Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 05/11/2018 tarihinde imzalanan "... İş ve Alışveriş Merkezi Reklam Alanları Kullanım Hakkı Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmesi kapsamında davalının kendilerine ait olduğunu iddia ettiği bölüme reklam vereceklerinin kararlaştırıldığını, panonun boş kalması halinde müvekkilinin davalıya aylık 3.000,00 TL ücret ödeyeceğinin belirtildiğini, ancak reklam verilecek panonun gerçek mülk sahibinin başkası olduğunu ve
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla borçlu davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü .../... E. sayılı takip dosyasından takibe geçilmiş ancak borçluların borca itirazı sonucu ile takip durdurulmuş bulunduğunu, davalı söz konusu icra takibine müvekkiline hiçbir borcu bulunmadığı iddiası ile haksız yere ve kötü niyetli olarak, icra takibini sürüncemede bırakmak maksadıyla itiraz ederek takibi durdurduğunu, haksız ve kötü niyetli olan borçlunun itirazlarının iptali gerektiğini, ... Limited Şirketi'nin, davalı ... Ltd. Şti. 'den 20.07.2017 tarih ...-... seri numaralı faturadan ve 10.08.2017 tarih ...-... seri numaralı faturadan kaynaklanan toplam 57.500 TL. alacağı olduğu cari dökümandan görüldüğünü, ... Ltd. Şti. ile müvekkili ... arasında 05/09/2018 tarihinde alacağın devri sözleşmesi yapılması sonucu ... alacaklı konumuna geçtiğini, genel olarak borç ilişkisi, kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye ait olduğunu, müvekkil adına zorunlu arabuluculuk müessesesine başvurulmuş ancak arabuluculuk toplantıları olumsuz sonuç verdiğini, taraflar arasında son toplantı 25/02/2020 tarihinde yapılmış ve anlaşma sağlanmadığını, davacı müvekkili adına İzmir ... İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı takip dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, karşı yanın icra takibine borcu olmadığından bahisle itiraz etmesi sonucu icra takip dosyası ile talep edilen haklı bir alacağın davalı/borçlu tarafından yapılan kötü niyetli ve haksız itiraz sonucu sekteye uğraması müvekkili nezdinde hak kaybı yaşanmasına sebebiyet verdiğini, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun takibe, borca ve ferilerine ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile, davalı-borçlu şirket aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, usul ve yasaya uygun takibin devamına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.