8. Hukuk Dairesi 2021/6651 E. , 2022/8463 K. MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeter…
**8. Hukuk Dairesi 2021/6651 E. , 2022/8463 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilmesi, bundan sonra mahallinde, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu, 3 kişilik orman mühendisleri kurulu ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak bilirkişi heyetleri aracılığıyla keşif yapılarak, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle incelemenin yaptırılması, temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğraflarının değerlendirilmesi, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının, taşınmazın sınırında orman parseli olduğu da gözetilerek öncesinin orman olup olmadığının belirlenmesine çalışılması, taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması, 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu vasıtasıyla taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı zilyetliğin hangi tarihte hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarını irdelenerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli 101 ada 742 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine ve çekişmeli taşınmaz üzerinde tespit tarihi itibariyle zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluşmadığı anlaşıldığına göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, bozma ilamından sonra yapılan yargılama sırasında alınan ziraatçi bilirkişi raporunda, taşınmazın bir kısmı üzerinde sayıları yazılmaksızın 14 - 15 yaşlarında kiraz ve elma ağaçlarının bulunduğu belirtilmiş olup, davacı da bu ağaçları kendisinin diktiğini ileri sürmüştür. 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesinde "taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterileceği" belirtilmiş olup, Mahkemece hüküm kurulurken, çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, davanın, muhdesatın beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine de yönelik olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 19/2 maddesindeki yasal düzenleme çerçevesinde inceleme yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması isabetsizdir. Yukarıda anlatılan hususlar kapsamında, taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli taşınmaz üzerinde kadastro tespitinden önce dikili ağaç ve muhdesat niteliğinde başkaca yapı, tesis bulunup bulunmadığı; bulunuyor ise bunun kim tarafından ne zaman yapıldığı; orman - fen ve ziraat bilirkişilerin 07.12.2020 tarihli müştereken düzenledikleri raporda cinsleri gösterilen ağaçların kim tarafından ne zaman dikilip yetiştirildiği, davacı lehine anılan Kanun'un 19/2 maddesi uyarınca muhdesat şerhi verilip verilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Ne var ki; anılan raporda bahsi geçen ağaçların ne zaman ve kim tarafından dikildiği hususunda alınan beyanlar yetersiz olduğu gibi, raporda belirtilen ağaçların arz üzerindeki konumu da kroki üzerinde işaretlenmemiştir. Hal böyle olunca; Mahkemece, doğru sonuca ulaşılabilmesi için, ziraat ve fen bilirkişi hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmaz üzerindeki meyve ağaçlarının kim veya kimler tarafından ve hangi tarihte dikildiği hususlarında somut olgu ve olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde de bu tutanaklarda bilirkişi sıfatıyla imzası bulunan kişiler tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılmalı; ziraatçı bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, çekişmeli taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların cins, yaş, bakımlılık ve nitelikleri hususlarında hüküm vermeye yeterli ve ayrıntılı değerlendirmeleri içerir rapor alınmalı; fen bilirkişisinden; yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak verir, çekişmeli taşınmaz üzerindeki muhdesatların yerleri ile kadastro tespit günü itibariyle ağaçların bulunduğu bölümleri gösterir hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikle değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu yönler göz ardı edilerek, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ...' ün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.