1. Ceza Dairesi 2023/7440 E. , 2025/1611 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/818 E., 2023/1332 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz e…
**1. Ceza Dairesi 2023/7440 E. , 2025/1611 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/818 E., 2023/1332 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.01.2023 tarihli ve 2022/239 Esas, 2023/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/1332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanma yeri bulunmadığına, 2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik inceleme bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, eylemin tasarlama kapsamında kalmadığı, somut olayda sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, maktulden sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar vekili ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 07.07.2023 tarihli ve 2023/818 Esas, 2023/1332 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ...'nın maktul ...'ı kasten öldürdüğü sabit olan dosyada sanığın müsnet suçu haksız tahrik altında işlediği kanaatinde olduğumdan haksız tahrik hükümleri uygulanmaksızın Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararı onaylayan Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim. Şöyle ki; Sanık ve maktul aynı köyde yaşayıp birbirlerine tanıyan aralarında ticari ilişki bulunan kişilerdir, sanığın oğlu ..., eşi ... ile olaydan yaklaşık 3 yıl kadar önce resmi nikahla evlenmiş ve bu evliliklerinden ortak bir de çocukları bulunmaktadır. Sanığın gelini ... ile maktul ... arasında cinsel ilişki boyutuna ulaşan gönül ilişkisi olduğu hususunun anlaşılması üzerine ... ile ... anlaşmalı boşanma davası açarak evliliklerini bitirme kararı almışlardır. ...'in babası olan sanık, ... ile ... arasındaki bu ilişkinin öğrenilmesi üzerine maktul ...'a haber göndererek köyden ayrılmasını istemiş ancak ... bu ilişkiyi kabul etmeyerek köyden ayrılmayı reddetmiştir. Dosyada bulunan ... ve ... arasındaki sosyal medya mesajlaşmalarından ...'nın ... ile cinsel ilişkiye girdiğini eşi ...'e itiraf ettiği anlaşılmış, ...'nın sevgilisi ...'a göğsünü açarak gösterdiğine dair ... ve ...'nın göğüslerinin göründüğü telefon ekran fotoğrafı dosyaya sunulmuştur. Dosyada ifadesine başvurulan tanık ..., ...'la ... arasında birden çok kez aracılık yapmaya çalıştığını sanığın maktulden köyden ayrılmasını istemesi üzerine bunu maktule bildirdiğini ancak onun kabul etmediğini ancak maktulün köyde dedikodu çıkarttığını duymadığını, ...'ın kendisine gönderdiği bir bayana ait göğüs resmini kendisinin ...'a göstererek ...'ın talebi üzerine bu ... değil dediğini anlatmıştır. Sanık savunmasında gelini ... ile komşusu ...'ın cinsel yakınlığının anlaşılması üzerine oğlunun boşanma davası açtığını, dava devam ederken ...'ın kendisine ...'nın göğsünün üst kısmının göründüğü fotoğrafı gösterdiğini, ...'ın kendilerinin aleyhinde köyde laf çıkarttığını, bu durumu tüm köylünün bildiğini, köylerinin küçük olduğunu ve bundan kendisinin rahatsız olduğunu belirtmiştir. Dosyada bulunan ve maktul tarafından sanığa gönderilen göğüs resimlerinin ...'ya ait olduğu, ...'nın mahkemedeki kendi kabulü ile anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde olay öncesinde sanıkla maktul arasında herhangi bir husumet olmadığı hatta ticari ilişki bulunduğu ancak yaşadıkları yerin küçük bir köy olması ve sanığın gelini ... ile ...'ın arasında cinsel seviyede yakınlık olduğunun köyde duyulması ve konuşulması, sanığın da yaşadığı köyde duyulmasının etkisiyle kendisinde oluşan hiddet ve şiddetli elem altında maktulü gördüğü yerde ateş etmek suretiyle öldürmesi olayında kendisinde oluşan asgari seviye de haksız tahrikin etkisi altında müsnet suçu işlediği kanaatinde olduğumuzdan sanığın cezasından haksız tahrik indirim yapılması gerekirken indirim yapılmaksızın verilen kararı onaylayan Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum. KARŞI OY Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 2023/7440 E. 2025/1611 K. sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık ... hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrikin uygulanma şartlarının bulunduğu düşüncesinde olduğumdan katılmamaktayım. Dosya kapsamına göre; evli olan maktul ...’ın, sanık ...’nın gelini olan 2001 doğumlu ... ile gönül ilişkisi kurup rızaya dayalı cinsel ilişki yaşadığı, sanık ... ile oğlu ... ve gelini ...’in ikamet adreslerinin aynı olduğu, gelini ile maktul arasında ilişki olduğu yönünde köyde söylenti çıkması üzerine konuyu araştıran sanık ...’ın kendi ikametinde de gerçekleştiğini düşündüğü bu ilişki nedeniyle öfkelendiği ve ...’ın köyden gitmesini istediği, süreç içinde ... ile sanığın oğlu ...’in boşanmak amacıyla dava açtıkları, ... ile sosyal medyada da görüşmelerine devam eden sanık ...’ın ...’in belinin üstünden göğsünün yarı çıplak fotoğrafını çekip telefon vasıtasıyla paylaştığı, fotoğraftaki yarı çıplak göğüs fotoğrafının sanığın gelinine ait olduğu noktasında bir şüphe bulunmadığı, gerek yaşı genç olan gelininin ilişkisinin köy içinde duyulması gerekse gelininin yarı çıplak göğüs fotoğrafının paylaşılması nedeniyle sanık ...’ın utanç duyduğu, aksi ispatlanamayan savunmalarına göre kahvede otururken yıllardır görüştüğü arkadaşlarının bile kendisine farklı gözle bakmaya başladığı, bu nedenlerle olay günü av tüfeği ile kasık bölgesini hedefleyerek ateş edip av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı her iki uyluk kemiği kırığı ile birlikte yaygın yumuşak doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucu maktulü öldürdüğü anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere maktul ...’tan kaynaklanan ve sanık ...’ya yönelen haksız davranışlar nedeniyle kasten öldürme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi uyarınca haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, haksız tahrik indirimi yapılmaksızın kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelen temyiz istemlerinin esastan reddine dair çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.