T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/951 Esas KARAR NO: 2025/1124 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2025 NUMARASI: 2023/189 E.SAYILI ARA KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/951 Esas KARAR NO: 2025/1124 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2025 NUMARASI: 2023/189 E.SAYILI ARA KARAR DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: TALEP: Davacı vekili talep dilekçesinde; müvekkili ... Anonim Şirketi'nin, "..." olarak bilinen grup şirketlerinden birisi olduğunu, müvekkilinin, ticari faaliyetleri gereği bir çok firmadan reklam ve tanıtım desteği aldığını, müvekkilinin, 2014 yılında davalıdan danışmanlık hizmeti aldığını, müvekkilinin, yine davalı şirket yetkilisinin yetkili şahıs olduğu dava dışı ... Fuarcılık A.Ş 'den hem danışmanlık hizmeti aldığını, hem de dava konusu " ..." markası iş bu şirket adına kayıtlı iken, şirket ile birlikte marka dahil olacak şekilde tüm mal varlığı ile satın aldığını, ... Fuarcılık ile müvekkili arasında haksız rekabet ve şirket devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı dava konusu "..." ibareli markayı hiçbir şekilde kullanmayacağını ayrıca sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren 3 yıl boyunca da İstanbul'da ticari faaliyette bulunmayacağını, sözleşmenin süresinin 31.12.2014 tarihinde bitmesine karşılık, davalının 2014 yılında, bire bir aynı sektörde ticari faaliyette bulunmak amacıyla , iş bu dava konusu " ... İstanbul" ibareli markanın adına tescili için marka başvurusunda bulunduğunu, davalının iş bu markayı kötü niyetle tescil ettirmiş olup, bu durumun 6769 Sayılı SMK' nın 6/9. maddesine aykırı olduğunu, davalının, müvekkiline ait "..." ibareli markayı Google arama motorunda anahtar sözcük olarak kullanığını, bu sebeple, hitap edilen tüketici kitlesi arama motoruna müvekkiline ait "..." yazdığında, davalıya ait "... istanbul" ibareli davalı web sitesinin "ücretli sponsorluk" alanında ilk sırada çıktığını, bu nedenlerle davalı adına tescilli ... numaralı "... istanbul", ... numaralı "... istanbul", ... numaralı "... istanbul" ibareli markaların üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı adına tescilli ... numaralı "... istanbul", ... numaralı "... istanbul", ... numaralı "... istanbul" ibareli markanın kullanımın durdurulmasına, engellenmesine ve men'ine, davalı markasına haiz her türlü katalog, broşür, belge, resim, tabela, antetli kağıt ve reklam ürünü gibi markayı içeren ürünlere el konulmasına, ibarenin yer aldığı instagram, twitter ve tüm sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine ve durdurulmasına, dava konusu markaların, markanın tescilli olduğu alanda ve davalı yanca, her türlü online mecrada anahtar sözcük, kaynak sözcük kullanımının durdurulmasına ve engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili 30/04/2025 tarihli dilekçesi ile, davalının 8-10 MAYIS 2025 saat 10.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek olan "..." fuarı bulunduğunu, dava devam ederken, davalının müvekkiline ait katılımcıları kendi fuarına katılımını sağlayabilmek amacıyla, "google" arama motorunda yeni bir kampanya başlattığını ve müvekkiline ait markayı anahtar sözcük olarak kullandığını, bu sebeple müvekkiline ait fuar adının tescilli markası "..." yazıldığında kendi fuarı "..." adının en üst sırada “ücretli sponsor" olarak çıktığını, bu durumun müvekkiline büyük zarar verdiğini, zira, müvekkilinin müşteri kitlesinin müvekkili zannı ile davalı firma ile iletişime geçtiğini, işbu arama motoruna ait anahtar sözcük kampanyasında müvekkiline ait ... no'lu "...", ... no'lu "..." ve ... "... şekil" ibareli markaların bire bir kullanıldığını, bu nedenle davalının delilleri yok etme ve geri dönülemez zararlara sebep olunması riskine binaen, ivedilikle tespit yapılarak, davalı tarafından yeni kampanyada müvekkiline ait "beutyeurasia" markasını kullanıldığının tespiti ile davalıya ait https://...-....com/ ibareli web sitesine erişimin ihtiyaten engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/04/2024 tarihli 2023/189 E. sayılı ara kararıyla; "…Somut olayın değerlendirilmesinde, davacının erişimin engellenmesine dair ihtiyati tedbir talebi mahkememizin 20/02/2024 tarihli ara kararı ile değerlendirilmiş olup, bu tarihten sonra mahkememizin kanaatini değiştirecek yeni bir delil dosyaya sunulmadığından, yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçesi ile tedbir talebinin bir kez daha reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine…" karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalının yeni fuarının tanıtımı amacıyla müvekkiline ait markayı Google arama motorunda anahtar kelime olarak kullandığını ve bu durumun müvekkiline büyük zarar verdiğini, Mahkemece daha önce 20/02/2024 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği ve şartlarda değişiklik olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talepleri reddedilmişse de, davalının müvekkiline ait markayı anahtar kelime olarak kullanıp kullanmadığına dair bir araştırma ve tespit yapılmadan, eksik inceleme ile karar verildiğini,Daha sonraki bir tarihte tespit yapılmasına karar verildiğini, raporun halen dosyaya gelmediğini, İçerik ve sonuç olarak farklı olan önceki ihtiyati tedbire ilişkin ara karar nedeniyle işbu ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, Tespitini talep ettikleri bu durumun HMK’nın 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir uygulanmasını gerektirecek bir durum olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/189 Esas sayılı dosyasında verilen 20/02/2024 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına ve tespit ve ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. ELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "... ..." markasının 16, 35, 38 ve 41. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 35 ve 41. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 35. sınıfta, ... numaralı "..." markasının 35 ve 41. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları, ... numaralı "...+Şekil" markasının 16, 35 ve 41. sınıflarda, ... numaralı "... ... İSTANBUL+Şekil" markaının 16, 35 ve 41. sınıflarda, ... numaralı "..." markasının 03 ve 05. sınıflarda davalı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. G E R E K Ç E: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, marka hükümsüzlüğü davasıdır.Davacı tarafça davalının müvekkiline ait markayı internet ortamında anahtar kelime olarak kullandığı iddiasıyla ihtiyati tedbir talep edilmiş, Mahkemece daha önce 20/02/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği ve durumda bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde Mahkemenin 20/02/2024 tarihli ara kararını istinaf ettiklerini yazmışsa da, dilekçe içeriği incelendiğinde 30/04/2024 tarihli ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararına karşı istinaf yargı yoluna başvurulduğu tespit edilmekle, istinaf incelemesi buna göre yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; Mahkemece 20/02/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın dava dilekçesi ile aynı iddialarla talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 30/05/2024 tarihli, 2024/604 Esas, 2024/1036 Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı vekili bu kez davalının markayı anahtar kelime olarak kullanmaya başladığını tespit ettikleri iddiasıyla yeniden ihtiyati tedbir talep etmiş, Mahkemece talebin reddedilmesi üzerine istinaf yargı yoluna başvurmuştur.Mahkemece yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle istinaf talebi reddedilmiş olup, davacı vekilinin talebinde yaklaşık olarak haklı olduğunu gösteren delilleri dilekçesi ekinde dosyaya sunmadığı, daha önce talep edilen ihtiyati tedbirin de Mahkemece reddedildiği ve bu kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.Nitekim Mahkemece daha sonra alınan bilirkişi raporuna dayanılarak 09/05/2025 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği tespit edilmiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40TL maktu harç peşin alınmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.