4. Hukuk Dairesi 2013/4095 E. , 2013/7325 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 04/12/2012 günlü ve 2011/14983-2012/18465 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtla…
**4. Hukuk Dairesi 2013/4095 E. , 2013/7325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 04/12/2012 günlü ve 2011/14983-2012/18465 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine ve aynı kanunun 442/3. ve 4421 sayılı Kanunun 2. ve 4/b-1. maddeleri gereğince takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine 18/04/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Hiçbir dosyada davacı davalıyı aralarındaki nişan sözleşmesine binaen sözleşmeye sadakat anlamından onlarca yıl beklemiştir. Davalının özgürlüğe kavuşması açısından davacı tam anlamıyla davalının tutunduğu bir dal vazifesi görmüştür. Davalının özgürlüğe sağlıklı bir şekilde kavuşmasını sağlayan davacının anıt değerindeki sadakatıdır. Daha sonra taraflar törenle evlenmişlerdir. Gerek uzun yıllar süren nişanlılık dönemi ve gerekse tarafların toplum önünde birleşmiş olmalarının anlamı uzun yıllar bu kişilerin eş olmak anlamında birbirlerine ait oldukları anlamıdır. Evliliklerin toplumsal değeri bu şekilde kazanılır. Ne var ki davalı davacının anıt değeri taşıyan davranışlarına rağmen davacı ile resmi sözleşme yapmamış ve onu terk etmiştir. Fiili birlikteliklerinin davalı tarafından sona erdirilmesini haklı kılan ve davacıya atfedilebilen hiçbir kusur yoktur. Davacı ise anıt değerindeki namus ve sadakat anlayışıyla ömrünün büyük bir bölümünü ve özellikle gençlik yıllarını davacı için heba etmiştir. Her iki tarafın davranışlarının hukuksal anlamda ele aldığımızda davalının davacıyı duygusal ve cinsel olarak onlarca yıl sömürdüğü, buna karşılık davacının ahlaki ve hukuksal davranışlarlarının hukuk düzeni tarafından korunmadığı ve böylece .. hükümlerinin açık bir şekilde ihlal edildiği ve böylece davalının davacıya yaptığı eylemlerinin hukuk düzeni tarafından ödüllendirildiği sabittir. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılma olanağım yoktur. 18/04/2013