T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/875 - 2026/314 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/875 KARAR NO : 2026/314 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2022/1280 Esas 2024/546 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 25.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 0…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/875 - 2026/314 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/875 KARAR NO : 2026/314 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2022/1280 Esas 2024/546 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 25.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 03.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.07.2022 tarihinde davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... otobüsü ile seyir halinde iken tek yönlü yola ters yönden girerek davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklete çarpması neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağına göre ... plaka sayılı ... otobüsünün sürücüsü davalı ...'nın kusurlu bulunduğunu, olaya ilişkin Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022/43603 Esas sayılı dosyası kapsamında soruşturma başlatıldığını, kazaya sebep olan ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'ye başvuru yapılmasına rağmen sonuç alınamadığını, davacının uzun süre çalışamadığını ve gelir elde edemediğini, sürekli/geçici olarak bakıcı desteğine muhtaç hale geldiğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak 1.000,00-TL geçici, 4.000,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı giderleri ve 100,00-TL araç değer kaybı olmak üzere 5.200,00-TL maddi tazminatın poliçe limiti gözetilerek temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiş, 16.03.2024 tarihli dava değerinin artırılması dilekçesi ile sigorta eden yönünden temerrüt tarihi olan 03.11.2022, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 05.07.2022 tarihinden itibaren işetilecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinin sorumlu tutulabileceği azami haddin 1.000.000,00-TL olduğu gözetilerek, 22.001,40-TL geçici, 800.656,71-TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 1.509,90-TL bakıcı gideri alacağı ve 2.500,00-TL değer kaybı olmak üzere maddi tazminat istemi yönünden dava değerini toplamda 826.668,01-TL olarak artırmıştır. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesi ile özetle; kazanın meydana gelmesinde kusur ve sorumlulukları bulunmadığından davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu kazaya karışan aracın her ne kadar davalıya ait ise de araç sürücüsünün hizmet alımı yapılan ... AŞ bünyesinde çalıştığını, davalı sürücünün de kusursuz olduğunu, davacının tüm taleplerini sigorta şirketine yöneltmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin de ... Sigorta AŞ'den alınması gerektiğini, davacının talep ettiği tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacının avans faizi talebinin de haksız olduğunu, kuruluşları aleyhine ancak yasal faize hükmedilebileceğini, ... Genel Müdürlüğü tacir olmayıp, yapmış olduğu hizmetin kamu hizmeti olması sebebiyle ticari faize hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından davalı şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, görevli ve yetkili olan mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davalı şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kabul anlamına gelmemekle kusur oranlarının tespiti gerektiğini, müterafik kusurun olması halinde belirlenecek olan tazminattan gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik bedeli, bakıcı gideri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, değer kaybı açısından kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, zarar haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faizin yasal faiz olması gerektiğini, usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından dava tarihinden itibaren ve ıslah yapılması takdirinde ise ıslah ile talep edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava şartı olan arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediğini, meydana gelen kazada davalının kusursuz olduğunu, davalının kurallara uygun seyri sırasında davacıya ait motosikletin çok yüksek bir hızla önüne çıktığını, trafik kazası tespit tutanağının gerçeğe aykırı tutulduğunu kurallara uymayan davacının kazanın tek ve asli kusurlusu olduğunu, kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının kusurlu olduğu varsayıldığında dahi talep edilen alacakların fahiş nitelikte olup sigorta şirketleri sorumluluğunda olduğunu, talep edilen manevi tazminat tutarının amacına ve kanuna aykırı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin, sigorta poliçeleri kapsamına dahil edildiğini, ilgili poliçeler gereğince, söz konusu maddi ve manevi tazminat bedellerinden aracın sigortacısı olan ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olacağını, davacının zorunlu koruyucu tertibat kullanımındaki müterafik kusurunun da dikkate alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ ; Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde ... plakalı davalı ... otobüsü sürücüsü davalı ...'nın idaresindeki otobüs ile tek yönlü ters yönden seyri sırasında kavşağa yaklaştığında kendi yol ve şeridinden gelmekte olan davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosikletle çarpışması şeklinde kazanın meydana geldiği, davalı ...'nın kazanın oluşumunda %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, davalı ... Genel Müdürlüğünün araç işleteni sıfatı ile kusursuz sorumluluğu bulunduğu, davalı ... Genel Müdürlüğü ile ihbar olunan ... AŞ arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesinin sadece tarafları yönünden iç ilişkide bağlayıcı olup haksız fiil nedeniyle zarar gören 3. kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet raporu ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 30.05.2023 tarihli raporu ile davacının 05.07.2022 tarihli yaralanması neticesinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %8 olduğu, 4 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı, belirlenen bedensel özür oranı doğrultusunda hesaplanan aktüerya raporu ile davacıya ait SGK kayıtlarından, davacının vergi mükellefi olduğu 01.02.2022 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında Bağ- Kur sigortalısı olduğu ve sigorta primine esas aylık brüt kazancının asgari ücret seviyesinde olduğu, geçici iş göremezlik tazminatı 22.001,40-TL, 800.656,71-TL sürekli iş göremezlik, 1.509,90-TL bakıcı gideri belirlendiği, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 2.500,00-TL olduğu, olay nedeni ile davacının manevi tazminat talep edebileceği belirtilerek; davanın kabulüne, 800.656,71-TL sürekli iş göremezlik, 22.001,40-TL geçici iş göremezlik, 1.509,90-TL bakıcı gideri, 2.500,00-TL araç değer kaybı tazminatının davalı sigorta yönünden 03.11.2022 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 05.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigortanın sorumluluğunun poliçe limiti dahilinde tutulmasına, manevi tazminatın kabulüne 25.000,00-TL'nin davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 05.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davada talep edilen alacakların hesaplanması için alınan aktüer raporuna itiraz edilmiş ise de mahkemece itiraza itibar etmeyerek dava değerinin artırımı için kesin süre verildiğini, asgari ücrete göre yapılan hesaplama üzerinden dava değerinin artırıldığını, maddi tazminat istemi yönünden aktüer raporunda geçen tespite, manevi tazminat istemine ilişkin olarak ise dava dilekçesindeki talebe bağlı kalarak davanın kabulüne karar verildiğini, davacının emsal ücreti, maluliyete ilişkin tespit, aktüer raporu, faiz türünün hatalı olarak değerlendirildiğini, maluliyete ilişkin raporun hükme esas almaya yeterli olmadığını, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi ATK' dan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre alınmış ise de davacının maluliyetinin tespitinde uygulanması gereken yönetmeliğin Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve bu yolla Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olması gerektiğini, karara esas alınmış aktüer raporunda hesaba esas kazancın hatalı tespit edildiğini, davacının, kaza tarihinde kendi nam ve hesabına çalışması nedeniyle vergi mükellefi olduğunu, motokurye işi ile iştigal ettiğini, buna ilişkin vergi kayıtlarının bulunduğuna dair tespitler yapılmış olmasına rağmen bu veriler dışlanarak TÜİK ve asgari ücret verilerine göre olmak üzere iki olasılıklı kabul ile hesap yapıldığını, maddi tazminata ilişkin tüm alacak kalemlerine uygulanacak faiz avans faizi olarak talep edilmiş olmasına rağmen yasal faize hükmedildiğini belirterek kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada davalının kusuru bulunmadığını, kaza mahalline gelen trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağının maddi gerçekliğe aykırı olduğunu, davalının güzergahına girebilmek için o yolu kullanmak mecburiyetinde olduğunu, kavşaktan dönüş yapmasına rağmen aşırı hızlı olan davacının hızlı olması nedeniyle davacının aracını görmeyerek çarptığını, davalı kaza esnasında motosikletli ile aynı yönde hareket ediyor olsaydı dahi motosikletlinin davalının kullandığı otobüse çarpacağını, kazanın asıl sebebi, davalının bulunduğu yol değil kontrolsüz ve aşırı hızla dönüş yaparak kanunun emredici hükümlerini ihlal eden davacı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davalının kusurlu olduğu varsayımında dahi bilirkişi tarafından tespit edilen bedellerin fahiş ve haksız nitelikte olduğunu, somut olay bakımından davalının kusur durumu, ekonomik koşulları, davacının yaralanması gözetildiğinde talep edilen tazminat miktarının çok fazla olduğunu, aracın yaş ve kilometresi de göz önüne alındığında araçta değer kaybı oluşmayacağını, davalının kusurlu olması halinde dahi mali sorumluluğu doğmayacağını, her türlü mali sorumluluğun sigorta şirketlerine ve davalının tarafı olduğu toplu iş sözleşmesi gereği dava dışı ...'a ait olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, kazanın meydana geldiği 2022 yılında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi limitleri tespit edilerek davalı yönünden zorunlu mali mesuliyet sigorta limitleri ile sınırlı hüküm verilmesi gerektiğini, davacının kask, dizlik, eldiven ve koruyucu ekipman takmadığını, davacı yanın maluliyet oranı açık bir şekilde ispatlanması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri teminat dışı kaldığını, mahkemece hangi maluliyet raporunun esas alındığının açıkça belirtilmediğini, ceza dosyasında dahi kusurla ilgili şüpheler mevcut olduğunu, motosiklet değer kaybının da hatalı olduğunu, davalı tarafından araç hasarı için 18.08.2022 tarihinde davacıya 4.420,00-TL ödeme yapıldığını, mini onarım hasarı için değer kaybı oluşmayacağını, mahkemece hükmedilen avans ticari faizin hatalı olduğunu, bilirkişi raporları denetime elverişsiz ve makul gerekçelerden uzak düzenlendiğini, gerekli inceleme ve tahkikat yürütülmediğinden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İşletmeMüessesesi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının söz konusu olay nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kazanın ciddiyeti, yaralanmanın verdiği hasar ve tedavi süreci göz önüne alındığında talep edilen ve bilirkişice hesaplanan tazminat miktarının orantısız ve fahiş olduğunu, davacının aylık geliri net olmamasına rağmen kazanç kaybı hesaplamasında iş kaybı, gelir kaybı gibi durumlar somut verilere dayalı olarak değerlendirilmediğini, değer kaybı yönünden mahkemece hükmedilen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davalıya ait aracın sadece zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında değil başka poliçelerle de sigortalı olup bu sebeplerle kazanın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunmadığını, her ne kadar davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu olduğunu iddia edilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, haksız fiil nedeniyle tazminata hükmedilebilmesi için fiili işleyenin kusuru bulunmasının zorunlu olduğunu, davacının manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiğini, karayollarında meydana gelen trafik kazalarında tazminat bedellerinin aracı sigortalayan sigorta şirketi tarafından ödendiğini, davacı tarafın herhangi bir talebi varsa tüm taleplerini ... Sigorta AŞ'ye yöneltmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası neticesinde yaralanarak cismani ve aynı zamanda araç hasarı nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri süren davacının sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kasamında geçici, sürekli iş göremezlik, bakıcı giderleri ve araç değer kaybı olmak üzere maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir. Gerçek gelirin tespiti için, yapılan araştırma sonucu gerçek gelirin saptanamadığı takdirde ise asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Gerçek gelirin tespiti için, SGK'dan davacının kazadan önce hizmet akdiyle çalışıp çalışmadığı, gelirinin ne olduğunun araştırılması, çalıştığı işyerinden gelire ve ödemelere ilişkin belgelerin getirilmesi, sahibi ve ortağı olduğunu iddia ettiği şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek şirket ortağı ise elde edebileceği gelirin sorulması, limited şirket ortağı olduğunun belirlenmesi halinde davacının kişisel yetenek ve emeğinin şirket gelirine katkısı belirlenmesi, kendi hesabına çalışıyorsa ilgili kuruluşlardan gerekli belgelerin sorulması, önceki net kazançlarını içeren vergi kayıtlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi, gerektiğinde defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması, muhtemel gelirinin saptanması için emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından aylık kazancının ne kadar olacağı yönünde araştırma yapılarak bu araştırmaların sonuçları dahilinde gerçek gelirin net biçimde saptanması, yapılan araştırmalar sonucu gerçek gelirin saptanamadığı takdir ise kamu düzenine ilişkin olan asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davacının kaza sırasında kendi nam ve hesabına ...'da motokurye olarak çalıştığı ve asgari ücretin oldukça üzerinde sürekli olarak değişken bir gelir elde ettiğini ileri sürmüştür. Dosyaya celp edilen SGK, Vergi Dairesi Başkanlığı, kolluk ve ilgili şirket yazı cevaplarına göre, davacının kurmuş olduğu şahıs şirketi altında kendi nam ve hesabına çalıştığı, yerine getirdiği iş nedeniyle adı geçen firmaya fatura kestiği, 4/1-(b) Bağ-Kur sigortalısı olduğu, aylık 20.000,00-TL - 25.000,00-TL gelir elde ettiği, 01.02.2022 tarihi itibariyle kurye faaliyetleri nedeniyle mükellef olduğu ve kaydının halen devam ettiği, 2022/01-03,04-06 ve 7-9. dönemlerine ait geçici vergi beyannamelerin bulunduğunun anlaşılması karşısında, varsa davacının kayıtlı olduğu meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri de sorulup gerekiyorsa uzman mali müşavir, muhasebeci vs gibi bilirkişiden bu kayıt ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılarak davacının net kazancının tespit edilmek suretiyle, aktüerya hesabı yapılması gerekirken, davalının gelirinin tespitine ilişkin yeterli araştırma yapılmasızın eksik incelemeye dayalı aktüer raporu esas alınarak hüküm kurulmasında hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından davacının tazminata esas net gelirinin tespitini müteakip dosyanın aktüerya hesap bilirkişine tevdi ile iş göremezlik tazminatına yönelik yerleşik uygulamada benimsenen ilke ve esaslar ile tazminat hesabını etkileyecek varsa bilenen gerçek durumlar da gözetilerek, TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yönteminin uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması için açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre davacı tarafından talep edilen her bir zarar kalemi yönünden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti de gösterilerek infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davacı vekili ve davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-İstinaf yoluna başvuran taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Antalya Genel İcra Müdürlüğünün 2024/68932 esasına yatırılan 1.423.827,94 TL nakit teminatın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n