Ceza Genel Kurulu 2016/1173 E. , 2020/292 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 124-12 Sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 62/1, 53/1 ve 54. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin Zile Ağır C…
**Ceza Genel Kurulu 2016/1173 E. , 2020/292 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 124-12 Sanık ... hakkında kasten öldürme suçuna teşebbüsten açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/3, 29, 62/1, 53/1 ve 54. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin Zile Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.07.2012 tarihli ve 98-76 sayılı hükmün, sanık müdafisi, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 10.11.2014 tarih ve 2611-5057 sayı ile; "...Yaralamanın yeri ve niteliği, kullanılan silahın elverişliliği hususları birlikte dikkate alındığında, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı hâlde, öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması yerine, suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Zile Ağır Ceza Mahkemesince 25.02.2015 tarih ve 124-12 sayı ile; kasten öldürme suçuna teşebbüsten sanığın TCK’nın 81/1, 35/2, 29, 62, 53/1 ve 54. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve müsadereye hükmedilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafisi ve katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 23.03.2016 tarih ve 5655-1447 sayı ile; TCK’nın 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına oy çokluğuyla karar verilmiş, Daire Üyeleri D. Kahveci ve C. Topaktaş; "...TCK'nın 36. maddesi gözetilerek sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu," düşünceyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 24.05.2016 tarih ve 179454 sayı ile; "...Yaptığından pişmanlık duyan sanığın, eyleminden gönüllü olarak vazgeçerek, ölüm sonucunun ortaya çıkmasını engellemek amacıyla ciddi bir çaba içerisine girip ambulansın aranmasını sağladığı, ancak olay yerine ambulanstan önce gelen tanıklar Ömer ve ...'ın katılanın kardeşi ...'yi arayarak olay yerine gelmesini sağladıkları, ...'nin kendi aracıyla katılanı hastaneye götürdüğü, ...'nin ambulanstan önce gelip katılanı hastaneye götürmesinin sanığın aleyhine yorumlanmaması gerektiği, bu çerçevede kasten öldürme olarak vasıflandırılması gereken eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, ancak TCK'nın 36. maddesine göre neticenin gerçekleşmesini önlemek için ciddi bir çaba gösteren sanığın kasten öldürmeye teşebbüsten değil, tamam olan eylemden yani kasten silahla yaralamadan cezalandırılabileceği kanaatine varılmakla, Yerel Mahkeme hükmünün, gönüllü vazgeçmenin koşulları gerçekleştiğinden sanığın TCK'nın 36. maddesi yollamasıyla kasten silahla yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.