DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3471 E. , 2024/1279 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3471 Karar No : 2024/1279 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Huk.Müş. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15469, K:2021/4459 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmekt…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3471 E. , 2024/1279 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3471 Karar No : 2024/1279 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ: Huk.Müş. ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... 3- ... Valiliği VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15469, K:2021/4459 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının bakıma muhtaç annesi için ödenen bakım ücretinin iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı Ankara Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü işlemi ile anılan işlemin dayanağı olduğu öne sürülen Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "...bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre..." ibaresinin, 4. maddesinin (h) bendinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının iptali ile işlem nedeniyle ödenmeyen bakım ücretlerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 30/09/2021 tarih ve E:2016/15469, K:2021/4459 sayılı kararıyla; Dava dilekçesinde Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasının tamamının iptali istenilmiş ise de; davacı iddialarının incelenmesinden anılan fıkranın tamamının iptalinin talep edilmediği anlaşıldığından, bu madde yönünden hasren inceleme yapılması gerektiği, Dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan 2828 sayılı Kanun'un 01/02/2007 tarih ve 5579 sayılı Kanunla değişik ek 7. maddesinin 1. fıkrası, "Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirleri toplamı esas alınmak suretiyle; kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı bir aylık net asgarî ücret tutarının 2/3'ünden daha az olan bakıma muhtaç özürlülere, resmî veya özel bakım merkezlerinde ya da ikametgâhlarında bakım hizmeti verilmesi sağlanır." şeklinde iken, 6518 sayılı Kanun'un 21. maddesiyle 06/02/2014 tarihinde değiştirilmiş, yapılan değişiklik ile maddenin 1. fıkrası, "Her ne ad altında olursa olsun her türlü gelirler toplamı esas alınmak suretiyle, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarı, asgarî ücretin aylık net tutarının 2/3’ünden daha az olan bakıma ihtiyacı olan engellilere, resmî veya özel bakım merkezlerinde bakım hizmeti ya da sosyal yardım yapılmak suretiyle evde bakımına destek verilmesi sağlanır. Hanede birden fazla bakıma ihtiyacı olan engelli bulunması hâlinde, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir tutarının hesaplanmasında birinci bakıma ihtiyacı olan engelliden sonraki her bakıma ihtiyacı olan engelli iki kişi sayılır." şeklinde yeniden düzenlendiği, Yukarıya aktarılan Kanun maddesi ve madde gerekçesi incelendiğinde; 2828 sayılı Kanun'un 01/02/2007 tarih ve 5579 sayılı Kanun'la değişik ek 7. maddesinin 1. fıkrasında, ekonomik yoksunluk kriterinin belirlenmesinde, "kendilerine ait veya bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre kendilerine düşen ortalama aylık gelir tutarı" dikkate alınmakta iken, 2828 sayılı Kanun'un ek 7. maddesinde 6518 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile bu yaklaşımdan vazgeçilerek, hane halkı yaklaşımı çerçevesinde yeni bir düzenlemeye gidildiği, bu durumun bakmakla yükümlü olduğu birey sayısıyla ilgili düzenlemeler içeren Yönetmeliğin iptali istenen 2. maddesinde yer alan "...bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre..." ibaresinin, 4. maddesinin (h) bendinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının 1.cümlesinde yer alan "bakmakla yükümlü olunan birey sayısına göre" ibaresi ile 3. cümlesindeki düzenlemelerin Kanuna aykırı hale gelmesi sonucunu doğurduğunun görüldüğü, Bu itibarla, kanun değişikliği sonrasında yasal dayanaktan yoksun kaldığı anlaşılan dava konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmadığı, Dava konusu Ankara Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi yönünden; 30/07/2006 tarih ve 26244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakıma Muhtaç Özürlülerin Tespiti ve Bakım Hizmeti Esaslarının Belirlenmesine İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin (h) bendi hukuka uygun bulunmadığından, bu hükme dayanılarak davacının başvurusunun reddi yolunda tesis edilen davaya konu işlemde de hukuka uygunluk görülmediği, Davacının, kesilen evde bakım ücretlerinin kendisine faiziyle birlikte ödenmesi talebi yönünden, Ankara Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin ve işlemin dayanağı olan Yönetmelik maddesinin iptaline karar verildiğinden, davacının bu işlem ve düzenleme nedeniyle yoksun kaldığı evde bakım ücretlerinin davalı idarece faiziyle hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği, Öte yandan, davacı tarafından ödenen bakım ücretlerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti isteminde bulunulmuş ise de; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca idari yargıda yalnızca iptal ve/veya tam yargı davası açılabileceğinden ve idari yargı mercilerince tespit mahiyetinde yargı kararı verilemeyeceğinden davacının söz konusu istemi hakkında hüküm kurulmayarak, Dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "...bakmakla yükümlü olduğu birey sayısına göre..." ibaresinin, 4. maddesinin (h) bendinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının 1.cümlesinde yer alan "bakmakla yükümlü olunan birey sayısına göre" ibaresi ile 3. cümlesinin (Kararın hüküm fıkrasındaki "2.cümlesinin" ibaresi 22/06/2022 tarih ve E:2016/15469 sayılı yanlışlığın düzeltilmesi isteminin kabulüne ilişkin kararla "3.cümlesinin" şeklinde düzeltilmiştir.) ve dava konusu Ankara Valiliği Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline ve bu işlem nedeniyle ödenmeyen evde bakım ücretlerinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı kanun hükmü değiştirilmiş ise de, belirtilen ibareler arasında ekonomik yoksunluk kriterinin belirlenmesi açısından herhangi bir farkın bulunmadığı, uygulamada hem engelli hem de kamu bütçesi açısından birçok olumsuz sonuçları doğuracağının göz ardı edilmemesi gerektiği, Yönetmeliğin Kanuna uygun olduğu, temyize konu kararın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kanun hükmünün açık olduğu, idarenin gerek düzenleyici gerekse de bireysel işlemlerinde Kanuna uygun hareket etmesinin gerektiği, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu ve onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Üyeler ... ve ...'nun, "dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasının tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, dava dilekçesindeki davacının iddiaları dikkate alındığında, Dairece hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne bir aykırılık görülmeyerek ve Üye ...'nun davacının "ödenen bakım ücretlerinden dolayı borçlu bulunmadığının tespiti" istemi yönünden hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, kararın eksik hüküm kurulması nedeniyle bozulması ve dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği yolundaki ayrışık oyuna karşılık anılan husus yönünden davacının temyiz isteminde bulunmadığının anlaşması nedeniyle usule ilişkin bir aykırılık görülmeyerek uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu düzenlemelerin ve bireysel işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ve bu işlem nedeniyle ödenmeyen evde bakım ücretlerinin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 30/09/2021 tarih ve E:2016/15469, K:2021/4459 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 04/06/2024 tarihinde esasta oybirliği, usulde oyçokluğu ile karar verildi.