(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/3882 E. , 2010/11278 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılara dava dışı vekili ... aracılığıyla ... Koll. Şti.’deki hisselerini sattığını, davalıların sat…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/3882 E. , 2010/11278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalılara dava dışı vekili ... aracılığıyla ... Koll. Şti.’deki hisselerini sattığını, davalıların satış bedeli olan 165.000 USD’nı ödemediklerini ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiş; 24.04.2006 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile de, davaya konu hisse senetlerinin satışı için dava dışı ...’e vekaletname vermiş olmasına rağmen devir işlemlerini vekil olmayan ...’ün gerçekleştirdiğini, hisse devir işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek şirket ortaklığının devam ettiğinin tespitine, bu talebinin kabul edilmemesi halinde 14.150,00 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, hisse senetlerinin satış bedellerinin noterde devir işlemleri sırasında ödendiğini ve zamanaşımının dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak devrin gerçekleştiği tarih itibariyle zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 14.12.2005 gününde açtığı davasında aralarındaki akdi ilişkiye dayanarak davalılardan alacak isteminde bulunmuş; daha sonradan 24.04.2006 gününde verdiği ıslah dilekçesiyle de satış işlemini gerçekleştiren vekilin yetkili vekil olmadığından, hisse senetlerinin hata, hile ve muvazaalı bir şekilde elinden alındığından bahisle hisse devir işleminin iptali ile şirket ortaklığının devam 2010/3882-11278 ettiğinin tespitine, bu talebinin kabul edilmemesi halinde 14.500 YTL hisse bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Uyulmasına karar verilen Dairemizin 4.3.2009 gün ve 2008/12163 esas-2009/2802 karar sayılı bozma ilamı ile “…Davanın zamanaşımı yönünden reddi, tarafların aynı şirketin ortağı olduğu kabul edilerek BK. 126/4 maddesi gereğince verildiği anlaşılmakta ise de, davacı ve davalıların aynı şirketin ortağı olduğu anlaşılamamaktadır. Taraf ve Yargıtay denetimi açısından şirket ortaklığı konusunda ilgili yerlerden gerekli belge ve bilgiler celp edilerek, şayet ortaklık ilişkisi mevcut ise şimdiki gibi, değil ise zamanaşımının süresi 10 yıl olduğu gözetilerek işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken…” belirtilmiştir. Dosyaya getirtilen ... Ticaret ve Sanayi Odası’nın 25.8.2009 tarihli cevabi yazısı ile hisse devir tarihi itibariyle şirket ortaklarının ... ile ... oldukları anlaşılmıştır. Öyle olunca hisse devrine ilişkin işlemin ortaklar arasında gerçekleşen devir işlemi olmadığı, önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanarak işin esasına girilmeli ve hasıl olacak sonuca göre karar vermelidir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.