T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/930 Esas KARAR NO : 2025/1255 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2025 NUMARASI: 2025/78 Esas, 2025/343 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi ger…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/930 Esas KARAR NO : 2025/1255 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/04/2025 NUMARASI: 2025/78 Esas, 2025/343 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirketin 2013 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde mukim dünyaca tanınmış bir iş geliştirme platformunun Türkiye temsilcisi olarak faaliyette bulunmak amacıyla kurulduğunu, Müvekkil firmanın iş sisteminde, iş insanları, sözleşme akdetmek, yıllık üyelik ve aylık aidet ödemek suretiyle, ikametgah, iş yeri ya da bulundukları il bazında bölgelerindeki gruba üye olduklarını, her grupta aynı meslekten sadece bir iş insanının bulunmasına izin verdiklerini, üyelerin ayda en az 1 toplantısı fiziki olmak üzere 4 toplantı yaptıklarını, müvekkili şirketin bu faaliyeti kapsamında aynı zamanda alt franchise vermek suretiyle belirli bölge ve şehirlerin yönetimini talep edilmesi ve uygun bulunması halinde kişilere bıraktığını ve bu kişilerle detaylı franchise sözleşmesi akdettiğini, davalılardan ... Danışmanlık Teknoloji ve Tic. A.Ş' nin talebi üzerine Denizli ilinde ... grupları kurup işletmek amacıyla 23/11/2023 tarihli bir alt franchise sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalı Eşref ...'in ise sözleşmeye ek olarak akdettiği kefalet sözleşmesi ile sözleşmeye müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, davalıların ilgisizlik ve başı boş bırakma neticesinde franchise edilen işi devam ettirilemediğini, Temmuz 2024 tarihinde münakid sözleşmeyi eylemli olarak haksız feshettiğini, davalı şirket tarafından yapılması gereken grubun tanıtım lansmanını da müvekkili şirketin yaptığını ve bu nedenle masraflar yapmak zorunda kaldığını, yeni bir franchise bulamazsa bu masraları yapmaya devam edeceğini ileri sürerek yıllık olarak ödenen üyelik bedelleri üzerinden karşı tarafa ödenen komisyonların iadesine, cezai şartın ödenmesine ve sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararları tazmin edilmesine, söz konusu tazminat, zarar ve cezai şartlara muaccel oldukları tarih itibariyle ticari temerrüt faiz uygulanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılar vekilinin cevap dilekçesi özetle; Müvekkili şirketin 14/12/2021 tarihinde kurulduğunu, şirketin kurucusu, temsilcisi ve de tek ortağının ... olduğunu, müvekkili şirket ile davacı ile 06/10/2023 tarihinde imzaladığı üyelik sözleşmesi ile ... Türkiye' ye dahil olduğunu, daha sonra taraflar arasında 23/11/2023 tarihli bir franchise sözleşmesi imzalandığını, diğer müvekkili Eşref ...'in de kefil olduğunu, mezkur sözleşme kapsamında müvekkili şirketin yoğun bir çaba ve mesai harcayarak çok kısa sürede 28 üyeye ulaştığını, davacı yanın müvekkili şirkete dürüst davranmadığını, dava konusu sözleşmeyi akdetme konusunda müvekkilini yanlış yönlendirdiğini ve iradesini sakatladığını, taraflar arasındaki yapılan sözleşmenin 18.4. Maddesinde sözleşmeyle bağlantılı olarak ortaya çıkan herhangi bir anlaşmazlık, iddia veya dava nedeninin tahkim yoluyla çözüleceğinin kabul edildiğini savunarak davanın usulden reddine, mümkün olmaz ise her iki davalı yönünden haksız davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/78 Esas - 2025/343Karar 30/04/2025 tarihli kararı ile "...HMK'nın 116/1-b maddesi gereğince davalının ilk itirazının kabulü ile, uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından, davanın usulden REDDİNE,..." karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Sözleşmenin 18.3 maddesine göre, sözleşmeden kaynaklı ihtilafların öncelikle arabuluculuk yoluyla çözülmesi eğer bunda başarılı olunamazsa tahkim yoluna başvurulabileceğinin belirtildiği, burada bir zorunluluk değil tercih/seçim söz konusu olduğunu, sözleşmenin 18.4 maddesi ve sonrası ise tarafların tahkime başvurmayı tercih etmesi halinde hangi tahkim merkezinin görevli ve yetkili olduğu, hangi konuların tahkimin yetkisi dahilinde olduğu ( tahkim kamu düzenini ilgilendirmeyen ve ancak açıkça belirtilen hususlarda yapılabilir) ve tahkimle ilgili genel düzenlemeleri içerdiğini, bu madde ile tahkim kararlaştırılmadığını, bir an için sözleşmede tahkim şartının var olduğu düşünülse dahi bu şartın belirsiz ve çelişkili olması nedeniyle geçersiz olduğunu, sözleşmede tahkim şartının var olmasının otomatik olarak uygulanabilir hale getirmeyeceğini, HMK 413. maddesinin bu konuda bir kısım şartlar sıraladığını, madde düzenlemesine göre tahkim şartının ancak hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız değil ise uygulama imkanı bulacağını, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, maddi vakıada tahkime başvuru zorunlu olmadığını ve zorunlu olsa dahi düzenleme belirsiz ve çelişkili olması nedeniyle tahkim şartı geçersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Franchise sözleşmesinin haksız feshi iddiasına dayalı alacak, cezai şart ve tazminat istemlerine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı tarafından, davalı ... Danışmanlık Teknoloji ve Tic. A.Ş. İle 23/11/2023 tarihli alt franchise sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı Eşref ...'in ise sözleşmeye ek kefalet sözleşmesi ile müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, davalıların sözleşmeyi eylemli olarak fesih ettiğini, fesih nedeni ile davacının maddi zarara uğradığını ileri sürerek huzurdaki dava açılmıştır. Davalı tarafından "tahkim" ilk itirazında bulunulmuş ve ilk derece mahkemesi tarafından tahkim ilk itirazının kabulüne ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Tahkim kurumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 407 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, HMK'nın ''Tahkim itirazı'' başlıklı 413. maddesi; ''(1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.'' şeklinde düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki Alt Franchise Sözleşmesi'nin "Uyuşmazlıkların Çözümü" başlığı altında düzenlenen 18.2. maddesi ile "uyuşmazlıkta öncelikle Franchise Veren'e başvurulacağının" ve devamında 18.3. Maddesi ile "Bağlayıcı Olmayan Arabuluculuk" düzenlemesinin bulunduğu, Tahkim İşlemlerinin Başlatılması başlıklı 18.4. maddesinde "Müzakere ve bağlayıcı olmayan arabuluculuk yoluyla uyuşmazlığın çözülmemesi halinde taraflardan herhangibirinin işbu Sözleşmenin 18.5 maddesi uyarınca tahkime başvurabileceğinin" düzenlendiği, Tahkim başlığında 18.5. maddesinde; "Varlığı, işbu Sözleşmenin varlığı, geçerliliği veya feshi veya işbu Sözleşmeyle kurulan hukuki ilişkilerle ilgili herhangi bir soru da dahil olmak üzere, işbu Sözleşmeden kaynaklanan veya işbu Sözleşmeyle bağlantılı olarak ortaya çıkan herhangi bir anlaşmazlık, iddia veya dava nedeni, nihai olarak aşağıdakilere uygun olarak yürütülecek tahkim yoluyla çözüleceği" şeklinde düzenleme yapıldığı ve devamı maddeleri ile tahkim prosedürlerinin düzenlendiği, Yetkili Mahkeme başlığında düzenlenen 18.6. maddesinde "herhangi bir uyuşmazlıkta İstanbul Çağlayan Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili olduğu, sözleşme'de yer alan hiçbir hükmün Master'ın, kendi çıkarlarının Korunması amacıyla haciz kararı, ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ya da herhangi bir diğer tedbir amacıyla yetkili mahkemeye başvurma hakkını ortadan kaldırmayacağının" düzenlendiği görülmüştür.Geçerli bir tahkim şartından söz edebilmek için tarafların sözleşmeye yansıyan tahkim iradelerinin karışıklığa yer vermeyecek biçimde açık ve kesin olarak belirtilmesi gerekir. Kural olarak bir uyuşmazlığın çözümlenmesi görevi yetkili mahkemelere ait olduğundan, tahkim iradesinin açık ve kesin olmaması halinde tahkim şartı ya da anlaşması geçersiz olur. Buna göre, taraflar arasındaki Alt Franchise Sözleşmesi 18.5. Maddesinde her ne kadar tahkim şartının düzenlendiği görülmüş ise de 18.4. madde yazımından tahkime başvurunun taraf iradesine bırakıldığının anlaşılması ve 18.3. maddesi ile arabuluculuk ve devamında da 18.5. Maddesi ile "herhangi bir uyuşmazlıkta" mahkemeye başvurunun düzenlenmiş olması karşında taraf iradelerinin uyuşmazlığın çözümünde tek yetkili olarak hakem heyetini kabul etmedikleri ve mahkemede de dava açma yetkisi tanıdığı, tahkim şartının bu haliyle "açık ve kesin" olarak düzenlendiğinin kabulüne imkan bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı tarafından her ne kadar tahkim ilk itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmede yer alan tahkim şartının geçersiz olduğunun kabul edilmesi ve yargılamaya devam edilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince tahkim ilk itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/04/2025 tarih ve 2025/78 Esas, 2025/343 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4,6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 360,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.043,10 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-4,6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.13/10/2025