T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/774 - 2026/265 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/774 KARAR NO : 2026/265 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.04.2024 NUMARASI : 2023/332 Esas 2024/259 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 19.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/774 - 2026/265 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/774 KARAR NO : 2026/265 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01.04.2024 NUMARASI : 2023/332 Esas 2024/259 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 19.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 05.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, davacı şirketin faaliyeti kapsamında 13.05.2020 tarihinde trafik kazasında yaralanan dava dışı ...’ın maluliyet tazminatının tahsili hususunda hizmet verdiğini, 27.05.2020 tarihli sözleşme imzalandığını, gerekli işlemlerin yapılması için vekaletname alındığını ve sözleşmenin ücret bölümünde % 15 oranındaki hizmet bedelinin ifası amacıyla da alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını, davalı sigorta şirketine başvurularak maluliyet tazminatının ödenmesi ve % 15 oranındaki tutarın ise davacı şirkete ödenmesinin talep edildiğini, ...’ın 25.08.2020 tarihinde davacıyı azlettiğini, azil bildirimi üzerine davalı sigorta şirketine sözleşmenin ücret hükmü ile temlikname hatırlatılarak ihtarname gönderildiğini, adı geçen tarafından başka bir avukata vekalet verildiğini ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapıldığını, ayrıca temliknamenin iptali istemiyle dava açıldığını, anılan davanın takipsiz bırakıldığını ve işlemden kaldırılarak kesinleştiğini, Sigorta Tahkim Komisyonuna temlik sözleşmesinin ibraz edilen temlik edilen bedelin hüküm haricinde bırakılması istendiğini, davalı tarafından tüm tazminatın ...’a ödendiği ve taraflarına ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek, alacağın temliki sözleşmesi uyarınca davacının sahip olduğu temlik alacağının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL alacağın devredildiğinin davalıya bildirildiği 17.07.2020 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini 61.142,55 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, alacağın temliki nedeniyle aktif husumetin ispat edilmesi gerektiğini, geçerli bir temlik için geçerli bir sebebin bulunması gerektiğini, davacının temlik eden ile arasındaki hukuki sebebi oluşturan temel işlemi ve bu temel işlemin geçerliliğini de ispat etmesi gerektiğini, ekli yer alan ibranamede temlik sözleşmesinin içeriği ve imzasının kabul edilmediğini, ekte sunulan dekontlar uyarınca ödemeler yapıldığını ve bakiye teminat limitinin 2.383,00 TL olduğunu, faiz talebinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle ... tarafından davacıya temlik edilen tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, 27.05.2020 tarihli temlik sözleşmesi ile alacağın % 15'lik kısmının tahsil edildiği, temlikin davalıya bildirildiği, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan toplam ödemenin % 15'lik tutarı üzerinden davanın kabulü gerektiği gerekçeleriyle 61.142,55 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, davacı alacağının 100,00 TL'sine 10.05.2023 dava tarihinden itibaren, 61.042,55 TL'sine ise 25.11.2023 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi uygulanmasına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasında belirtilen savunmalarının değerlendirilmediğini, davacının ıslaha konu maddi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kaza tarihinin 15.05.2020 olup davacının taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının 25.12.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini artırdığını ve ıslahla artırılan kısmın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu talepler yönünden dava şartının yerine getirilmediğini, uyuşmazlığın çözümü için gerekli belgelerle birlikte davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davalı sigorta şirketine bilgilendirme yapılmamış olması nedeniyle davalı sigorta şirketi tarafından alacağı devreden ...’a yapılan ödemeler ile borcun sona erdiğini, davacının temlik alacağı nedeniyle aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, temlik eden ile davacı arasındaki hukuki sebebi oluşturan temel işlemi ve bu temel işlemin geçerliliğini de ispat etmesi gerektiğini, 09.07.2021 tarihli ibranamede temlik sözleşmesinin içeriği ve imzanın dava dışı ... tarafından kabul edilmediğini, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı ...’a yapılan ödemeler sonucunda bakiye teminat limitinin 2.383,00 TL olduğunu ve sorumluluklarının poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, mahkemece avans faizine hükmedilmesinin hatalı olup sorumluluklarının yasal faiz olduğunu, sigortalı aracın özel araç olduğunu, haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faiz talep edilebileceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacı vekili, 13.05.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada ...'ın yaralandığını ve adı geçenin 27.05.2020 tarihli sözleşme ile tazminatın % 15 oranındaki kısmını davacı şirkete temlik ettiğini, temlike konu tazminatın ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını belirterek alacağın temliki sözleşmesine konu tutarın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece davalı sigorta şirketinin temlikname uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Davalı vekilinin zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, davanın 13.05.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle zarar görenin tazminat alacağının kısmen 27.05.2020 tarihli temlik sözleşmesi uyarınca davacıya temliki nedeniyle açılan alacak istemine ilişkin olup zamanaşımının alacağı doğuran hukuki sebebin hükümlerine tabi olduğu, 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesi hükmü ile dava ve ıslah tarihleri nazara alındığında davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 2-Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir (somut olaydaki gibi). Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup, alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Kısmi temlikte ise, temlik edilen asıl alacak ve bu oranda fer’ilerinin temlik alana geçmesi söz konusudur. Temlik edilmeyen kısım itibariyle borçlunun temlik eden alacaklıya karşı sorumluluğu devam eder. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temliğe konu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur. (Yargıtay 4. HD, 10.01.2024 tarihli, 2022/6234 E, 2024/214 K. sayılı kararı). Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 13.05.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan ...'ın 27.05.2020 tarihli temlikname ile tahakkuk edecek tazminatın % 15'lik kısmını davacı şirkete temlik ettiği, temliknamenin iptali için açılan Ankara 9. Tüketici Mahkemesinin 2022/20 Esas, 2022/417 Karar sayılı davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davalı sigorta şirketi tarafından zarar görene 09.07.2021 tarihli ibranameye dayalı olarak 13.07.2021 tarihinde 82.617,00 TL, ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 30.01.2023 tarihli ve K-2023/31811 sayılı başvurusu nedeniyle 20.01.2023 tarihli Sulh Protokolü ve İbraname nedeniyle 25.01.2023 tarihinde 325.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından 27.05.2020 tarihli temliknamenin ödeme tarihinden önce davacı sigorta şirketine bildirildiği, 02.12.2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar ile davalı sigorta şirketi tarafından ödenen tutarlarlar esas alınarak düzenlenme tarihi itibariyle temliknamenin geçerli olduğu ve davalının sorumluluğu saptanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin bu yönlere değinen istinaf nedenlerinin reddine karar verilmiştir. 3-Davalı vekilinin hüküm altına alınan tutara uygulanan faiz türüne ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde, temlike konu alacağın dayanağı olan trafik kazasına karışan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı 03 UZ 942 plakalı aracın kaza tespit tutanağında cinsinin otomobil ve kullanım amacının hususi olduğu belirtildiğine göre hüküm altına alınan alacağa yasal faiz uygulanması gerekirken avans faizi uygulanmasına karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun, hükmedilen alacağa uygulanacak faizin türü yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının aynı Kanun'un 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve davacı lehine hükmedilen alacağa uygulanacak faiz türü yönünden düzeltilerek ve kesinleşmiş yönler korunarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-61.142,55 TL'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, Davacı alacağının 100,00 TL'sine 10.05.2023 dava tarihinden itibaren, 61.042,55 TL'sine ise 25.11.2023 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faizi uygulanmasına, 2-Alınması gereken 4.176,65 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL ile yine peşin olarak yatırılan 865,00 TL toplamı 1.044,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.131,75 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 1.044,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.224,80 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 224,25 TL ve bilirkişi ücreti 2.000,00 TL olmak üzere toplam 2.224,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Arabuluculuk için ödenen 3.120,00 TL'nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa iadesine, II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsil edilerek davalıya verilmesine, 3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n