Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3288 E. , 2024/3518 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3288 Karar No : 2024/3518 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... 2- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 03/03/2020 tarih ve 31057 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 3. maddesinin (c) b
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/3288 E. , 2024/3518 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/3288 Karar No : 2024/3518 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri ... Hukuk Müşaviri ... 2- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : 03/03/2020 tarih ve 31057 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 3. maddesinin (c) bendinde yer alan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B) Ek-3’teki şekilde değiştirilmiştir" ibaresi ile Ek-3'te yer alan ... kodu ile ... kodu arasında belirtilen uygulamaların azaltılmış puan kısımlarının iptali ile diğer branşlara yapılan uygulama doğrultusunda ve güncel enflasyon katsayıları da dikkate alınarak arttırılması istenilmektedir. DAVACININ_İDDİALARI : Davacı tarafından, anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarının hastayı ameliyata hazırlayan ve hastaya uygun anesteziyi uygulayan, ameliyat süresince nefes, nabız ve tansiyon gibi hayati fonksiyonlarını izleyen, ameliyat esnasında ve sonrasında gerektiğinde müdahalede bulunarak sorunları gideren uzman hekimler olduğu, yaptıkları işlemlerin tamamının özellikli tıbbi işlemler olduğu, ana dalın yan dalları olan algoloji ve yoğun bakımla ilgili işlemlerin tamamının bu uzmanlar tarafından yıllardır yapıldığı ve yapılmaya devam edildiği, davalı idare tarafından 05/07/2018 tarihli değişiklik ile anestezi, yoğun bakım ve algoloji uygulaması için ödenecek bedellerin belirlenmesinde yasal olarak dikkate alınması gerekli hususlar gözetilmeden, ilgili derneklerin görüşü alınmadan ve azalmaya gidilmesinin haklılığını ortaya koyacak somut bir gerekçe sunulmadan dava konusu düzenlemeye benzer bir düzenleme yapıldığı, bu düzenlemeye karşı Danıştay Onuncu Dairesinin E:2019/7121 sayılı dosyasında açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, davalı idare tarafından mağdur edici işlemin düzeltilmesi için işlem tesis edilmesi gerekirken bu kez dava konusu değişiklik ile yargı kararının tam aksine 2017 yılındaki uygulamanın da altında işlem puanları getirildiği, anestezi klinik ciroları ve performanslarının en az %25 oranında düşeceği, bazı cerrahi ve dahili branşlarda puanlar arttırılırken bu artışa kaynak oluşturmak için hatalı olarak anesteziyoloji ve reanimasyon anabilim dalını ilgilendiren uygulamalarının puanların düşürüldüğü, dava konusu düzenlemenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALILARIN_SAVUNMALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Hakkında Kanun’un 63. maddesinde Kurumca finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle belirlenmesinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 72. maddesine göre sağlık hizmetlerinin ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Kurumun belirleme yaparken sağlık hizmetinin hayati öneme sahip olup olmaması, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınarak belirleme yapılacağının belirtildiği, dolayısıyla 5510 sayılı Kanun’un 63. maddesi gereği Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak sağlık hizmetlerinin belirlendiği, bu kapsamda Sağlık Bakanlığından görüş alınması gerektiği düzenlenmiş ise de, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun Sağlık Bakanlığı görüşü ile bağlı olmadığı, bu konuda düzenleme yapma yetkisinin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna ait olduğu, görüşe uyma zorunluluğu olmadığı, dava konusu düzenlemenin hizmet gereklerine uygun olduğu savunulmaktadır. Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 5510 sayılı Kanun gereği oluşturulan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararının 04/02/2020 tarihinde oybirliğiyle alındığı, 05/07/2018 tarihli Sağlık Uygulama Tebliği değişikliğine karşı açılan davada, yürütmenin durdurulması kararı verildiği, bu karara istinaden “Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B)"nde yer alan anesteziyoloji ve reanimasyon branşını ilgilendiren fiyatı azalan işlemlere ait işlem puanları ile ilgili olarak, yapılan değişiklik öncesi haliyle ödeme yapılması yönünde işlem tesis edildiği, ancak dava konusu Sağlık Uygulama Tebliği değişikliği ile dava konusu işlem kodları da içinde olacak şekilde tüm SUT kodlarının işlem puanlarında artma yönünde düzenleme yapıldığı, hâlihazırda tüm SUT kodları için bedellerin bu artış üzerinden ödenmekte olduğu, Anayasanın 65. maddesinde, Devletin sosyal ve ekonomik alandaki görevlerini mali kaynakları ölçüsünde yerine getirileceğinin düzenlendiği, Kurumun görev ve yetkilerini düzenleyen mevzuatta ... tarihli ve ...karar sayılı Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararını sınırlandıracak bir hüküm bulunmadığı, Komisyonca takdir yetkisinin hizmet gerekliliklerine ve kamu yararına uygun olarak kullanıldığı, 5510 sayılı Kanun’un 63. maddesinde yer alan Sağlık Bakanlığının görüşünü alma zorunluluğunun sağlık hizmetlerinin ödenecek bedellerinin belirlenmesinde değil sağlık hizmetlerininin nasıl sağlanacağına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olduğu, belirtilen esaslar çerçevesinde değişiklikler yapıldığı, güncel enflasyon katsayısına göre Sağlık Uygulama Tebliği kalemlerinde artış ya da düzenleme yapılmadığı, 5510 sayılı Kanun’un 72. maddesinde Kurumca bedeli ödenecek sağlık hizmetlerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğunun belirtildiği, Komisyona verilen yetkinin kullanılmasında bir işlem ya da eylem tesis ederken Sağlık Bakanlığının görüşünü ya da enflasyon katsayısını dikkate almayı zorunlu kılan mevzuatta açıkça şekil şartı tanımlanmadığı, işlemlerin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : 03/03/2020 tarih ve 31057 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 3. maddesinin (c) bendinde yer alan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B) Ek-3’teki şekilde değiştirilmiştir" ibaresi ile Ek-3'te yer alan 530080 kodu ile 551340 kodu arasında belirtilen uygulamaların azaltılmış puan kısımlarının iptali ile diğer branşlara yapılan uygulama doğrultusunda ve güncel enflasyon katsayıları da dikkate alınarak arttırılması istenilmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir. Anılan Kanun'un 63. maddesinde, Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş, son fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı, Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği, 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin, ödeme usul ve esaslarını belirlemede Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Buna göre, SUT'ta öngörülen hizmet başı işlem puan listesinde değişikliğe giden dava konusu düzenleme yapılmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu değişikliklerin yapılarak Resmî Gazete'de yayımlandığı anlaşılmış olup, bu düzenlemelerde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir. Her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde öngörülen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin iştirakiyle dava konusu uygulamaları belirlemiş ise de komisyonda, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin yer almasının, kurumsal olarak Sağlık Bakanlığından görüş alınması ile aynı kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, uyuşmazlık konusu olaya ilişkin davalı idarelerin dosyaya sundukları savunmalar ve ara kararına verilen cevaplarının incelenmesi sonucunda, dava konusu düzenlemenin gerekçesinin somut olarak ortaya konulamadığı; idareyi anılan düzenlemeyi yapmaya iten etkenlerin de açıklanamadığı anlaşılmıştır. Buna göre, davalı Kurumca, dava konusu Sağlık Uygulama Tebliği eki "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi"nin belirlenmesinde yasal olarak dikkate alınması gerekli hususlar gözetilmeden ve değişikliğin haklılığını ortaya koyacak somut bir gerekçe sunulmadan Kurumun salt düzenleme yapma yetkisine dayanılarak yapıldığı anlaşılan düzenlemenin hukuka uygunluğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu durumda, Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olup, bu zorunluluk yerine getirilmeden ve düzenlemelerin gerekliliğinin somut ve bilimsel olarak ortaya konulmadan hazırlanarak Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Tebliğ'in anılan hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 05/07/2018 tarih ve 30469 sayılı (1. mükerrer) Resmî Gazete’de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanlarını ilgilendiren 7. maddesinin (a) bendinde “Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B) Ek-1’deki şekilde değiştirilmiştir.” ibaresine yer verilmiş, Ek-1 sayılı listede yer alan; 520070 kodu ile 551340 kodu arasındaki uygulamaların işlem puanları değiştirilmiş, davacı Dernek tarafından, söz konusu uygulamaların azaltılmış puan kısımlarının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, İdari Dava Daireleri Kurulunun 18/09/2019 tarih ve E:2019/819 sayılı kararı ile anılan düzenlemelerin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; Sağlık Uygulamaları Tebliğinde öngörülen hizmet başı işlem puan listesinde değişikliğe giden dava konusu düzenleme çıkarılmadan Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu değişikliklerin yapılarak Resmî Gazete'de yayımlandığı, bu düzenlemelerde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği ve davalı idareler tarafından dava konusu düzenlemelerin gerekçelerinin de ortaya konulamadığı, işlemin sebep unsuru açısından da hukuka aykırı olduğu, ayrıca uygulanması halinde giderilmesi güç ve imkânsız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna ulaşılmış olduğundan bahsedilmiştir. Bu kez, davalı idare tarafından, 03/03/2020 tarih ve 31057 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete'de, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ yayımlanmış, anılan Tebliğ'in 3. maddesinin (c) bendinde yer alan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (Ek-2/B) Ek-3'teki şekilde değiştirilmiştir" ibaresi ile Ek-3'te yer alan ... kodu ile ... kodu arasında belirtilen uygulamaların azaltılmış puan kısımlarının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 1. maddesine göre, bu Kanun'un amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir. Anılan Kanun'un 63. maddesinin birinci fıkrasında Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş, ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınmasının (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı; Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu; Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği; 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiş; 107. maddesinde de, Kuruma yönetmelik ile düzenleme yapmak için genel bir yetki verilmiştir. Anılan Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Sağlık Sigortası Uygulamaları Yönetmeliği'nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (kk) bendinde "Tebliğ; Kanun'un genel sağlık sigortasına ilişkin hükümlerinin uygulanmasını içeren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği" olarak tanımlamış; 45. maddesinin birinci fıkrasında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin, Kanun'un 63. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (e) bentlerine göre Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin neler olduğunu, Kurumca finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile ödeme usul ve esaslarını, Kanunun 63. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre sağlanacak sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, Kurumca finansmanının sağlanmasına ve ödenmesine ilişkin usul ve esaslarını, Kanunun 65. maddesi gereği ödenecek yol gideri, gündelik ve refakatçi giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslarını, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararlarını ve Kurumca uygun görülen diğer hususları kapsayacağı kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdari işlemler, mutlaka bir yol, bir usul izlenerek hazırlanıp tesis edilirler. İdarenin irade açıklamaları, önceden birtakım kurallara bağlıdır. İdari işlemde "şekil" unsuru da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade etmektedir. İdarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerekmektedir. Aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluk idari işlemin sakatlığı sonucunu doğurmaktadır. Mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme var ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksiklik idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacaktır. Yapılan bu açıklamalar ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarını belirlemede Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunmaktadır. Görüşe uyulmasının ihtiyari olması da bu zorunluluğu ortadan kaldırmamaktadır. Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülük, yasal olarak zorunlu bir yükümlülüktür. Burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü alması zorunludur. Aksi takdirde işlem, şekil unsuru açısından hukuka aykırı olacaktır. Bu doğrultuda Dairemizin 06/08/2020 tarihli ara kararıyla, davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan, dava konusu düzenlemelere ilişkin olarak Sağlık Bakanlığının görüşünün alınıp alınmadığının sorulması ve bu hususa yönelik tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesi üzerine, davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun savunmasında, dava konusu düzenlemeye esas alınmış olan 04/02/2020 tarihli Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararından bahsedilmiş ve dava konusu değişikliğe ilişkin 5510 sayılı Kanun'a göre Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğunun olmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte davalı Sağlık Bakanlığı tarafından bu konuda düzenleme yapma yetkisinin Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna ait olduğu savunulmuş olup, dosya kapsamında Sağlık Bakanlığından görüş talep edildiğine dair bilgi ve belgeye rastlanılmamıştır. Buna göre, Sağlık Uygulama Tebliğinde öngörülen hizmet başı işlem puan listesinde değişikliğe giden dava konusu düzenleme yapılmadan önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, bu zorunluluk yerine getirilmeden dava konusu değişikliklerin yapılarak Resmî Gazete'de yayımlandığı anlaşılmış olup, bu düzenlemelerde şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmemiştir. Her ne kadar 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde öngörülen Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin iştirakiyle dava konusu uygulamaları belirlemiş ise de komisyonda, Sağlık Bakanlığı temsilcisinin yer almasının, kurumsal olarak Sağlık Bakanlığından görüş alınması ile aynı kapsamda değerlendirilmesi mümkün değildir. Öte yandan, uyuşmazlık konusu olaya ilişkin davalı idarelerin dosyaya sundukları savunmalar ve ara karar cevaplarının incelenmesi sonucunda, dava konusu düzenlemenin gerekçesinin somut olarak ortaya konulamadığı; idareyi anılan düzenlemeyi yapmaya iten etkenlerin de açıklanamadığı anlaşılmıştır. Buna göre, davalı Kurumca, dava konusu Sağlık Uygulama Tebliği eki "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi"nin belirlenmesinde yasal olarak dikkate alınması gerekli hususlar gözetilmeden ve değişikliğin haklılığını ortaya koyacak somut bir gerekçe sunulmadan Kurumun salt düzenleme yapma yetkisine dayanılarak yapıldığı anlaşılan düzenlemenin hukuka uygunluğundan bahsedilmesi mümkün değildir. Bu durumda, Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olup, bu zorunluluk yerine getirilmeden ve düzenlemelerin gerekliliğinin somut ve bilimsel olarak ortaya konulmadan hazırlanarak Resmî Gazete'de yayımlanan dava konusu Tebliğ'in anılan hükümlerinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu 03/03/2020 tarih ve 31057 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 3. maddesinin (c) bendinde yer alan "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (EK-2/B) Ek-3’teki şekilde değiştirilmiştir" ibaresi ile Ek-3'te yer alan ... kodu ile ... kodu arasında belirtilen uygulamaların azaltılmış puan kısımlarının İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam... TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava konusu 03/03/2020 tarih ve 31057 sayılı (mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 3. maddesinde yer alan (c) bendi ile "Hizmet Başı İşlem Puan Listesi (Ek-2/B)" Ek-3'teki şekilde değiştirilmiş ve Ek-3'te yer alan ...kodu ile ... kodu arasında belirtilen uygulamaların puan kısımları yeniden düzenlenmiştir. Anayasa'nın 65. maddesinde, Devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, ekonomik istikrarın korunmasını gözeterek mali kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getireceği öngörülmüştür. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. maddesinin birinci fıkrasında Kurum tarafından finansmanı sağlanan sağlık hizmetleri ile bu hizmetlerin süresine dair usul ve esaslara yer verilmiş, ikinci fıkrasında da, Kurumun, finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerinin teşhis ve tedavi yöntemleri ile (f) bendinde belirtilen sağlık hizmetlerinin türlerini, miktarlarını ve kullanım sürelerini, ödeme usul ve esaslarını Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşünü alarak belirlemeye yetkili olduğu ancak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının görüşünün alınması (f) bendinde belirtilen ortez, protez ve diğer iyileştirici nitelikteki araç ve gereçlerin miktarını, standartlarını, sağlanmasını, uygulanmasını, kullanma sürelerini ve garanti süresi sonrası bakım, onarım ve yenilenmesi hususlarını kapsayacağı, Kurumun, bu amaçla komisyonlar kurabileceği, ulusal ve uluslararası tüzel kişilerle işbirliği yapabileceği, Komisyonların çalışma usul ve esaslarının Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirleneceği hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 72. maddesinde ise, 65. madde gereği ödenecek gündelik, yol, yatak ve yemek giderlerinin Kurumca ödenecek bedellerini belirlemeye Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Komisyonun, tıp eğitimini, hizmet basamağını, alt yapı ve kaynak kullanımı ile maliyet unsurlarını dikkate alarak sağlık hizmeti sunucularını fiyatlandırmaya esas olmak üzere ayrı ayrı sınıflandırabileceği, 63. madde hükümlerine göre finansmanı sağlanan sağlık hizmetlerinin Kurumca ödenecek bedellerini; sağlık hizmetinin sunulduğu il ve basamak, Devletin doğrudan veya dolaylı olarak sağlamış olduğu sübvansiyonlar, sağlık hizmetinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kanıta dayalı tıp uygulamaları, maliyet-etkililik ölçütleri ve genel sağlık sigortası bütçesi dikkate alınmak suretiyle, her sınıf için tek tek veya gruplandırarak belirlemeye yetkili olduğu belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, daha etkin ödeme ve denetim sisteminin kurulması, yersiz ödemelerin önüne geçilebilmesi ve mali sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi adına 5510 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri çerçevesinde yayımlanan Sağlık Uygulama Tebliği ve eki listeler kapsamında geri ödeme kurallarının belirlenmesi zorunluluk arz etmektedir. Bu nedenle 5510 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri doğrultusunda yapılan dava konusu düzenlemelerin hukuki dayanağının mevcut olduğu, sağlık hizmeti sunumu ile sosyal güvenlik sisteminin ekonomik bakımdan sürdürülebilir kılınması amacıyla geri ödeme kapsamındakilerin özel koşulları gözetilmek suretiyle ve sağlığa erişim haklarının engellenmemesi koşuluyla çeşitli tedbirler alınabilmesini sağlamak amacıyla idareye düzenleme yetkisi verildiği izahtan varestedir. Bununla birlikte 5510 sayılı Kanun’un 63. maddesinde yer alan Sağlık Bakanlığının görüşünü alma zorunluluğunun, sağlık hizmetlerinin ödenecek bedellerinin belirlenmesinde değil sağlık hizmetlerininin nasıl sağlanacağına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olduğu, dava konusu düzenleme bakımından Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun yetkili olduğu, Sağlık Bakanlığından temsilcinin anılan Komisyonda bulunduğu ve Sağlık Bakanlığının ayrıca görüşünün alınmasının zorunlu olmadığı da açıktır. Davalı idarece, dava konusu Tebliğ hükümleriyle, Sağlık Uygulama Tebliği eki Hizmet Başı İşlem Puan Listesinde yer alan işlemlerin puanlarının belirlendiği ve bu işlem puanlarına göre geri ödemelerin yapıldığı, davalı idarelerden Sağlık Bakanlığının yetkili temsilcisinin komisyon çalışmalarında yer aldığı, idarelerin savunmalarında ve ara kararına verilen cevaplarda düzenleme hakkında Sağlık Bakanlığınca herhangi bir olumsuz görüş bildirilmediği hususu da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu düzenlemelerin dayanağı mevzuata uygun olduğu, kamu yararı ile hizmet gerekleri gözetilerek, hastanın kaliteli sağlık hizmetine ve hakkına ulaşması, Kurumun bütçe imkânları gibi kriterler esas alınarak tesis edildiği anlaşılmakla anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.