8. Hukuk Dairesi 2006/1913 E., 2006/2366 K. 8. Hukuk Dairesi 2006/1913 E., 2006/2366 K. - ZİLYETLİĞİN TESBİTİ "İçtihat Metni" Ahmet ile Ü… … Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki zilyetliğin tespiti davasının reddine dair (Sivrice Sulh Hukuk Hâkimliği)nden verilen 29.12.2005 gün ve 34/89 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı vekili, vekil edenine ait dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın
8. Hukuk Dairesi 2006/1913 E., 2006/2366 K. **8. Hukuk Dairesi 2006/1913 E., 2006/2366 K.** **- ZİLYETLİĞİN TESBİTİ** **"İçtihat Metni"** Ahmet ile Ü… … Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki zilyetliğin tespiti davasının reddine dair (Sivrice Sulh Hukuk Hâkimliği)nden verilen 29.12.2005 gün ve 34/89 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü: Davacı vekili, vekil edenine ait dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın güneyinde kalan ve ıslah çalışmaları sonucu derenin etkisinden kurtulan taşınmaz bölümünün vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı köy temsilcisi, dava konusu taşınmazın aktif dere yatağı olduğunu söyleyerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu yer üzerinde kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre dava konusu taşınmaz ve kuzeyinde yer alan dava dışı davacıya ait taşınmaz tapusuz yerlerdir. Davacı vekili, vekil edeninin dava konusu yeri 1982 yılında başka kimseden satın ve devraldığını, zaman zaman su baskınlarının etkisinde kalması nedeniyle DSİ tarafından yapılan ıslah çalışmaları sonucu taşınmazın derenin etkisinden kurtulduğunu, vekil edeninin tasarrufta bulunduğunu belirterek zilyetliğin tespiti isteğinde bulunmuştur. Eda davası açması gerekirken açmış olduğu zilyetliğin tespiti davası dinlenemez. Davacının, tescil davası açması gerekirken zilyetliğin tespitini istemiş olması doğru görülmemiştir. Diğer yönden bu tür davaların Hazine ve diğer kamu tüzel kişilerine karşı açılması gerekir. Hazineye dava yöneltilmeden sadece Köy Tüzel Kişiliğinin dava edilmek suretiyle tespit isteğinde bulunmuş olması da doğru değildir. Tüm bunlardan ayrı dava konusu taşınmaz üzerinde koşullarına uygun olarak davacının tasarrufta bulunduğu da kanıtlanamamış bulunduğuna ve taşınmazın niteliği göz önünde tutularak davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün (ONANMASINA) ve peşin harcın onama harcına mahsubuna 10.04.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.