10. Hukuk Dairesi 2024/9464 E. , 2024/10991 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2631 E., 2024/712 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/422 E., 2022/149 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge A
**10. Hukuk Dairesi 2024/9464 E. , 2024/10991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2631 E., 2024/712 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/422 E., 2022/149 K. Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Boğaziçi Konut Hizmet Yönetim İşletme ve Ticaret Anonim Şirketine ait firmada temizlik işçisi olarak çalıştığını, davalı firmada temizlik işçisi olarak çalışmakla birlikte bu firma tarafından değişik yerlere gönderilerek temizlik işçiliği yaptığını, 03.07.2018 tarihinde temizlik işi yapması için çalıştığı firma tarafından Sağmalcılar metro istasyonuna gönderildiğini, istasyonda temizlik işini yapmakta iken saat 14.10 sularında amirlerinin talimatı üzerine metroda bulunan pankartı yerinden sökmek üzere kedi yolu denilen yolda viyadüklü köprü altına gittiğini ve pankartı sökmekte iken kendisine tramvay çarptığını, olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbar edildiğini, başlatılan soruşturma sonucunda hastaneye sevk edilerek 0 (sıfır) maluliyet oranı verildiğini, itiraz üzerinde maluliyet oranının tekrar değiştirilmediğini, bu maluliyet oranının kabul edilmesinin mümkün olmayıp müvekkilinin gözünde hasar oluştuğunu ve oluşan bu hasar sonucunda görmekte zorluk çektiğini, her ne kadar müvekkiline sigorta tarafından 0 (sıfır) maluliyet verilmişse de müvekkilinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı Sağlık Ve Hıfzıssıhha Müdürlüğü Şehzadebaşı Tıp Merkezi Göz hastanesinden aldığı raporda kendisinde görme duyusunu kaybettiği yönünde bilgi verildiğini, müvekkilinin iş kazasından sonra görme yetisini büyük oranda kaybettiğini, müvekkilinin geçirdiği iş kazası sebebiyle çalışamadığını belirterek davacının sürekli iş göremezlik oranının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Boğaziçi Konut Hizmet Yönetim İşletmeciliği ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın söz konusu kaza ile ilgili olarak herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı işçinin kendi ihmalkarlığı yüzünden yaralanmış olduğunu, işbu dava ile müvekkili şirketten haksız bir menfaat elde etme çabasına girdiğini, bir an için davacının iddialarını kabul etseler ve müvekkili şirketin kazaya sebep olduğunu, gerekli önlemleri almadığını ve işçiyi görev yerinden farklı bir yere gönderdiğini düşünseler dahi, (kabul anlamına gelmemekle birlikte) dava dilekçesinde de kabul edildiği ve SGK raporlarında yer aldığı üzere davacının işbu kaza sebebiyle bir maluliyeti bulunmadığını, davacının kaza sonrası hastaneye götürüldüğünde de genel durumunun iyi, bilincinin açık, solunumu ve nabzının normal gözüktüğünü, ayakta tedavi edildiğini, davacının işbu soyut iddialarının kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu iş kazasının oluşumunda müvekkili şirkete atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının “bina ve istasyon temizliği ile çay ocağı hizmetleri alımı” sözleşmesi kapsamında diğer şirket nezdinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, bu nedenle, davacının iş kazası nedeniyle açmış olduğu maluliyet oranının tespit davasında müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacı işçinin yüklenici firma işçisi olduğunu, davacı işçinin Boğaziçi Konut Hiz. Yönetim İşletmeciliği ve Tic. A.Ş ve diğer muhatap firmalarda çalıştığını, davacı işçinin Boğaziçi Konut Hiz. Yönetim İşletmeciliği ve Tic. A.Ş şirketinde temizlik görevlisi olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini iddia ettiğini, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tüm tedbirler sözleşme kapsamında muhatap firmalar tarafından sağlandığını, davacının temizlik görevlisi olarak çalıştığı sırada davaya konu yaralanma meydana geldiğini, davacının yaralanma neticesinde, iddia etmiş olduğu maluliyetini tespit etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. 3. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; yasal mevzuat gereği hizmet tespiti davaları dışındaki davalarda dava açmadan önce Kuruma müracaat edilmesi zorunlu olduğunu ve bu zorunluluğun bir dava şartı olduğunu, iş bu sebeple Kuruma başvuru yapılıp yapılmadığının Kurumdan sorulması varsa müracaata ilişkin evrakların gönderilmesinin istenmesi gerektiğini, şayet başvuru yapılmamış ise bu eksikliğin Sayın Mahkemece verilecek sürede giderilmesi, giderilmezse davanın usulden reddi gerektiğini, davacının malulen emeklilik için Kuruma müracaat ettiğini ancak Kurum tarafından maluliyet derecesi (0) olarak belirlendiğini, davacının bu itirazı üzerine yapılan tespitte de sonucun yine değişmediğini, Kurumun işlemlerinde bir yanlışlık bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 06.02.2019 tarih ve K-3400138 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu Kararı ile %0 maluliyet oranının çalışma gücü-meslekte kazanma gücü kayıp oranının belirlendiği, Yüksek Sağlık Kurulunun 15.04.2019 tarihi ve k-7103 kararı ile maluliyetinin gerekmediğine karar verildiği, Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulunun 26.04.2021 tarih ve 7371 Karar sayılı raporu ile de %0 oranının belirlendiği, dosya kapsamında bulunan raporların birbiri ile uyumlu olduğu anlaşılmakla Adli Tıp Üçüncü İhtisas Kurulu önceki raporları doğrular şekilde E cetveline göre %0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının gözündeki hasarın iş kazası nedeniyle meydana geldiği tanık beyanı ile ispat edildiğini, gözündeki hasarın kazayla illiyeti bulunduğunun ispat edildiğini, Adli Tıp raporunda da davacının gözünde hasar olduğu belirtilmişken mahkemece davacının gözündeki hasar da gözönünde bulundurularak Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerekirken usul, yasa ve hukuka aykırı olarak taleplerinin ve itirazlarının reddedilerek rapor alındığını, davacının geçirdiği ağır iş kazası sonucunda görme kaybı yaşadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 17. İş Mahkemesinin 29.06.2022 tarihli, 2019/422 Esas- 2022/149 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının iş kazası sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 95 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle Yüksek Sağlık Kurulunca yapılan değerlendirmeler ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 26.04.2021 tarih ve 7374 sayılı rapordaki belirlemeler arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmakla ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.