(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14439 E. , 2012/13066 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/14439 E. , 2012/13066 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli sebebe dayanılmadan feshedildiğini ileri sürerek fesih işleminin iptali ile müvekkilinin işe iade edilmesine, işe başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarının ve çalıştırılmaması halinde bu süre içinde doğacak ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin fesih bildiriminde açıklanan haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davalı işverenin fesih nedenlerinin gerçekleştiğini somut, kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş sözleşmesinin, davacının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlarla benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez. Somut olayda; davacı hakkında ilk olarak 08.01.2010 tarihinde bölge müdürünün davacıyı defalarca aramasına rağmen ulaşamadığı, şirket aracının evinin önünde park halinde olduğunun tespit edildiği ve gün içinde birkaç kez geçilmesine rağmen aracın evin önünde durduğununun tespit edildiğine dair tutanak tutulduğu, davacıdan bu hususta savunma istendiği, davacının savunmasında hasta olduğu için uyuyakaldığını, aramaları sonradan gördüğünü ama raporlamaları da “sehven” bildirdiğini iddia ettiği, bu olay nedeniyle 27.01.2010'da yazılı ihtar verildiği, ikinci kez 29.06.2010 tarihinde “senkronizasyon” işlemini yapmadığı için savunmasının istendiği, davacının yine mazeret belirterek yapmadığını doğruladığı, sonrasında 19.07.2010, 23.07.2010 ve son olarak 25.08.2010 tarihlerinde bölge müdürünün davacıyı defalarca aramasına rağmen ulaşamadığı, şirket aracının evinin önünde park halinde olduğu ve gün içinde birkaç kez geçilmesine rağmen aracın evin önünde durduğununun tespit edildiğinin tutanağa bağlandığı, davacının savunmalarında yine mazeretler belirterek olayları doğruladığı, evden ayrılmadığı, yapması gereken ziyaretleri yapmamasına rağmen “sehven” raporlamaları yaptığını bildirdiği, işverence 26.08.2010 tarihinde iş sözleşmesinin “..Programına uymamaya, izinsiz ve mazeretsiz işyerine gelmemeye devam etmesi, yapmadığı ziyaretleri yapmış gibi göstermesi nedeniyle çeşitli kereler savunması alınmak suretiyle yazılı ve sözlü olarak uyarılmasına rağmen durumunda bir gelişme olmaması üzerine ..“haklı sebeple feshedildiğinin bildirildiği görülmektedir. Davacı tüm savunmalarında tutanak içeriklerini doğrulamış, uyuyakaldığı için, hasta olduğu için yapması gereken ziyaretleri yapmadığını ama “sehven” raporları göndermiş bulunduğunu beyan etmiştir. İşverence düzenlenen tutanak içerikleriyle savunma dahi uyuşurken davacının; '' müdürü öyle istediği için, tazminatlarını ancak bu şekilde alabileceği söylendiği için“ böyle savunma verdiği iddiasının hayatın olağan akışına ve akla aykırı olduğu ve dinlenemeyeceği açıktır. Davacının fesih nedeni yapılan davranışları 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi kapsamında kalmakta olup işverenin güveninin kötüye kullanılması niteliğindedir. Bu durumda iş sözleşmesinin işveren tarafından derhal fesih hakkının doğduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemenin yerinde görülmeyen yazılı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. Maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70. TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.