(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/13367 E. , 2007/1028 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılarla aralarında 6.9.1999 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini,taşınmazın üzerine ticari alı…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/13367 E. , 2007/1028 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılarla aralarında 6.9.1999 tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini,taşınmazın üzerine ticari alışveriş merkezi yapılıp 2042 yılına kadar işletmek üzere anlaştıklarını, sözleşmenin D1 maddesi gereğince, plan, proje ve ruhsatının sözleşmenin imzalandığı 6.9.1999 tarihinden itibaren 9 gün içinde tesliminin gerektiğini, 12.maddesi gereğince de kiranın başlangıç tarihinin ruhsatın alınıp kiracıya verilme tarihi olduğunu, ancak 2 yıl geçmesine rağmen ruhsatın verilmediğini ileri sürerek kira sözleşmesinin feshi,70 000 USD cezai şart ile fazla haklarını saklı tutularak 2.000.000.000 TL kar mahrumiyetinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, mülkiyet belediyeye intikal etmediği için tapusuz yere ruhsat verilemediğini, davalı ... Belediyesi ise sözleşmenin geçersiz olup kendilerini bağlamadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, sübuta ermeyen davanın reddine,kira sözleşmesinin feshine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Mahkemece tefhim edilen kısa kararda açıkça “sübuta ermeyen davanın reddine” karar verildiği yazılı olduğu halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “sübuta ermeyen davanın reddi ile birlikte “Sözleşmenin feshine” denilmiştir. Esas karar tefhim edilen kısa karardır. Mahkemece kısa kararda davanın tümden reddine karar verilmiş iken, gerekçeli kararda 2006/13367-2007/1028 davacının talebi doğrultusunda sözleşmenin feshine denmiş olması nedeniyle; kısa kararla gerekçeli karar birbirinden farklı olduğu gibi hüküm de kendi içinde çelişmektedir. Gerekçeli karar kısa karara uygun olmalıdır. Bu nedenle önceki kararla bağlı kalınmaksızın bir karar verilmesi gerekir. 10.4.1993 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da bu yöndedir. Bu durumda kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olmaması nedeniyle hüküm bozulmalıdır. 2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.