Başvuru, uygulanan idari para cezasına yapılan itirazın, cezanın yasal şartları araştırılmadan, imara aykırılığı gerçekleştiren faili tespite yönelik yeterli araştırma yapılmadan, talep ve itirazlar dikkate alınmadan reddine karar verilmesi nedenleriyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; uygulanan idari para cezasına yapılan itirazın, cezanın yasal şartları araştırılmadan, imara aykırılığı gerçekleştiren faili tespite yönelik yeterli araştırma yapılmadan, talep ve itirazlar dikkate alınmadan reddine karar verilmesi nedenleriyle suç ve cezaların kanuniliği ilkesi ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 30/12/2013 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: 1955 doğumlu olan ve İstanbul’da yaşayan başvurucu, Sosyal Sigortalar Kurumundan emeklidir. Başvurucu, idari para cezasına konu taşınmazın bitişiğindeki 12 parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu belirtmektedir. Maltepe Belediye Başkanlığınca (Belediye), 11 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan yapının bitişiğindeki 12 parsel numaralı bina ile aralarındaki duvarın yıkılması suretiyle birleştirilmesi işleminin imara aykırılığı nedeniyle yapı sahibi olarak başvurucu hakkında 14/2/2011 tarihli yapı durdurma tutanağı düzenlenmiştir. Belediyenin 1/3/2011 tarihli ve 272 sayılı kararıyla, söz konusu imara aykırı yapı nedeniyle 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun maddesine göre başvurucuya 114,97 TL idari para cezası uygulanmıştır. Başvurucu; idari yaptırıma tabi tutulan 11 sayılı parselin maliki olmadığı, idari yaptırım miktarının gerçek duruma uygun tespit edilmediği ve miktarının fahiş olduğu gerekçeleriyle para cezasına itiraz etmiştir. Başvurucu itirazını, sunduğu evrak ile yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesine dayandırmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi (Mahkeme), başvurucunun itirazına karşı ilgili idarenin yazılı görüşünü almıştır. İdare, başvurucunun idari para cezası uygulanan 11 parsel numaralı taşınmazdaki dükkânla birleştirilen 12 parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu, ara duvarların yıkılması suretiyle ortaya çıkan ve genişletilmiş olan dükkânın maliki olduğunu ileri sürmüştür. Mahkeme 24/9/2012 tarihli kararı ile başvurucunun itirazını reddetmiştir. Mahkeme kararının ilgili bölümleri aşağıdaki gibidir:"… Olayda, uyuşmazlığın çözümü için Mahkememizin 2011 gün ve E:2011/1015 sayılı ara kararı ile mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve 2011 tarihinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "yapı tatil tutanağı ile ortaya konulan tespitlerin fiili duruma uygun olduğu, mevcut haliyle yapının ruhsat projesine aykırı olduğu, davalı idarece ruhsata aykırı kısımlar dikkate alınarak verilen imar para cezası miktarı belirlenirken, yapı sınıfının doğru olarak tespit edildiği, cezayı artıran nedenlerin yerinde olduğu, ancak, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun maddesi uyarınca cezayı artıran nedenlerden "çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet verme" durumunun, mevcut olmadığı, zira ruhsata aykırılığın bina içerisinde olduğu ve binanın dışarıdan görülebilecek unsurlarında herhangi bir değişiklik olmadığından, somut olayda bu yönden cezayı artırma nedeninin gerçekleşmediği, dolayısıyla bu gerekçeyle cezanın %20 oranında artırılmasının yerinde olmadığı, ceza miktarı belirlenirken cezayı artıran söz konusu madde( maddenin bendi) gözardı edildiğinde, hesaplanacak ceza miktarının 164,14-TL olması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, yukarıda açıklaması yer alan bilirkişi raporundaki tespitler, hüküm tesisi için yeterli olup, mevcut ruhsata aykırılık nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun maddesi uyarınca davacıya verilecek imar para cezası miktarının 164,14-TL olarak belirlenmesi gerektiğinden, dava konusu encümen kararının 950,83-TL’lik kısmının hukuka aykırı, 164,14-TL’lik kısmının ise hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.Öte yandan, imar para cezası miktarı belirlenirken 3194 sayılı İmar Kanunu'nun maddesi uyarınca aykırılıktan etkilenen alan dikkate alındığından, davacının bu yönündeki itirazlarına itibar edilmemiştir." Başvurucu, itirazın karara bağlanabilmesi için imara aykırı yapıyı yapan kişinin belirlenmesi gerekirken sadece davalı Belediye tarafından sunulan evraka bakılarak dosya üzerinden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, söz konusu taşınmazın maliki olmadığı ve yaklaşık yedi yıl önce gerçekleştirilen değişiklikten kendisinin sorumlu tutulamayacağı gerekçeleriyle karara itiraz etmiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 22/5/2013 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin kararında 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığını, itiraz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmediğini belirterek itirazı reddetmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi de 2577 sayılı Kanun’un maddesinde yazılı sebeplerden hiçbirine uymadığı ve yerinde bulunmadığı gerekçesiyle aynı Mahkemece reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 29/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.A. İlgili Mevzuat 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) (3) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.” 3194 sayılı Kanun’un “İdari müeyyideler” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır.Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:…”B. Yargı Kararları Danıştay Birinci Dairesinin 22/6/2011 tarihli ve E.2011/552, K.2011/962 sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:“Dosyanın incelenmesinden; … taşınmazlara ilişkin olarak yapı ruhsatı, temel üstü vizesi ve yapı yeri krokisi düzenlenmesine ilişkin işlemlerin 3194 sayılı İmar Kanunu ile … Belediyesi İmar Yönetmeliği’ne aykırı olduğu ancak bu konuyla ilgili eylemlerin mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102 nci maddesine göre zamanaşımına uğradığı belirtilerek ilgililer hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verilmiş ise de, ilgililer tarafından gerçekleştirilen imar mevzuatına aykırı eylemlerin temadi ettiği hususunun göz ardı edildiği, ayrıca ön incelemeye konu eylemlerle kişiler arasındaki illiyet bağının irdelenmediği, ilgililerin hangi işlemleri tesis ettikleri ya da hangi eylemler nedeniyle sorumlu tutulduklarının ayrıştırılmadığı, … anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, … kısmen soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının kaldırılmasına, … oybirliğiyle karar verildi.” Yargıtay Ceza Dairesinin 29/5/2007 tarihli ve E.2006/228, K.2007/5060 sayılı ilamının ilgili bölümü şöyledir:“5237 Sayılı TCY.nın maddesinin 2004 tarihinde yürürlüğe girmiş olması ve sanık tarafından ruhsatsız olarak yapılan inşaatın mühürlenerek durdurulduğuna ilişkin 2004 tarihinde belediye görevlilerince tutanak düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, hukuki kesinti gerçekleşinceye kadar eylemin temadi edeceği ve yargılama sırasında yapılan keşifte dış sıva boya yapılıp pencerelerin takıldığı, dolayısıyla inşaata devam edilmekte olduğu belirlenmiş olmakla binanın anılan maddenin fıkrası uyarınca yürürlük tarihinden önce tamamlanmış yapı niteliğinde olmadığı gözetilerek, tutanak düzenleyicilerin yöntemince dinlenmesi ve tutanak tarihinde inşaatın faal halde bulunup bulunmadığına dair görgüleri etraflıca sorulup tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla ve oluşa uygun düşmeyen bilirkişi raporu doğrultusunda suçun, maddenin yürürlük tarihinden önce işlendiğinden sözedilerek beraat kararı verilmesi,Yasaya aykırı … görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, … oybirliğiyle karar verildi.”