T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/44 - 2026/602 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/44 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2025 NUMARASI : 2023/905 E.- 2025/670 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 22/04/2026 Mahkemec…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/44 - 2026/602 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/44 KARAR NO : 2026/602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2025 NUMARASI : 2023/905 E.- 2025/670 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 22/04/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 22/04/2026 Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti ... Gayrimenkul İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait davacının kiracı olarak faaliyet gösterdiği ... adresinde bulunan fabrikada yangın çıktığını, 17/07/2023 tarihinde meydana gelen yangının çevresi tel örgülü alan içerisinde bulunan geri dönüşüm amacıyla kullanılan demir profilden inşa edilmiş yapı ve bu yapının yakınında bulunan, geri dönüşüm amacıyla öbeklenmiş halde tutulan sair malzemenin üzerinde bulunan bakım-onarım yükümlülüğü davalı şirkete ait elektrik hatlarının bir ya da birden fazla telinin kopması veya kıvılcım atması sonucu çıktığını, yangın sonrası düzenlenen itfaiye raporunda, yangının yüksek gerilim hattından kaynaklanmış olduğunun belirtildiğini, ancak hattın voltajına ilişkin teknik verilerin eksik olduğunu, bu nedenle davacı tarafından delil tespiti talebiyle açılan ve Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/100 D.İş sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu hatta enerji nakli kapsamında kullanılan yüksek gerilim bulunduğu ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı yönünde tespitler yapıldığını, davalı şirketin hat bakım ve güvenliğinden sorumlu olduğunu, yangının bu kusurlu durumdan kaynaklandığını, olay nedeniyle üretim ve ticari faaliyetlerin aksadığını, ciddi kazanç kaybı doğduğunu ayrıca, dağıtım hattı ile iletim hattı ayrımının yapılması gerektiğini, bilirkişi incelemesinde hattın niteliğinin tartışıldığını ve sorumluluğun davalıya ait olduğunun tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının yangın nedeniyle uğradığı zarar kapsamında şimdilik 10.000,00 TL teçhizat zararı, 10.000,00 TL mal ve ham madde zararı ile üretim ve ticari faaliyetlerin aksaması sonucu yoksun kalınan kazanç nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminat ayrıca manevi zarar karşılığı olarak şimdilik 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu yangının davalı şirketten kaynaklanmadığını, aksine yangın nedeniyle şirketin dağıtım varlıklarının da zarar gördüğünü, soruşturma dosyasında yer alan teknik analiz raporlarına göre yangının çıkış saatinin ve elektrik kesintisinin uyumlu olmadığını, kesintinin yangından sonra meydana geldiğini, bu nedenle yangın ile elektrik hatları arasında illiyet bağı bulunmadığını, ayrıca elektrik hatlarının bakımının düzenli olarak yapıldığını, olayın davalıya atfedilebilecek kusurdan kaynaklanmadığını, davacı tarafından zarar gören malzeme ve ekipmanın varlığı ile yangından zarar gördüğünün somut delillerle ispatlanmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf talebinde, bilirkişi raporunun eksik, çelişkili ve denetime elverişsiz olduğunu, yangının yüksek gerilim hattından kaynaklandığını, bu durumun itfaiye raporu ve tanık beyanlarıyla desteklendiğini, kamera kayıtlarının olayın çıkış anını tam yansıtmadığını ve hatalı yorumlandığını, davalının bakım ve onarım yükümlülüğünü ihlal ettiğini, tehlike sorumluluğu hükümleri kapsamında davalının sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Davada, davalı şirkete ait elektrik hattından kaynaklandığı iddia edilen yangın nedeniyle davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini talep edilmiştir. 6098 sayılı yeni TBK’nın 69’uncu maddesinde “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden” sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığının çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, başka bir deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru ve üçüncü kişinin kusuru olarak belirlenmiştir. Buna göre, elektrik iletim direkleri de maddede belirtilen imal olunan şey kapsamında olduğundan, elektrik iletim direklerinin sahibi tesisin korunmasından ve bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumludur. Somut olayda; davacının kiracı olarak faaliyet gösterdiği fabrikada 17/07/2023 tarihinde yangın meydana gelmiş olup; uyuşmazlık, yangının davalı şirkete ait elektrik hattından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda toplanmaktadır. Dosya kapsamından, aynı olayla ilgili olarak dava dışı fabrika maliki tarafından davalı aleyhine açılan Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/912 E. sayılı dosyasında yargılama sırasında görüşüne başvurulan 03/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "Yangın olayının yaşandığı ve davacı şirketin mülkiyetinde olan taşınmaz üzerinden davalı ...’ a ait 34,5 kV çalışma gerilimi olan havai enerji hat iletkenlerinin geçmekte olduğu, dosyaya sunulan Bakım Formlarına göre söz konusu davalı ...’ a ait havai enerji hat iletkenlerine ve direklerine ait periyodik bakımların düzenli olarak yapıldığı, Jandarma Kriminal Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen görüntü analizlerine göre yangının 10.19.43’de başladığı, CD içerisindeki video görüntülerine göre analizlerine davalı ...’ a ait havai hat iletkenlerinden 3 tanesinin saat 10.49.19’da 1 tanesinin ise saat 10.49.57’de koptuğu, video görüntülerindeki iletken kopma saatinin Kesinti Yönetimi Sistemi (OMS) enerji kayıtlarındaki enerji kesilme saati ile birebir örtüştüğü, tüm bunlara istinaden yangının başlamasında davalı ...’ ın herhangi bir kusurunun olmadığı, "belirtilmiş, mahkemece bu rapor esas alınmak suretiyle verilen davanın reddine ilişkin kararın istinaf edilmesi üzerine; Dairemizin 22/04/2026 tarih 2025/1109 E.- 2026/601 K. sayılı kararı davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Eldeki davada yargılama sırasında dosyaya kazandırılan 12/08/2025 tarihli Bilgisayar Yüksek Mühendisi raporunda "TURKSAT'tan gelen videonun analiz edilmesi sonucunda davalıya ait havai hat iletkenlerinden 3 tanesinin saat 10.49.19'da, 1 tanesinin ise saat 10.49.56'de koptuğunu, kesinti kayıtları ile beraber video karşılaştırıldığında, kesintinin saat 10.49.21 olan iletken kablolarının yola düşmesiyle gerçekleştiğinin görüldüğünü, kesinti kayıtları ve iletken kablolarının yere düşme saatlerinin örtüştüğünü, İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Teknik inceleme raporu incelendiğinde; “DVR Kayıt cihazındaki 1 'inci Kameranın kayıt ettiği videoda yangının 17.07.2023 günü saat: 10:19:43'te başladığı”, dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda yangının yüksek gerilim hattından çıkan kıvılcımdan kaynaklanmadığı, yüksek gerilim hattının 10.49.19'da kopmaya başladığı, yangının ise yaklaşık yarım saat önce 10.19.43 de başladığının tespit edildiği," belirtilmiştir. Bilirkişi raporlarının, hüküm kurmaya ve kanun yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmış olup, tüm dosya kapsamı itibariyle 17/07/2023 tarihinde meydana gelen yangının, davalı şirkete ait elektrik hattından kaynaklandığı ispat edilememiştir. Belirtilen nedenlerle, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemece; verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf talebinin HMK.'nın 353/1/b-1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Eksik alınan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere 22/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır