8. Hukuk Dairesi 2013/87 E. , 2013/10661 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.11.2011 gün ve 302/486 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Maliye Hazinesi temsilcisi, dava dilekçesinde davalı ... adına kadastro çalı…
**8. Hukuk Dairesi 2013/87 E. , 2013/10661 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.11.2011 gün ve 302/486 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Maliye Hazinesi temsilcisi, dava dilekçesinde davalı ... adına kadastro çalışmaları sırasında tespit ve tescil edilen 129 ada 41 sayılı parsel ile ... adına tapuya bağlanan aynı ada 42 sayılı parselin bir bütün olduğunu, toplam miktarının 61.250 m2 olması gerektiğini, ancak 42 sayılı parsel ile ... adına tespit edilen yerin miktarının 22.789,92 m2 olup, 12.576,88 m2’nin davalı adına belirlendiğini, 1974 yılından itibaren ... Köyü'nden ... ... ve ... tarafından kuruma ecrimisil ödemek suretiyle yeri kiraladıklarını, yapılan kadastro çalışmalarında 43 sayılı parselin davalı adına tapuya kaydedildiğini açıklayarak parselin tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... 6.7.2011 tarihinde yapılan keşifte dava konusu yerin kendisiyle bir ilgisi bulunmadığını, adına yazılmasının nedenini bilmediğini, taşınmazın kendisine ait olmadığını ve ...’ye ait olup olmadığını da bilmediğini bildirmiş beyanı okunup imzası alınmıştır. Mahkemece, 129 ada 42 sayılı parsel kadastro tutanağının 28.11.1998 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşme tarihinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3.maddesinde yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra davanın açıldığı gerekçesiyle hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ...'nin mülkiyet hakkına ve kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak açtığı iptal ve tescil davasıdır. Mahkemece, hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiş ise de, keşifte dinlenen uzman bilirkişi ziraat mühendisi raporunda, dava konusu 41 ve 42 sayılı parsellerin mera arazisi vasfında otlak niteliğinde bulunduğunu, üzerinde kendiliğinden yetişmiş bölgeye