Başvuru, tutuklu olarak geçirilen sürenin kanunda öngörülen azami süreyi aştığı, hukuka aykırı bir şekilde mahkûmiyet hükmü verildiği gerekçesiyle anayasal hakların ihlal edildiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, tutuklu olarak geçirilen sürenin kanunda öngörülen azami süreyi aştığı, hukuka aykırı bir şekilde mahkûmiyet hükmü verildiği gerekçesiyle anayasal hakların ihlal edildiği iddiası hakkındadır. Başvuru, 4/9/2013 tarihinde Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/12/2013 kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 15/1/2008 tarihli ve E.2008/3 Sorgu sayılı kararıyla tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 18/4/2008 tarihli ve E.2008/264 sayılı, 19/3/2008 tarihli ve E.2008/5442 sayılı iddianameleri ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması, tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak veya el değiştirmek; yaralama, korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma suçlarından kamu davası açılmıştır. Adana Ağır Ceza Mahkemesinin 23/5/2012 tarihli ve E.2008/129, K.2012/70 sayılı kararıyla, başvurucunun atılı suçlardan hapis ve adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükümle birlikte tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 14/4/2014 tarihli ve E.2014/1340, K.2014/2410 sayılı ilamıyla başvurucu yönünden yasal süresinde olmayan temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucu, 4/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),…(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.” 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”