12. Ceza Dairesi 2020/5132 E. , 2024/345 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edil…
**12. Ceza Dairesi 2020/5132 E. , 2024/345 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli 2015/191 E. 2015/985 K. sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 24.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.09.2020 havale tarihli ve 2016/95272 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Ölenin kendi kusuruyla kazaya neden olduğuna, Alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel Mahkemenin Kabulü "16/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda; olayın meydana gelmesinde kasıt unsurunun bulunmadığı, iş yerindeki iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını denetleyip belgelendirmeyen, patlayıcı ortam oluşma riskine karşı, Risk Değerlendirmese yapmayan/yaptırmayan ve iş yerinde patlayıcı ortam oluşma riski bulunan kimyasalların kontrol altında tutulmasını sağlamayan ...'un Asli Kusurlu olduğu, dosyadaki tutanaklar ve görgü şahitlerinin ifadeleri neticesinde elindeki tiner tenekesiyle açık ateşe yaklaşan ve olayın meydana gelmesine neden olan ...'in olayda kasıt unsuru tespit edilemediğinden dolayı olayda Tali Kusurlu olduğu bildirilmiş, sanık müdafinin talebi doğrultusunda dosyada mevcut olay akabinde tutulan olay yeri inceleme raporu ile tanık beyanları, olay yeri basit krokisini de dikkate alır şekilde ve burada belirtilen hususların da incelenerek sanık müdafinin itirazlarını giderecek şekilde daha önceki bilirkişi heyetinden ek rapor tanzimi istenilmiş; 04/08/2015 tarihli ek bilirkişi raporunda da; "Tarafımıza ek rapor düzenlenmesi için dosya tevdi edildiğinde yeniden incelenmiş ve önceki raporumuzdaki kanaatlerimizin aynen devam ettiği görülmüştür. Dosya hakkında yeni bir kanaat bildirmeyecek olup, mahkemenize sunmuş olduğumuz raporumuz, nihai rapordur" şeklinde rapor sunulmuştur. Sanık beyanı, katılan beyanları, Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca aldırılan 27/01/2015 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce aldırılan 16/06/2015 havale tarihli bilirkişi heyet raporu, 04/08/2015 tarihli ek bilirkişi heyet raporun içerik olarak birbirleri ile uyumlu olduğu çelişki içermediği görülmekle ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; gerekli iş sağlığı güvenliği ile ilgili eğitimleri vermeyen ayrıca iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını denetleyip belgelendirmeyen, parlayıcı ve patlayıcı ortam oluşma riskini göz önünde bulundurmayan işveren sanığın olayda asli kusurlu olduğu anlaşılmakla taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçundan eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 85/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindedir. 2....'in yanık ve bu nedenle gelişen komplikasyonlar sonucu öldüğü tespit edilmiştir. 3.Hazırlık aşamasında inşaat mühendisi iş güvenlik uzmanı tarafından düzenlenen raporda; iş sağlığı güvenliği ile ilgili eğitimleri vermeyen ayrıca iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını denetleyip belgelendirmeyen, parlayıcı ve patlayıcı ortam oluşma riskini göz önünde bulundurulmayan işveren ...'un Asli Kusurlu olduğu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili usul ve şartlara uymayarak tehlikeli davranış içerisinde bulunan ve olayın meydana gelmesine neden olan ...'in iş güvenliği eğitimlerini almadığı da göz önünde bulundurularak Tali Kusurlu olduğu bildirilmiştir. 4.Kovuşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporunda, iş yerindeki iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını denetleyip belgelendirmeyen, patlayıcı ortam oluşma riskine karşı, Risk Değerlendirmesi yapmayan/yaptırmayan ve iş yerinde patlayıcı ortam oluşma riski bulunan kimyasalların kontrol altında tutulmasını sağlamayan ...'un Asli Kusurlu olduğu, dosyadaki tutanaklar ve görgü şahitlerinin ifadeleri neticesinde elindeki tiner tenekesiyle açık ateşe yaklaşan ve olayın meydana gelmesine neden olan ...'in olayda tali kusurlu olduğu bildirilmiş, sanık müdafiinin talebi doğrultusunda dosyada mevcut olay akabinde tutulan olay yeri inceleme raporu ile tanık beyanları, olay yeri basit krokisini de dikkate alır şekilde ve burada belirtilen hususların da incelenerek sanık müdafiinin itirazlarını giderecek şekilde daha önceki bilirkişi heyetinden ek rapor tanzimi istenilmiş; 04/08/2015 tarihli ek bilirkişi raporunda da; "Tarafımıza ek rapor düzenlenmesi için dosya tevdi edildiğinde yeniden incelenmiş ve önceki raporumuzdaki kanaatlerimizin aynen devam ettiği görülmüştür. Dosya hakkında yeni bir kanaat bildirmeyecek olup, mahkemenize sunmuş olduğumuz raporumuz, nihai rapordur" şeklinde rapor sunulmuştur. 5.Sanığın savunması "Yukarıdaki kimlik ve adres bilgileri bana aittir, doğrudur, tekrar ederim. Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum, Bu konudaki beyanımı yazılı olarak Mahkemenize sunarım, kolluk kuvvetinde vermiş olduğum beyanım, bana aittir, aynen geçerlidir, tekrar ederim. Suçsuzum beraatimi talep ediyorum, Eğer hakkımda mahkumiyet kararı verilecek ise lehime olan kanun maddelerinin uygulanmasını talep ediyorum dedi." şeklindedir. 6.Şikayetçi ...'in beyanı "Bana okumŞikayetçi ...'in beyanı "Bana okumuş olduğunuz iddianameyi anladım, maktul ... benim oğlum olur. Olay nasıl olduğunu ben bilmiyorum, ancak bu olay nedeniyle Mass Makine Sanayi A.Ş, Ezay Makine Sanayi L.T.D ve Limak Batı Çimento A.Ş yetkili ve sorumlularından şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, zararımız vardır, oğlum daha 22 yaşındaydı, bize oğlum bakmaktaydı, bu suretle zararımız vardır, karşılanmasını istiyoruz, dedi." şeklindedir. 7.Şikayetçi ...'in beyanı "Bana okumuş olduğunuz iddianameyi anladım, maktul ... benim oğlum olur. Olay nasıl olduğunu ben bilmiyorum, ancak bu olay nedeniyle Mass Makine Sanayi A.Ş, Ezay Makine Sanayi L.T.D ve Limak Batı Çimento A.Ş yetkili ve sorumlularından şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, zararımız vardır, oğlum daha 22 yaşındaydı, bize oğlum bakmaktaydı, bu suretle zararımız vardır, karşılanmasını istiyoruz, dedi." şeklindedir. 8.Tanık ...'ın beyanı "Ben daha önce ifade vermiştim. O ifadem doğrudur aynen tekrar ederim. Ben Balıkesir ilinde Ezay makina isimli LTD şirketinde makina imalat montajında görevliydim. Olay günü saat 12:30 civarında iş başı yaparken işyerinin Çift siklon denilen binasının bir alt katından çığlık sesleri geldi. Bende hemen olay yerine koştum. Gittiğimde kimse yoktu. Ona ulaşan ilk bendim. Maktül yerde yarı çıplak vaziyette sırt üstü yatıyordu. Üstü başı yanmıştı. Maktülün yüzü, kolları, ayakları ve omuzu yanmış vaziyetteydi. Maktül kendisindeydi. Şuuru yerindeydi. Ben kendisine ne olduğu sordum. Maktülün şokta olduğunu sadece tenekeyi çektiğini sonra tenekenin patladığını söyledi. Bende hangi tenekeyi ve neyi kastettiğini anlamadım. Yaklaşık 1-2 sonra da diğer arkadaşlar geldiler. Hemen ambulans çağırdık. Hastaneye götürdüm. Tedavisine hemen başladılar. Ben olay yerine geldiğimde maktülün vücudunun ciddi bir şekilde yanık izleri olduğunu gördüm. Bizim işyerimizde bize eğitim verilmektedir. İşyerimiz, iş güvenliğimizi sağlayacak her türlü teçhizat karşılamaktadır. Maktülün vefat etmesinde iş yerinin bir kusuru olup olmadığını bilmiyorum." şeklindedir. IV. GEREKÇE Yapılan inceleme neticesinde yerel mahkemenin kararında, oluş ve kabulde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görülmüştür. A.Tebliğname Yönünden Oluş ve dosya kapsamına göre asli kusurlu olduğu anlaşılan sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki kusur durumuna ve ceza miktarın ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. B.Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri 1.Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin; Mahkemece sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Re'sen gözetilecek hususlara ilişkin; Sanık hakkında hükmedilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılması neticesinde 24.300,00 TL yerine 24.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanığın kusuru olmadığı yönünden; 1.Dosya içeriğine göre, sanığın Limak çimento fabrikasında mekanik montaj işlerini üstlenen Ezay Makina Limited şirketinin yetkilisi olduğu, mağdurun yaklaşık bir aydır Ezay şirketinde çelik kontrüksiyon işçisi olarak çalıştığı, olay günü saat 12:25 sıralarında işçilerin öğle istirahatinden iş başı yapmalarına az bir vakit kaldığı sırada fabrikanın henüz montaj aşamasında olan sıcak gaz yakma ünitesinin olduğu yerden patlama ve bağırış sesleri gelmesi üzerine olay yerine giden işçilerin mağduru yanmış halde yerde yaralı vaziyette buldukları, ne olduğunu sorduklarında mağdurun tiner tenekesiyle başka teneke içinde yanan ateşe yaklaştığında patladığını beyan ettiği, mağdurun hastanede kurtarılamayarak öldüğü, olay yerinde 2 adet 20 litrelik yanmış ve isli teneke bulunduğu birinin içinde yanar vaziyette kor olduğu, diğerinin kapağının ise basınçtan dolayı açılmış olduğu, bilirkişi raporunda yerde açık ateşle yanan tenekeye mağdurun elindeki tiner tenekesi yaklaştığı sırada tiner buharının patlaması sonucu kazanın meydana geldiği ve patlayıcı ortam oluşma riski göz önünde bulundurulmayarak tinerin muhafazası ve ve taşınması için gerekli önlem alınmadığının tespit edildiği, sanığın ise iş güvenliği kurallarına uyulup uyulmadığını denetleyip belgelendirmemesi, patlayıcı ortam oluşma riskine karşı risk değerlendirmesi yapmaması, yaptırmaması ve iş yerinde patlayıcı ortam oluşma riski bulunan kimyasalların kontrol altında tutulmasını sağlamaması nedenleriyle asli kusurlu olduğu belirlenmiş olup mahkemece mahkumiyetine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alındığında, belirlenen ceza miktarı bakımından isabetsizlik görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B-2) ve (C-3) numaralı bendlerde açıklanan nedenlerle Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli 2015/191 E. 2015/985 K. sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının dördüncü paragrafı çıkarılarak yerine "Sanığa verilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak TCK'nın 50/4 üncü maddesi delaletiyle 50/1-a. maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK'nın 52/3 üncü maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 tam gün olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2 nci maddesin gereğince günlüğü takdiren 20 TL'den paraya çevrilerek 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.