2. Ceza Dairesi 2024/5096 E. , 2024/7273 K. MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz…
**2. Ceza Dairesi 2024/5096 E. , 2024/7273 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usulüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Suça sürüklenen çocuk hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.15.2015 tarihli ve 2015/42921 Esas No.lu iddianamesi ile, katılanın adına kayıtlı...plaka sayılı otomobilin, kapıları kilitlenerek bırakıldığı yerden, 09.09.2015 günü saat 08.30 ile aynı gün saat 09.50 arasında, suça sürüklenen çocuk tarafından çalındığı iddiasıyla, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e, 313. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2015/715 Esas, 2016/497 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan TCK'nın 142/1-e, 31/3, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 15.03.2023 tarihli ve 2021/8498 Esas, 2023/1277 Karar sayılı kararı ile, "Katılanın kapılarını kilitleyerek sokak üzerine bıraktığı otomobilinin sol kapı kilidine zarar vererek kapıyı açtıktan sonra düz kontak yaparak otomobili gündüz vakti çalan suça sürüklenen çocuğun eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına rağmen, suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşülerek, aynı Kanun’un 142/1-e maddesi gereğince uygulama yapılmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında eksik ceza tayin edilmesi" hukuka aykırı görüldüğünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/262 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, hırsızlık suçundan TCK'nın 142/2-h, 31/3, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi zamanaşımının dolduğuna, suça sürüklenen çocuğun suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, aracın dış kaportasındaki parmak izinin araca dokunduğu anlamına geldiğine, ancak çaldığı anlamına gelmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılanın kapılarını kilitleyerek sokak üzerine park ettiği...plakalı otomobili 09.09.2015 günü gündüz saatlerinde çalınmıştır. 2.Katılanın otomobili 10.09.2015 tarihinde saat 15.30 sıralarında terk edilmiş vaziyette bulunmuş, araç teybinin yerinde olmadığı görülmüştür. 3. 10.09.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda, otomobilin sol kapı kilidinde zorlama izlerinin bulunduğu, oto üzerinde düz kontak hâlinin olduğu belirtilmiştir. 4. 09.10.2015 tarihli CD izleme tutanağında saat 10.17 sıralarında beyaz renkli plakası belli olmayan bir araçla gelen iki erkek şahsın aracın arka sol kapısını açtıkları, motor kaputunu açmaya çalıştıkları, şahısların yüzlerinin tespit edilemediği belirtilmiştir. 5. 07.10.2015 tarihli ekspertiz raporuna göre, otomobilin kaput kaporta dış yüzeyinden elde edilen parmak izinin, suça sürüklenen çocuğun sol el baş parmak izi ile aynı olduğu tespit edilmiştir. 6. Suça sürüklenen çocuk soruşturma aşamasındaki 10.11.2015 tarihli beyanında "Olaya karışmadığını, o tarihlerde mahalleden arkadaşı ... ..., ... ...'e pazar yerinde rastladığını, ...'ın kahve renkli Mazda marka özel bir oto kullandığını, kendisini çağırınca yanına gittiğini, akşam saatleri olduğunu, birlikte arabaya binip turladıklarını, ...'in de yanlarında olduğunu, ...'ın arabayı nereden aldığını ve nereye bıraktığını bilmediğini, araba hararet yaptığı için kaportasını açıp su döktüklerini, bu nedenle arabanın kaput kaporta kısmında parmak izinin çıkmış olabileceğini" söylemiş, kovuşturma aşamasında da bu beyanını tekrar etmiştir. 7.... ... soruşturma aşamasındaki 12.11.2015 tarihli beyanında, "...'ı mahalleden tanıdığını, kendisiyle geçmişte birkaç kere suça karıştıklarını, bir süredir görüşmediklerini, suçlamayı kabul etmediğini, suç tarihinde ... Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğunu, ...'ın kendisini suçtan kurtarmak için bu şekilde ifade verdiğini" söylemiş, ... ...'ın suç tarihinde ... Çocuk ve Gençlik Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu tespit edildiğinden, ... ... hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. 8. Mahkemece, suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmıştır. 9. Mahkemece hukuki süreç başlığı altında 3. maddede belirtilen bozma gereği yerine getirilmiştir. IV. GEREKÇE Her ne kadar suça sürüklenen çocuk suçu kabul etmemiş ise de, katılan beyanı, olay ve olgular başlığı altında bilgilerine ve içeriğine yer verilen CD inceleme tutanağı, ekspertiz raporu, olay yeri inceleme raporu içeriği, suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı karşısında eylemi sübuta ermekle, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı ve zamanaşımının dolmadığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; Bozma öncesi yapılan yargılamada, suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hüküm aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 4. Çocuk Mahkemesinin, 28.09.2023 tarihli ve 2023/307 Esas, 2023/262 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından "suça sürüklenen çocuğun netice olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkarılarak yerine ".... suça sürüklenen çocuğun cezasının 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.