/10628 Karar No : 2024/2066 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Müdürlüğü / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işlem…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/10628 E. , 2024/2066 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/10628 Karar No : 2024/2066 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ... Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA 2- ... Müdürlüğü / ANKARA Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut delile dayanmadan tesis edilen dava konusu işlemde takdir yetkisinin yerinde kullanılmadığı ve gerekçe yükümlülüğünün yerine getirilmediği, kurum kanaatine dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, ceza soruşturmasında KYOK kararı verildiği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak, içeriğinin belirsiz nitelikte olduğu ve hukuki temelinin olmadığı, kamu görevinden çıkarma işleminin ceza hukuku anlamında bir ceza olduğu, ceza hukuku ilkelerinin somut uyuşmazlığa uygulanması gerektiği, yürütme ve yasama makamları tarafından yargı yetkisinin kullanıldığı, savunma hakkı tanınmadan ve disiplin soruşturması yapılmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemle özel yaşama ve aile hayatına saygı hakkının, adil yargılanma hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının ve çalışma hakkının ihlal edildiği, masumiyet karinesi, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkelerine aykırı hareket edildiği, fişleme dosyası gerekçe gösterilerek verilen kararının isabetsiz olduğu, FETÖ/PDY ile olan irtibatının 2010 yılı sonlarından 2013 Temmuz ayı arasında gerçekleştiği, o tarih itibariyle terör örgütü olarak değerlendirilmeyen yapı içerisinde yer alması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasının usul ve yasalara aykırı olduğu iddia edilmektedir. Davalı İdarelerin Savunma Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Öte yandan, İdare Mahkemesi kararında; "...kendine özgü bir yapılanma modeli sergileyen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün elinden sadır olan dijital veri niteliğindeki veri inceleme raporu içeriğinde davacının "SC" ve SCD" olarak kodlandığı ve bunun anlamının da örgüt literatüründe "17/25 Aralık sürecinden etkilenmiş FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya ikinci derecede yakın kişileri" ifade ettiği..." şeklinde tespite yer verilmiş ise de, dosyada yer alan mevcut bilgi ve belgelerden davacının SCB olarak kodlandığı görülmekle, İdare Mahkemesince bu hususun sehven yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.