4. Hukuk Dairesi 2009/7880 E. , 2010/3642 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/04/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içer
**4. Hukuk Dairesi 2009/7880 E. , 2010/3642 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 16/04/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 01/04/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, eşi ile birlikte gittikleri alışveriş merkezinde, satın aldıkları ürünlerin bedelini ödemek üzere alışveriş merkezinin kasasında bulundukları sırada yanlarına yaklaşan davalının, kendisine hitaben “…bana yardım eden sendin, paramı çekmişsin, geri vereceksin…” biçiminde sözler söylediğini; davalıya yanıldığını, kendisinin polis olduğunu söylediğinde ise “…istersen komutan ol, paramı çalmışsın geri ver…” diyerek hakaret ettiğini belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, alış veriş merkezinde bulunan ATM'den para çekmek istediğini, gözlükleri yanında olmadığından bir kişiden yardım istediğini, para çekemediği halde parasının eksilmiş olduğunu görünce alış veriş merkezinin içinde kendisine yardım eden kişiyi aramaya başladığını, davacıyı kendisine yardım eden kişiye benzettiğini, o olup olmadığını sorduğunda "…beni hırsızlıkla mı suçluyorsun, ben polisim…" diyerek bağırıp çağırmaya başlayan davacıya hakaret etmediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, davalı hakkında davacının şikayeti üzerine hakaret suçundan dolayı takipsizlik kararı verildiği, davacıya kendisine yardım eden kişi olup olmadığının sorulmasında hakaret kastı bulunmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerle tanık anlatımlarından, davacının eşi ve arkadaşları ile birlikte alış veriş merkezine gittiği, alış veriş yaptıktan sonra kasada bulunduğu sırada davacının kolundan tutan davalının, "…paramı almışsın geri vereceksin…” dediği, davacının davalıya yanıldığını, kendisinin polis memuru olduğunu söylediği halde “…istersen komutan ol paramı almışsın geri vereceksin…” biçiminde sözler söylediği, kamuya açık bir yer olan olay yerinin kalabalık olduğu, kalabalık nedeni ile olaya müdahale etmek için gelen güvenlik görevlisi tanığın; davalının, davacıya “…kendisine bankamatikte yardım ettiği sırada parasını aldığını söylediğini…” duyduğunu söylediği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu sonucuna varılarak, Borçlar Yasası'nın 49. maddesi uyarınca, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.