T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2338 KARAR NO : 2026/966 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI : 2025/235 E - 2025/413 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 07/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan incelem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2338 KARAR NO : 2026/966 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE ... MAHKEMESİ TARİHİ: 13/05/2025 NUMARASI : 2025/235 E - 2025/413 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 07/04/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili banka ile davalı arasında 03.02.2014 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme süresince doğan tüm kira bedellerinin eksiksiz olarak ve süresi içerisinde müvekkili tarafından ödendiğini, sonrasında kiralanan ve davalı şirket ile ilişiğin kesildiğini, Müvekkili ile dava dışı ... ... A.Ş arasında 28.03.2011 tarihinde Kira sözleşmesi ve 11.03.2013 tarihinde ek sözleşme imzalandığını, Davalı ile imzalanan 03.02.2014 tarihli sözleşme sona ermesine ve kiralanan tahliye edilmesine rağmen, dava dışı ..... A.Ş ile olan 28.03.2011 tarihli sözleşme uyarınca 31.03.2014- 30.03.2015 dönemine ait 31.704,43 TL ve 31.03.2015 - 30.03.2016 dönemine ait 29.437,88 TL tutarındaki kira bedellerinin sehven davalı şirkete ait hesaba ödendiğini, bu suretle davalının sebepsiz şekilde zenginleştiğini, Sehven yapılan bu ödemenin, müvekkili tarafından 08.06.2017 tarihinde tespit edildi- ğini ve davalı şirkete elektronik posta ve telefon yoluyla durum bildirildiğini, ancak davalının 31.704,43 TL ve 29.437,88 TL olmak üzere toplam 61.142,31 TL tutarındaki ödemeyi müvekkili bankaya iade etmediğini, Söz konusu alacak için müvekkili tarafından davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı taraf ödeme yapmadığından İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının söz konusu ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu,Davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; İtirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalının % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, talep hakkının zamanaşımına uğradığını,Davacının, iadesini talep ettiği ödemelerin 25.03.2014 ve 24.04.2015 tarihlerine ait ol- duğunu, davacının kiralananı, 30.06.2016 tarihinde tahliye ettiğini, yani taraflar arasındaki kira söz- leşmesi ve buna bağlı olan ödeme ilişkisinin 30.06.2016 tarihi itibariyle sonlandığını, buna karşılık davacının “ödemelerin sehven yapıldığını 08.06.2017 tarihinde tespit ettiğini” iddia ettiğini, davacının bir tacir , bundan da öte mali kayıtları ve ödeme bilgilerini sağlıklı şekilde tutması gereken bir banka olduğunu, bir banka tarafından aynı hesaba 1 yıl ara ile iki kez yanlış ödeme yapılması ve bu yanlış- lığın ikinci ödeme üzerinden 2 yıldan fazla süre geçtikten sonra fark edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ödemelerin sehven yapıldığı kabul edilse dahi ; davacının ticari niteliği ve denetim mekanizmaları dikkate alındığında ; yapıldıktan hemen sonra, en geç ; kira sözleşmesi'nin sona erdiği ve kiracılık dönemine ilişkin kayıtların/ödemelerin gözden geçirildiği 30.06.2016 tarihinde, geri isteme hakkını öğrendiğini, aynı bedeli, önce (dava dışı) ... ... A.Ş.'den isteyen ve o takipte itirazla karşılaşınca, hasım değişikliği ile 1,5 yıl sonra yeni bir takip yapan davacının süre konusunda çok hassas olmadığının anlaşıldığını, Bu veriler ışığında ; icra takibine geçildiği 22.02.2019 tarihi itibarı ile, sebepsiz zengin- leşmeyi fark etmesinin üzerinden 2 yıldan fazla zaman geçtiğini,Ayrıca Kira Sözleşmesi'nin yürürlükte olduğu dönem itibariyle ; kiracının (davacının), kira sözleşmesi kapsamında ödemekle yükümlü olduğu kira bedeli, ortak alan giderleri vd. Gibi bir- den fazla borç bulunduğunu, kiracıya bu yükümlülükler kapsamında gönderilen faturalar ve kiracının yaptığı ödemelerin müvekkili şirketin cari hesap dökümünde kayıtlı olduğunu, taraflar arasındaki davaya konu dönemlere ilişkin cari hesap kapsamındaki “tahakkuk” ve “ödeme” bilgileri birlikte değer- lendirildiğinde; davacının sebepsiz zenginleşme iddiasının asılsız olduğunu beyanla, Davanın reddini, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davacının kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: " Davanın KABULÜNE; davalının İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına.İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 si olan 12.228,46 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Sehven yapıldığı iddia edilen ödemelerin, davacı talebi doğrultusunda dava dışı .... A.Ş. hesabına aktarıldığını, mahkemece bu hususun gözetilmediğini ve davanın zamanaşımına uğradığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, sebepsiz zengineşmeden kaynaklanan alacağın tahsili hususunda girişilen takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamından; Davacı ile davalı arasında 03.02.2014 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiği, bilahare bu sözleşmenin sona erdiği, davacının taşınmazı 30.06.2016 tarihinde tahliye ettiği ve davalı şirket ile ilişiğini kestiği, Davacının bundan ayrı olarak dava dışı ... ... A.Ş ile 28.03.2011 tarihli kira sözleşmesi ve 11.03.2013 tarihinde ek Sözleşmeyi akdettiği, 28.03.2011 tarihli sözleşme uyarınca ... ... A.Ş hesabına yatırılması gereken 31.03.2014- 30.03.2015 dönemine ait 31.704,43 TL ve 31.03.2015 - 30.03.2016 dönemine ait 29.437,88 TL tutarındaki kira bedellerinin sehven davalı ....A.Ş. hesabına yatırıldığı,Yapılan bu hatanın davacı tarafından 08.06.2017 tarihinde tespit edilmesi üzerine duru- mun davalı tarafa elektronik posta ve telefon yoluyla bildirildiği,ayrıca ihtarname gönderildiği,Davalının iadeden kaçınması nedeniyle davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılarak, 61.142,31 TL asıl alacak + 8.933,89 TL işlemiş faizden ibaret toplam 70.076,20 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davalının itirazı üzerine takip durduğundan eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Zamanaşımı ile ilgili olarak;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 82. maddesinin birinci fıkrasına göre; sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. İki yıllık zamanaşımı süresi, hak sahibinin, mal varlığındaki eksilmeye yol açan işlemi ve sebepsiz zenginleşeni tam olarak öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.Eldeki davada, davacının davalı tarafa sehven ödeme yapıldığı hususu 08.06.2017 tarihinde tespit ettikleri yönünde beyanda bulunduğu, (dosya kapsamında aksi yönde bilgi ve belge bulunmadığı), söz konusu alacak ile ilgili olarak davalı aleyhine 22.02.2019 tarihinde başlatıldığı gözetildiğinde takip tarihi itibariyle TBK 82 .maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır."Sehven yapıldığı iddia edilen ödemelerin, davacı talebi doğrultusunda dava dışı .... A.Ş. hesabına aktarıldığı" savunmasına ilişkin olarak;Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.Haklı bir neden olmaksızın başkasının malvarlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK m. 77).Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir.Kural olarak ,sebepsiz zenginleşme davası kişisel nitelikte bir davadır. Yalnız zengin- leşen borçlu ve mirasçıları aleyhine açılabilir. Bu itibarla, borçlu, karışma veya birleşme gibi bir sebeple mülkiyetini sebepsiz kazandığı bir şeyi, üçüncü bir kişiye devretmiş ise, alacaklı hak sahibi üçüncü kişiye, kişisel nitelikte olduğu için, sebepsiz zenginleşme davasını açamaz. Eş söyleyişle, sebepsiz zenginleşmede " dolaysızlık şartı " aranmaktadır. Fakirleşme ile zenginleşme arasındaki ilişkinin dolaysız olması gerekir. Dolaysızlık şartı, sebepsiz zenginleşmenin önce birinin mal varlığında gerçekleşip sonra başkasının mal varlığına aktarılması durumunda iade talebine izin vermez. (Yargıtay 3 Hukuk Dairesi'nin 2022/1990 E- 2022/8742 15/11/2022 tarihli ilamı bu yöndedir.)Eldeki davada, davalı her ne kadar davacı tarafça yapılan ödemelerin dava dışı şirkete aktarıldığını iddia etmiş ise de, sebepsiz zenginleşmede dolaysızlık şartı ve şahsilik ilkesi ,ayrıca bu aktarımın davacının bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı hususunu ispata yarar delil ibraz edilmemesi karşısında davalının bu savunması itibara şayan görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 4.786,91 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.196,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.590,18 TL'nin istinaf edenden bu taraftan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/04/2026