2. Hukuk Dairesi 2006/4721 E. , 2006/11413 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Babalık Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına \* ve özellikle 5490 sayılı yasanın geçici 5' nci maddesi ile babalığına hükmedil…
**2. Hukuk Dairesi 2006/4721 E. , 2006/11413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Babalık Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına \* ve özellikle 5490 sayılı yasanın geçici 5' nci maddesi ile babalığına hükmedilen çocukların baba hanesine tescilinede imkan verilmiş bulunmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz istemlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 19.07.2006 Çrş. KARŞI OY 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun yürürlüğünden önce açılan ve hükme bağlanan babalık davasında, davanın kabulüne karar verilerek “davalının ...’ın babası olduğunun tespitine ve ...’ın davalı nüfusuna tesciline” karar verilmiştir. Temyiz edilen hüküm değerli çoğunluk tarafından “…ve özellikle 5490 sayılı yasanın geçici 5’nci maddesi ile babalığına hükmedilen çocukların baba hanesine tesciline de imkan verilmiş bulunmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına” karar verilerek bir “babalık davasında” 4721 sayılı Türk Medenî Kanununda ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun “geçici olmayan” maddelerinde hiçbir değişiklik olmadığı halde Dairemin bugüne kadar olagelen uygulamasından farklı olarak babalığına hükmedilen çocukların “baba hanesine” tesciline ve “baba soyadını” taşımasına olanak veren bir sonuca varılmıştır. “Olması gereken” hukuk açısından bir sorun yoktur. “Olan hukuk” açısından durum farklıdır. Dairem uygulamasında çocuğun baba hanesine tesciline “engel hüküm” 4721 sayılı Türk Medenî Kanununda yer alan m. 321 hükmüdür: “Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır. Ancak, ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuk onun bekârlık soyadını taşır.” Yerleşik uygulamamıza bir örnek vermek gerekirse: “Türk Medenî Kanununun 321. maddesi ile “ Çocuk, ana ve baba evli ise ailenin; evli değilse ananın soyadını taşır.” hükmü getirilmiştir. Bu nedenle, davalı İbrahim Sami Karakoç’un küçük ...’ın babası olduğunun tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken babasının soyadının taşımasını sağlayacak şekilde, baba hanesine kaydedilmesine de karar verilmesi doğru bulunmamıştır.” (Y2HD, 13.10.2003, 12266-13350, ..., 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili ...,... 2004, Kısaltma: ...-TMK, s. 1461)