Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2628 E. , 2024/1969 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2628 Karar No : 2024/1969 DAVACI : ... Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_KONUSU : 15/09/2023 tarih 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin öncelikle yetki unsuru ve eksik düzenleme yönünden tümünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde 4. maddesinin 1. fıkr…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2628 E. , 2024/1969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2628 Karar No : 2024/1969 DAVACI : ... Odası Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA DAVANIN_KONUSU : 15/09/2023 tarih 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin öncelikle yetki unsuru ve eksik düzenleme yönünden tümünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (m), (ü) ve (v) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 2., 3., 6., 7., 8. ve 12. fıkralarının, 12. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması ile Yönetmeliğin dayanağı olan Tarım Kanunu'nun 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun olmayan dava dilekçesinin reddine yönelik Dairemizin 20/02/2024 tarih ve E:2024/617, K:2024/264 sayılı kararı üzerine yenilenen dava dilekçesinde aynı yanlışlığın yapıldığı görüldüğünden, anılan Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca incelenerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 16/11/2023 tarih ve E:2023/6027, K:2023/7038 sayılı kararıyla, dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısımları arasında uyumsuzluk olduğu, "konu" kısmında iptali istenildiği belirtilen Yönetmeliğin 4. maddenin 1. fıkrasının (r) bendi yönünden dilekçe içeriğinde herhangi bir hukuka aykırılık iddiasına yer verilmediği gibi "sonuç" kısmında da iptalinin istenilmediği; yine dilekçenin "konu" kısmında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemine yer verilmesine rağmen, "sonuç" kısmında 5. maddesinin 1. fıkrasının yalnızca 2. cümlesine yönelik iptali isteminde bulunulduğu; ayrıca dilekçe içeriğinde dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 8. maddesinin 4. fıkrası ve 10. maddesinin 5. fıkrası ile 14. maddesinin 1. fıkrası yönünden eksik düzenleme iddialarının ileri sürülmesine rağmen bu maddelere yönelik olarak iptal isteminde bulunulmadığı, ancak Yönetmeliğin bütünü yönünden eksik düzenleme iddiasıyla iptal istemine yer verildiği anlaşıldığından, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, "Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik"in yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımların dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı tarafından yenilen dilekçe üzerine Dairemizin 20/02/2024 tarih ve E:2024/617, K:2024/264 sayılı kararıyla, bu kez dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısımlarının birbiriyle uyumlu olduğu, ancak dilekçenin içeriğinin, "konu" ve "sonuç" kısımlarıyla uyumsuz olduğu, dilekçe içeriğinde Yönetmeliğin 2. maddesinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 8. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 5. fıkrasının, 14. maddesinin 1. fıkrasının eksik düzenlendiği iddia edilmesine rağmen dilekçenin "konu" ve "sonuç" kısımlarında anılan düzenlemelerin iptalinin istenilmediği, Yönetmeliğin bütününün yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalinin istenebilecek olmasına rağmen, yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırılık iddiasına yer verilmeksizin eksik düzenleme iddiasıyla Yönetmeliğin bütününün iptalinin istenildiği, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği buna göre Yönetmeliğin yetki veya şekil yönünden tamamının iptali isteniliyor ise, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımların dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, eksik düzenleme yapıldığı iddiasıyla iptali istenilen maddelerin/kısımların da açıkça belirtilmesi ve bunlara yönelik iptal talebine yer verilmesi, iptali istenilen düzenlemelerin hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerektiği gerekçesiyle yeniden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Anılan kararın 20/04/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine 08/05/2024 tarihinde verilen yenileme dilekçesiyle, 15/09/2023 tarih 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin öncelikle yetki unsuru ve eksik düzenleme yönünden tümünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (m), (ü) ve (v) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 2., 3., 6., 7., 8. ve 12. fıkralarının, 12. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması ile Yönetmeliğin dayanağı olan Tarım Kanunu'nun 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle bakılan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında ise, dava dilekçesinin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; Dairemizin 20/02/2024 tarih ve E:2024/617, K:2024/264 sayılı dilekçe ret kararında, dava dilekçesinin içeriğinin, "konu" ile "sonuç" kısımlarıyla uyumsuz olduğu, Yönetmeliğin 2. maddesinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 8. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 5. fıkrasının, 14. maddesinin 1. fıkrasının iptalinin istenilip istenilmediğinin anlaşılamadığı, Yönetmeliğin bütününün yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalinin istenebilecek olmasına rağmen, yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırılık iddiasına yer verilmeksizin eksik düzenleme iddiasıyla Yönetmeliğin bütününün iptalinin istenildiği, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesine yer verildiği görülmektedir. Anılan karar üzerine yenilenen işbu davaya ait dilekçede ise, yine bir önceki dava dilekçesinde olduğu gibi "konu" ve "sonuç" kısımlarında 15/09/2023 tarih 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin öncelikle tümünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (m), (ü) ve (v) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 2., 3., 6., 7., 8. ve 12. fıkralarının, 12. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması ile Tarım Kanunu'nun 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasının istenildiği, ancak dilekçe içeriğinde reddine karar verilen önceki dilekçeyle benzer şekilde dava konusu Yönetmeliğin eksik ve çelişkili düzenlemeler içerdiğinden bahisle tamamının iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Yönetmeliğin 2. maddesinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 8. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 5. fıkrasının eksik düzenleme içerdiği iddiasına yer verilmesine rağmen anılan maddeler yönünden iptal istemine yer verilmediği, benzer şekilde Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının da eksik düzenlendiği belirtilerek Yönetmeliğin tümümün iptal edilmesinin gerektiği iddiasına yer verildiği, sonuç olarak yenilenen dilekçede de aynı yanlışlığın yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; Dairemizin 20/02/2024 tarih ve E:2024/617, K:2024/264 sayılı dilekçe ret kararı üzerine, davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde de aynı yanlışlıklar yapıldığından, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda anılan 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca DAVANIN REDDİNE, 2. Aşağıda dökümü yapılan ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmediğinden ve dava dilekçesinin reddine ilişkin kararlarda istem halinde iadesine karar verildiği halde iade alınmadığı görüldüğünden ...TL yürütmenin durdurulması harcının ve kararın kesinleşmesinden sonra artan posta ücretinin istemi halinde davacıya iadesine; 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/05/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.