Başvurucu, 1973 yılında genel arazi kadastrosu ile kesinleşen tapu kaydına güvenerek satın aldığı ve adına tapu siciline tescil edilen taşınmazların, 2000 yılında yürütülen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, Orman Genel Müdürlüğünün açtığı tapu iptali ve tescil davası sonucunda taşınmazlarının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, 1973 yılında genel arazi kadastrosu ile kesinleşen tapu kaydına güvenerek satın aldığı ve adına tapu siciline tescil edilen taşınmazların, 2000 yılında yürütülen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, Orman Genel Müdürlüğünün açtığı tapu iptali ve tescil davası sonucunda taşınmazlarının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 28/1/2013 tarihinde Samsun Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 20/2/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Samsun ili, Atakum ilçesi, Büyükomca mahallesinde bulunan taşınmaz 1973 yılında yapılan kadastro tespiti sonucu 765 sayılı parsel adı altında Hüseyin ve Yılmaz Arslan adlarına tespit ve tapu siciline tescil edilmiştir. İmar uygulaması sonucu bu parselden ifrazen oluşan 5097 ada 2 ve 3 numaralı parsellerde kayıtlı taşınmazlar satış işlemi sonucu başvurucu adına tapu siciline tescil edilmiştir. Taşınmazların bulunduğu yerde yürütülen ve 21/1/2001 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu çalışmasında başvurucunun taşınmazlarının orman sayılan yerlerden olduğu tespiti yapılmıştır. Orman Genel Müdürlüğü tarafından Samsun Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil davasında, başvurucunun taşınmazının orman sayılan yerlerden olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, bu nedenlerle tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescili istenmiştir. Mahkeme, 21/7/2011 tarih ve E. 2011/160, K. 2011/311 sayılı kararında, 5097 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen, 5097 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının ise tamamen iptaline, taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tapu siciline kayıt ve tesciline hükmetmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 24/5/2012 tarih ve E.2012/1889, K.2012/7875 sayılı ilamıyla hüküm onanmıştır. Karar düzeltme istemi ise aynı Dairenin 24/12/2012 tarih ve E.2012/12532, K.2012/14916 sayılı kararıyla reddedilmiştir. B. İlgili Hukuk 22/11/2001 tarih ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder. Devletin sorumluluğuna ilişkin davalar, tapu sicilinin bulunduğu yer mahkemesinde görülür.”