Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş tarafından ... nolu ... Paket Sigorta Poliçesi ile 09/02/2016 - 09/02/2017 tarihleri arasında sigortalı bulunan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin faaliyet gösterdiği "... " adresindeki işyeri 15/09/2016 tarihinde davalı ...'ye ait ana su şebekesindeki arıza nedeniyle sızan suların sigortalı işyerine siyaret sonucunda hasara uğradığını, bu nedenden dolayı yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket nezdinde açılan ... no lu hasar dos
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşideci ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. Olan ... AŞ. Şahinbey şubesine ait ... seri nolu 21.11.2018 keşide tarihli 87.000,00 TL bedelli çekin müvekkilinin emrine keşide edildiğini, çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/936 Esas sayılı dosyasında icra dairesinin yetkisi ile çekteki ciranta imzasına yönelik itirazda bulunulduğunu, mahkemece 08.01.2019 tarihli kararla yetki itirazının kabul edilerek müvekkiline yönelik takip nedeniyle İzmir İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine, talep halinde davacı borçlu hakkındaki dosyasının tefriki ile Büyükçekmece İcra Müdürlüğüne gönderilmesine ilişkin kararın kesinleştiğini, buna rağmen davalı vekilince İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden ihtiyati haciz kararı alarak takip dosyasında müvekkilinin mal varlığı hakkında ihtiyati haciz uygulandığını, davalı vekilinin yetkisizlik kararını bilmesine rağmen talep ettiği ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, mahkemece itirazın duruşmalı olarak incelenmesine karar verildiğini, mahkemece yapılacak duruşma sonrası itirazın kabul edilerek ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verileceğini, ancak müvekkilinin hesaplarında bloke bulunması nedeniyle İzmir .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında talep edilen 115.649,01 TL'sının 28.01.2019 tarihinde ödenerek hacizlerin kaldırıldığını, borçlunun kötü niyetli davranışları nedeniyle müvekkilinin yüklü miktarda ödeme yapmak zorunda kaldığını, takip konusu çekin müvekkiline gönderilirken kargoda kayıp olduğunu, çekin zayi nedeniyle iptali için Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/987 Esas sayılı doyasında dava açıldığını, mahkemece tedbir kararı verilmesi nedeniyle muhatap bankaca davalıya ödeme yapılmadığını, çekteki müvekkiline atfen atılan imza ve kaşenin sahte olduğunu, çekteki imzanın sahte olması nedeniyle müvekkilinin kambiyo senedinden sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, müvekkilince icra veznesine ödenen 115.649,01 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline, takibin kötü niyetli olması nedeniyle % 20'den az olmamak üzere icra kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sadece borcunu ödemeden borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabileceğini, bu davada sadece borçlu olmadığının tespitini talep edilebileceğini, bu davada yapıldığını iddia edilen ödemelerin tahsilin bu davada talep edilemeyeceğini, takibin iptalinin de bu davada istenmeyeceğinden davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin ilgili kanunlar gereğince kurulan faktoring şirketi olduğunu, keşideci ... A.Ş.tarafından davacı emrine keşide edilen ... A.Ş.ye ait çekin yetkili hamili olan ... Şirketi ile müvekkili arasında düzenlenen faktoring sözleşmesi uyarınca çekin iktisap edildiğini, keşide tarihinde ibraz edilen çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle çekin takibe konu edildiğini, imza inkarının yerinde olmadığını, ciranta imzasının davacı şirket yetkililerine ait olduğun, bunun yanı sıra davacının keşideci ile ticari ilişkisinin bulunduğunu da kabul ettiğini, keşidecinin de zayi nedeniyle çek iptali dosyasına sunduğu beyanda, çekin davacıya telim edildiğinin belirtildiğini, davacının iddiasının aksine çekin kargoda zayi olmadığını ve keşideci tarafından çekin davacıya teslim edildiğini, davacının buradaki beyanlarının zayi nedeniyle çek iptali istenen dosyadaki beyanlarla çeliştiğini, iptal davasında çekin ne şekilde zayi olduğunun bilinmediğinin ileri sürülmesine rağmen, sonradan çekin kargoda çalınığının beyan edildiğini, değerli gönderinin kargoyla gönderilirken üçüncü kişilerin eline geçmesini önleyecek şekilde gönderilmesi gerektiğini, müvekkilinin iktisabında ağır kusuru veya kötü niyetinin bulunmaması nedeniyle korunması gerektiğini, müvekkilinin iktisabında ağır kusuru veya kötü niyetinin bulunduğunun davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, çekin yasal gereklilikler yerine getirilerek iktisap edildiğini savunarak, davacının usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.