(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8799 E. , 2009/11812 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13.02.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gere
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/8799 E. , 2009/11812 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13.02.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, 875 ada 1 sayılı parsel ile 876 ada 1 sayılı parsellerin üzerindeki binalarda bağımsız bölüm maliki olduklarını, binaların bulunduğu yer ile sahil yolu arasında davalı idarece çalışma yapıldığını, bu çalışma esnasında idarenin toprak ve hafriyat birikintisi yaparak bina önlerini kapattığını, mevcut toprak ve hafriyatın kaldırılması suretiyle davalının elatmasının önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı idare yapılan faaliyetlerin kamu hizmeti amacı taşıdığını, idari bir eylem olduğunu, idare mahkemelerinin görevli olacağını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş 6910 m3 hafriyatın davalı ... tarafından kaldırılması suretiyle müdahalenin men’ine karar verilmiştir. Hükmü davalı ... temyiz etmiştir. Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişilerin 22.10.2007 tarihli raporlarında; davacıların bağımsız bölümlerinin bulunduğu parsellerin denizin doldurulması suretiyle kazanılan sahil yolu ve donatı alanları çalışmaları sırasında emsallerine göre daha üst dolgu yapılması sonucu zemin ve 1. normal katlarının manzaralarının kapandığı, dolgu alanında yağmur suyu tahliyesi için önlem alınmadığından 875 ada 1 sayılı parselin ön cephesini su basabileceği belirtilmiş, mahkemece bilirkişi görüşlerine itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus, 5393 sayılı Belediye Kanununun 79.maddesi hükmü gereğince belediyelerin denizden doldurma suretiyle yer kazanabilecekleridir. Somut olayda da, davalı belediyenin denizden doldurulma suretiyle yer kazandığı, bu yerleri sahil yolu ve donatı alanları yaparak kamu hizmetine sunduğu anlaşılmaktadır. Kısaca davalı belediyenin bütün çalışmaları kamu yararınadır. Diğer taraftan, burada irtifak haklarından da bahsetmek yerinde olur. Gerçekten, irtifak hakları malik tarafından başkalarına tanınan, sahibine bir maldan faydalanma, yararlanma yetkileri veren veya malike mülkiyet hakkının sağladığı yetkileri kullanmaktan çekinme borcu yükleyen ayni haklardandır. İrtifak hakları ya belirli bir şahsa bağlı olarak tanınan şahsa bağlı irtifak hakları şeklinde ya da bir taşınmaz malikine tanınan gayrimenkulün maliki değiştikçe hak sahibi de değişen eşyaya bağlı irtifak hakları şeklinde kurulabilir. Bazı irtifak haklarının ise hem eşyaya bağlı hem şahsa bağlı olarak kurulması mümkündür. Eğer eşya maliki mülkiyet hakkının kendisine sağladığı yetkileri kullanmaktan kaçınıyor örneğin inşaat yapmama, manzara kapatmama gibi bir taahhütte bulunuyorsa bu gibi irtifak haklarına olumsuz irtifak hakları denir.Şüphesiz irtifak haklarının kuruluşu için Türk Medeni Kanununun 780. maddesinin yaptığı yollama nedeni ile mülkiyet hakkının kazanılmasına dair hükümler uygulanır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; yukarıda sözü edildiği üzere davalı idarenin yaptığı bütün faaliyetler kamu yararı amaçlıdır. Davalı idarenin davacılara karşı onların da yararına tesis ettiği bir manzara kapatmama irtifak hakkı yoktur. İleride taşınmazların su baskınına maruz kalacağı iddiası ise bir olasılığa dayandığından mevcut bir zararı göstermez. Sonuç olarak, tüm dosya içeriğine göre açılan davanın hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Mahkemece davanın reddi yerine infazı da olanaklı olmayacak şekilde istek hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 28.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.