T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1253 KARAR NO : 2025/1365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2024 NUMARASI : 2023/366 Esas - 2024/997 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİH…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1253 KARAR NO : 2025/1365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : Dr. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 01/10/2024 NUMARASI : 2023/366 Esas - 2024/997 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 06/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.11.2021 tarihinde, davalı ... şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olarak davacı ... idaresindeki ... plakalı araca çarparak davacının yaralanmasına neden olduğunu, davalı ZMMS sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup zararın tamamını karşılaması gerektiğini, müvekkilinin sürekli iş gücü kaybına uğradığını ve bakım desteğine muhtaç kaldığını, maddi zararlarının giderilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulüne, müvekkili için belirlenecek bedensel zarar maddi tazminat tutarlarının ZMMS sigorta poliçesi limiti sınırını aşmamak üzere ve davalı ... şirketinin ödediği tutar mahsup edildikten sonra, bedeli yargılama sırasında artırılmak şartıyla davalı ... şirketinden şimdilik 9.000,00TL sakatlanma teminatından sürekli iş gücü tazminatı ve şimdilik 1.000,00TL sağlık gideri teminatından bakıcı/bakım desteği olmak üzere toplam 10.000,00TL maddi tazminatın davalı ... tarafından hasar dosyasının oluşturulduğu 11.08.2022 tarihinden sekiz gün sonra temerrüde düştüğünden 19.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 22/08/2024 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 273.876,46TL'ye artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... şirketine 35091422 numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafa ise yeterli ödemenin yapılmış olunduğunu, dolayısıyla sorumluluklarının kalmadığını, dosyada müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kazaya ilişkin müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmayacağından davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcının dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporunda, davacının 14.11.2021 tarihli yaralanması neticesinde, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %8 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği”nin 12. maddesine (03.08.2013-28727 sayılı resmi gazete) göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığı kanaatine varıldığı, kusur bilirkişisi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın 47ib., 52/a., 5S7/a., 84/h. ve KTY'nin 97. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu, davalı “... Sigorta A.Ş.”'ye trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın 52/a. ve 57/a maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, ... plakalı aracın 12/11/2021 - 12/11/2022 tarihleri arasında davalı ... şirketince trafik sigortası poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin ölüm ve sakatlanma halinde kişi başına 430.000,00TL olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu, davacının davadan önce oluşan zararının tazmini için davalı ... şirketine 28/07/2022 tarihinde mail yoluyla başvurduğu, tebliğ tarihine 8 iş gününün eklenmesiyle davalı ... şirketinin 10/08/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, başvuruya istinaden 28/12/2022 tarihinde davacı yana 71.739,00TL ödeme yapıldığı, davacının yapılan ödemenin zararı karşılamadığı iddiasıyla bakiye zarar talebiyle işbu davayı açtığı, dosya arasına alınan Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/1629 Esas 2023/320 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, 14/11/2021 tarihli kazada sanık sürücü ...'un tali düzeyde kusurlu olduğu, katılan ...'un asli düzeyde kusurlu olduğu, sanığın olay tarihinde 1,61 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, bu nedenle sanığın bilinçli taksirle yaralama suçunu işlediğinden bahisle adli para cezasına mahkum edildiği, davacının %8 oranındaki sürekli maluliyetine ve ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada ödemenin zararı karşılamadığı tespit edilmiş olup, davacının oluşan maluliyetine göre, kusur tenzili yapılarak ve yapılan ödeme mahsup edilerek bakiye 273.876,46TL sürekli işgöremezlik tazminatı talep edebileceği, kusur tenzili ile 1 aylık brüt bakıcı giderinin ise 894,37TL olduğu anlaşılmakla davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine, 273.876,46TL sürekli iş göremezlik tazminatının kısmi ödeme tarihi olan 28/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumu gözetilerek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 894,37TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 10/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumu gözetilerek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1-273.876,46TL sürekli iş göremezlik tazminatının kısmi ödeme tarihi olan 28/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, 2-894,37TL bakıcı giderinin temerrüt tarihi olan 10/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yargılama kapsamında alınan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, maluliyet oranına ilişkin çelişki giderilmeden karar verildiğini, maluliyet raporlarının Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi aracılığıyla alınması gerektiğini, Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılamada davacının maluliyet tazminatı talebine ilişkin olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından hazırlanan 14/07/2023 tarihli raporda, davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca engel oranının %8 olduğu, 6 ay süreyle geçici iş göremezliğinin bulunduğu, 1 ay süre ile başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği uyarınca devamlı surette başkasının bakımına muhtaç olmadığı kanaatine varıldığını, Yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan rapor üç imzalı olup imzalayan görevlilerin uzmanlık alanı belirtilmediğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin yerel mahkeme kararında hükmedilen tazminat bedelinden sorumlu tutulamayacağını, zira müvekkili şirket tarafından yeterli miktarda ödeme yapıldığını, davacının sakatlık talebine ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından 28/12/2022 tarihinde 71.739,00-TL maluliyet ödemesi yapıldığını, ancak aktüer raporunda işbu hususun dikkate alınmadığını, kusura ilişin eksik inceleme yapıldığını, müterafik kusur itirazının dikkate alınmadığını, aktüer raporunda ödeme tarihi itibarıyla yapılan hesaplamada müterafik kusur indirimi ve teknik faizin hesaba katılmadığını, dava konusu trafik kazasına ilişkin sigortalının kazanın meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, ancak bu raporun kabul edilemeyeceğini, zira davacı taraf alkollü olduğundan kazanın meydana gelmesine tamamen kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, tazminat hesabının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini, talep edilen asıl miktara dava tarihinden ve ıslah sonrası tutara ise ıslah tarihinden başlayarak yasal faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, yaralanmalı trafik kazası neticesinde cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı kalmak kaydı ile yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Yerleşik Yargıtay uygulamalarında; davadan önce yapılan ödemelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmekte, davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi, ödemenin yeterli bulunması (ibranamenin varlığı halinde hesaplanan tazminat ile yapılan ödeme arasında aşırı ölçüsüzlük olmaması) halinde davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu, bakiye tazminat alacağı olduğu anlaşılırsa, somut olayda ibranamenin de bulunduğu anlaşıldığından, ödenen miktar ile ödenmesi gereken miktar arasında fahiş fark bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ve fahiş fark bulunduğunun anlaşılması durumunda bu kez rapor tarihindeki veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanması, hesaplanan tazminattan davalı tarafça yapılan ödemelerin güncellenmiş değerinin mahsubu ile davacının talep edebileceği bakiye tazminatın bulunması gerekmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10/03/2022 tarih ve 2021/10763 Esas, 2022/4501 Karar sayılı ilamı). Diğer taraftan, yerleşmiş Yargıtay uygulamalarında, güncellenmiş ödemenin poliçe limitinden değil toplam tazminattan indirilmesi gerektiği benimsenmiştir. Davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi esası, parayı önceden alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesini önleme amacına yönelik olup, ödenen faizlerin poliçe limitinden mahsup edilmesi mümkün değildir. Çünkü aksinin kabulü de; zarar görenlere eksik ödeme yapan sigorta şirketinin sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2014/16471 Esas, 2016/4647 Karar sayılı ilamı). Kusura ilişkin olarak, dosyada alınan kusur raporunda ... plakalı araç sürücüsü davacı ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın 47ib., 52/a., 5S7/a., 84/h. ve KTY'nin 97. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu, Davalı “... Sigorta A.Ş.”ye trafik sigorta poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK'nın 52/a. ve 57/a, maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup, UYAP üzerinden yapılan incelemede kesinleştiği anlaşılan ceza dosyasında da davalı sigortalısının tali kusurlu olarak belirlendiği anlaşılmakla kusura ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybına uğranıldığı iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Mahkeme tarafından alınan maluliyet tespitine ilişkin raporun da belirlenen bu esaslara, oluşa, usul ve yasaya uygun olması nedeni ile rapor doğrultusunda karar verilmiş olmasında bir usulsüzlük görülmemiştir. Faiz başlangıcına ilişkin olarak ise, davalı ... tarafından kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla tazminatın tamamına davalı ... yönünden belirtilen kısmi ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetli bulunmuştur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2020 tarih ve 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamı). Alacağı doğuran sebebin esasen haksız eylemden kaynaklanmış olmasına göre, ıslah ile istenilen tazminat için de, aynı tarihten itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/4099 E. - 2017/9935 K., 2015/4364 E.-2017/10458 K., 2016/4327 E.-2017/10897 K. nolu içtihatları). Bu nedenle faiz başlangıcına ilişkin istinaf sebepleri de yerinde değildir. Davalı ... istinaf dilekçesinde, davacının koruyucu tertibat kullanmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına yönelik bir tespit bulunmadığı, davacının arkadan çarpılan araçta bulunduğu, maluliyetine neden olan yaralanmasının omurga kırığına ilişkin olup emniyet kemeri takmaması ile maluliyetine konu arazlar arasındaki illiyet bağı ispat edilemediğinden davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 18.769,59 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.792,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.977,20 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. . Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.